Reklamı Kapat

KHK MAĞDURLARI

“FETÖ’nün medya ayağı” denilen bazı “gazetecilerin” yargılandığı davada Mehmet Altan beraat etti. Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak aldıkları ceza yattıkları süreye sayılıp tahliye edildi.

Bu kararlar ile Bülent Arınç’ın “KHK’lar faciadır” açıklaması aynı zamana denk geldi.

Mart 2018’de AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, ’FETÖ borsası kurulduğu ve bazı FETÖ üyelerinin para karşılığı serbest bırakıldığını’ söylemişti. Ve mahkemelerden bu iddiaları doğrularcasına kararlar çıkmaya devam ediyordu. “Örgütün para kaynakları olduğu iddiası ile yargılanan zengin işadamı sanıklara beraat kararları veriliyordu.

Bir de bazı AKP’liler ve yakınları hakkında benzer kararlar verilmişti. FETÖ’den yargılanan Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter’in, FETÖ’ye yakınlığı herkesçe bilinenlerden Rixos Otellerinin sahibi, Zaman Gazetesi’nin ortaklarından Fettah Tamince’nin, eski AKP’li milletvekillerinin, eski savcıların, TBMM E. Başkanı Ak Partili İsmail Kahraman’ın damadı Sinan Yıldırım’ın beraat etmeleri gibi örnekler dikkat çekiyordu.

Bütün ömürlerini FETÖ’ye hizmet ederek geçirmiş Hüseyin Gülerce’nin, Nurettin Veren’in, nasıl olduysa, AKP kanadında baş tacı olması, hatta bu davalarda tanıklık yapmaları ilginçti.

Bütün bunlar kamu vicdanını rahatsız ediyordu. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tanımı ile “tabanı ibadet, ortası ticaret, üstü ihanet” olan FETÖ yapılanması ile mücadelenin sadece ibadet niyetiyle örgüt faaliyetlerine katılanlara karşı yapılmakta olduğu kanaati yerleşiyordu.

Çünkü örgütün üst kısmı büyük ölçüde yurtdışına kaçmıştı, orta kısmı beraat ediyordu, tabanı ise yargılanarak veya yargılanmadan cezalandırılmaktaydı.

**********************************

KHK MAĞDURU NE DEMEK?

15 Temmuz 2016 hain darbe teşebbüsü sonrasında devleti yönetenler çok hızlı bir refleks gösterdiler. Yıllardan beri yol arkadaşlığı yaptıkları insanları iyi tanıdıkları için çok acele belli kriterler belirlediler.

Eski adı cemaat olan yapı FETÖ olarak adlandırıldı. Örgüt ile irtibat ve iltisak diye kanunlarda olmayan bir ölçüt getirildi. Bu ölçüte göre, örgütün düzenlediği sohbetlere katılan, bağış yapan, Bank Asya’da hesap açan, dershanelerinde ve okullarında öğrenci okutan veya çalışan, gazetesine abone olan, sendikalarına üye olanlardan kamu görevinde olanlar, OHAL döneminde Kanun Hükmünde Kararnamelerle işlerinden atıldılar.

Bunlardan bir kısmı hakkında soruşturma bile açılmadı. Bazıları da soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verildi. Bazıları da yargılanarak beraat ettiler.

Zaten Yargıtay içtihatlarında “sadece sempati ve iltisak boyutunun örgüt üyesi olduğunu ispata yeterli olmadığı” kabul ediliyor.

Ama suçlu olmadığı kesinleşenler bile FETÖ’cü damgası yedikleri için toplumdan dışlandılar, ne kendileri iş bulabildi, ne de yakınları. Maddi manevi büyük sıkıntılar çektiler, çekmeye devam ediyorlar. KHK mağduru denilenler işte bunlardır.

Bu durum, olağan bir dönemde ve hukuk devleti normları içinde, kabul edilemez bir hukuksuzluktur. Hukukun “masumiyet karinesi”, “suçun şahsiliği”, “şüpheden sanık yararlanır” gibi evrensel kurallarına açıkça aykırıdır. Artık olağanüstü hal bitmiştir, olağan şartlara, hukukun üstünlüğü ilkesine dönmenin zamanı gelmiştir.

**********************************

YANLIŞ KİŞİDEN YANLIŞ ZAMANDA ÇIKIŞ

“KHK Mağdurlarının” dile getirilmesinin zamanlaması ve “KHK’ların yarattığı faciaları” dile getirenin (en yanlış kişi olan) Bülent Arınç olması talihsizlik oldu.

Bu önemli meselenin çözümü için artık adım atılmasının zamanı gelmişti.

Gazeteci Hadi Özışık’a göre, KHK’lılarla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önüne dosya gitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın artık mağduriyetlerin farkında olduğunu da söyleyen Özışık, "eğer bugün Barış Pınarı Harekatı olmasaydı belki çözüme kavuşacak konu buydu" demişti.

Eğer Hadi Özışık’ın verdiği haber doğruysa Bülent Arınç’ın çıkışının, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın bilgisi dahilinde olduğu düşünülebilir. Böylece kamuoyunun zihnen bu konuya hazırlanması istenmiş olabilir. Ama böyleyse bana göre yanlış adam seçilmiş.

**********************************

KHK MAĞDURLARININ TALEBİ

AKP Kadıköy eski ilçe başkanı İsa Mesih Şahin, bir bakıma KHK mağdurlarının taleplerini dile getiren, bir paylaşım yaptı:

"Davadan beraat eden ya da soruşturmadan takipsizlik alanlar yani suçsuz olanlar görevine iade edilmeli."

“FETÖ ile mücadelede milat 15 Temmuz olmalıydı!”

“15 Temmuz’a kadar devlet tarafından hukuken müsaade edilen ‘sendika, dernek, gazete, banka’ vs. gerekçelerle verilen cezalar doğru değildir. Devletin hukuken müsaade ettiği yasal şeylerden dolayı ceza vermesi yanlıştır.”

Bunlar makul hukuki gerekçeler. Hukuk devletinde hukuki kavramlarla değerlendirme yapıldığında makul sonuçlara ulaşmak mümkün olur.

Darbe teşebbüsünden sonra devleti yönetenler, FETÖ yargılamalarında 17/25 Aralık 2013 tarihini “milat” olarak belirledi. Bu tarihten önce FETÖ ile irtibat ve iltisaklı olanlar suçlu sayılmazken, bu tarihten sonra da irtibat ve iltisakı devam edenler suçlandılar.

Oysaki milat olarak 15 Temmuz 2016 (darbe teşebbüsünün olduğu gün) alınsaydı, şimdiye kadar FETÖ’den mahkum olanların çoğu beraat edecekti.  

Bu kriter daha hukuki bir özellik taşıyor. Çünkü 15 Temmuz 2016’ya kadar “FETÖ’nün illegal yönünü ve darbe örgütlenmesini MİT ve Genelkurmay bile bilmiyordu.”

Zaten Bülent Arınç da cemaatin bir terör örgütü olduğunu ancak 15 Temmuz’da anlayabildiğini açıklamıştı.

Bülent Arınç’a bu kadar anlayışlı davranan ve O’nu Cumhurbaşkanının istişare edeceği adamlar kadrosuna sokan devlet aklı, KHK mağdurlarına farklı davranırsa bunu kamu vicdanına izah edemezsiniz.

Bu konuları konuşacak en yanlış adam olmasına rağmen, Bülent Arınç’ın şu tespitine yanlış diyemeyiz:

KHK mağdurlarını örgütün azılı militanlarından ayırmak ve mağduriyetlerini gidermek gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ruhittin Sönmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Devlete Donmesinler - Feto isi arap saci gibi ve cok tehlikeliler , yabanci devletlerle birlik olup hainlik yapiyorlar. hapisten cikabilirler belki ama asla belediyede askeriyede kamuda devlette calismalarina devletten is almalarina is yapmalarina musade etmemeliler. Pasif de olsa sempatizan olmuslar. Devletin liyakatlı , duzgun dusunceli insanlari secme hakki var. Nasil bir sol orgut teroristi devlete giremiyorsa feto teroristi destekcisi de girmesin . Buna unlu siyasetciler dahil..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Kasım 13:14

Anket İzmit Belediyesi 190 aracı kiralamalı mı, satın mı almalı?