Reklamı Kapat

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na önerim

Ne yazık ki…

Ne kadar acıdır ki…

Ülkemizin ana muhalefet partisi CHP, “aynı tas aynı hamam” yoluna devam ediyor.

Zerre kadar “umut ışığı” yok!

Dün nasılsa, bugün de aynı.

Aynı kafa…

Aynı çalışma yöntemi!

2 Kasım Cumartesi günü düzenlenen İl Danışma Kurulu toplantısında, bu görünümlerini bir kez daha tekrarladılar.

Beni yanıltmadılar…

Oysa daha yeni, 31 Ekim Perşembe günü, “CHP, nasıl kurtulur?” diye yazı yazmıştım.

Demiştim ki…

*Ülke yönetiminde söz sahibi olmak isteyen CHP, hastalıklı yapısından kurtulmalıdır.

*Kendine yeni bir sayfa açmalıdır.

*Partinin yeniden dizayn edilmesi gerekir.

*Yerel seçim başarısı, siyasete yansıtılmalıdır.

*”Yer kapma” yarışı, bırakılmalıdır.

*”Çelme takma” huyundan vaz geçilmelidir.

*Partililer arasında sevgi, saygı ve vefa duygusu artırılmalıdır.

*Partide; yenilenme, değişim ve çoğalma sağlanmalıdır.

*Delege yapısı, ahbap-çavuş ilişkisinden kurtarılmalıdır.

*Kişilerin başarısı değil, partinin başarısı ön planda tutulmalıdır.

*Planlı, disiplinli ve hedefli çalışma dönemine geçilmelidir.

Özetle bunları yazmıştım. 

Yanılmayı bekledim, ama…

Arkadaşlar, “CHP’nin bugün il danışma kurulu toplantısı var” dediklerinde, beklenti içine girdim.

“Acaba” dedim, “acaba partide kafaların değişmesi konusunda bir kıvılcım çakılacak mı?”

İnsan bekliyor…

Ülkesinin ana muhalefet partisini, “iktidara hazır” görmek istiyor.

Hazır olsun ki, seçmen tercihini gönül rahatlığıyla yapabilsin.

İktidar el değiştirdiğinde, devlet hizmetleri aksamadan daha düzgün yürüsün.

Salt bunun için istiyorum CHP’nin derli toplu olmasını.

Yoksa ben partili değilim.

Ne o parti, ne bu parti…

Benim kaygım, devletimizin geleceği ve toplumun mutluluğu.

Bu duygular içinde, “CHP’nin toplantısı acaba nasıl geçecek?” diye bekledim.

Acaba toplantıya bir “seviye” gelecek mi?

Konuşmalarda, “parti çıkarları” ön planda tutulacak mı?

Sevgi ve saygı kuralları içinde özeleştiri yapılacak mı?

Gelecekle ilgili bir vizyon ortaya konacak mı?

Kişisel kırgınlıklar ve sürtüşmeler bir tarafa bırakılacak mı?

Partinin başarısına “dava” gözüyle bakılacak mı?

Muhabir arkadaşımızın toplantı salonundan gönderdiği fotoğraf ve haberlerde, bu söylediklerimin “kırıntısını” aradım.

Ama ne mümkün!

Başından sonuna, CHP aynı tas aynı hamam!

Düzelme yönünde, iyileşme yönünde “kırıntı” yok!

Konuşanlar aynı, konuşmalar aynı

Sizinle iddiaya girerim…

CHP’nin son 10-15 il danışma kurulu toplantısının tutanaklarını (varsa tabii) çıkarın, inceleyin, şablon gibi birbirinin aynı olduğunu göreceksiniz.

Konuşanlar aynı…

Konuşmalar aynı…

Herkes birbirine hınç dolu, oraya deşarj olmaya gidiyor.

Gördün mü nasıl gömdüm…

Gördün mü nasıl tepetaklak ettim…

Gördün mü nasıl burnunu sürttüm…

Bütün işleri güçleri “kişisel hesaplaşma”!

Dost acı söyler.

Bir kez daha söylüyorum, CHP bu kafayla iktidar alternatifi olamaz.

Benim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na bir önerim var.

Özel bir ekip görevlendirsin, benzer parti toplantılarını filme çektirsin, otursun izlesin.

“Bunlarla mı yol yürüyorum” diye saçını başını yolar!

Adil Öksüz firarında suçlu yoksa…

Adil Öksüz kim, sanırım tanıtmama gerek yok.

15 Temmuz darbe girişimin kilit ismi…

Darbe girişiminin merkez üssü Akıncı’dan kaçarken yakalandı, ardından serbest bırakıldı.

Firarda…

Bu firardan sorumlu görülen 28 kişi hakkında dava açıldı.

Yargılama bitti, 24’ü beraat etti, ikisine “ihmalden” 5’er ay hapis cezası verildi, iki sanık da ortada yok.

Nasıl ama?

Gel sen şimdi, bu memleketteki yargıya güven!

“Memleketimizde adalet var” de!

Üç “Y”nin üçü de diz boyu

Üç “Y”yi hatırladınız mı?

*Yasak…

*Yokluk…

*Yolsuzluk…

AKP, “yasak-yokluk-yoksullukla mücadele” taahhüdüyle kurulmuş ve iktidara gelmişti.

O günlerde AB (Avrupa Birliği) süreci yaşanıyordu, bu konuda ciddi adımlar atılmıştı.

Parti yöneticileri esip gürlüyordu:

*Ahlak ile bezenmemiş siyasetten daha tehlikelisi yoktur.

*Eşini, işini ve evini değiştirenlerin peşine düşeriz. Parasal ilişkilerde dikkatli olun.

*Yokluk ve yolsuzlukların kökünü kazıyacağız.

*Yasakları kaldırıyoruz, ileri demokrasiye geçiyoruz.

Ama hepsi “kâğıt üzerinde” kaldı.

Aradan 17 yıl geçti, üç “Y” ortadan kaldırılabildi mi?

Yasaklar da…

Yokluk da…

Yolsuzluk da…

Diz boyu!

Azalmadı, çoğaldı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Gultepeli - Her partili gecinen on plana cikmak veya gecmisin hesabini sormak icin kursuden konusuyor.bunu yaparkende kirici dusmanca tavir ve tutum icine giriyor.aday olmayacagini aciklayan bir il baskanina bu kadar elestiri olmaz.tesekkur edilir,onore edici konusma yapilir,parti ici birlik ve berabaerlik vatandasa guven verir.sevmesekte birbirimize saygili olalim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Kasım 13:01
02

Tekin 41 - TUM PARTILERDE KUL HAKKI YEMEK GELENEK OLMUS.OLAN HEP VATANDASA OLUR.DUZEN DEGISIR AMA BIZ DEGISMEYIIIIZ.ALLAH TEZ ZAMANDA LAYIKLARINI VERSIN.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Kasım 09:06
01

ahmet ulusoy - chp en kıritik iki dönem fedakaR il başkanı CENGİZ SARIBAYA. BİR MAKAM LAİK GÖREMİYEN PARTİDEN NE BEKLENİR.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Kasım 21:02

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?