11 milyon fidan

Alınmış bir karar var. Türkiye’de 81 ilde, 2023 yerde, 11 Kasım 2019 günü, saat 11.11’den başlanarak 3 saat içinde, 11 milyon ağaç fidanı dikilecek. Dikim yapılacak yerleri ve dikilecek fidanların türünü Orman Genel Müdürlüğünün yöresel birimleri belirleyecek.

 

Ama bu uygulama benim aklıma bazı olumsuz şeyler getiriyor. Bu genel müdürlük  2018 bahar aylarında  Türkiyenin her yanındaki 23 milyon aileye zarf içinde karaçam tohumları gönderip onlara, sahibi oldukları bağ, bahçe, tarlalarına ekmesini önermişti. Bu durumda karaçam 783.562 km² büyüklüğünde bir yeryüzü alanının her yöresinde yetişebiliyor oluyordu! Ve bunun bir başka  örneği dünyanın hiçbir yerinde yoktu.

 

Şimdi ben nasıl endişe etmemeyim! Türkiye orman alanının ancak %9 (dokuz) kadarında yer alan karaçam için bunu yapan Orman Genel Müdürlüğü acaba 11 milyon fidan için acaba hangi çalışmaları yürüttü?

 

Buralarda kullanılacak ağaç türlerinin, belirlenen arazilerdeki  toprak ile bölgesel  ve mikro iklim şartlarına uyumunun önemini vurgulamayacağım. Bunu ilkokul görmemiş insanlarımız da biliyor. Kullanılacak fidanları üretmek için kullanılan tohumların alındığı ormanların özellikle denizden yüksekliği  ile belirlenen arazilerinkilerin  uyumunun dikkate alınıp-alınmadığını ve türlerin erken ve geç donlara direnci gibi konuları da irdelemeyeceğim. Çünkü bunu Orman Mühendisleri fakültede ilk “ağaçlandırma” dersinde öğrenirler.

 

Benim asıl merak ettiğim şey bambaşka; Acaba bu dikimlerde kullanılacak ağaç türlerinin Küresel İklim Değişikliğinden  ne kadar etkilendiği yöresel olarak belirlendi mi?  Çünkü bu değişim etkisini  bu yıl öyle gösterdi ki  örneğin İzmit ve çevresindeki ağaçlar yaz ortasında yapraklarını kaybetmeye başladı, dalları adeta soldu- sarardı, sağlıklarını görünür şekilde kaybetti.  Bilimsel araştırmalar bu tehlikeli etkinin gelecek yıllarda daha da artacağını kesin olarak ortaya koyuyor. Bu çalışma yapılmadığından diklien fidanlar birkaç yıl içinde kurursa ne denilecek?

 

Başka bir konu daha var aklıma takılan; Bu 2023 alanın herbiri 3 hektardan büyük değil mi? Çünkü Orman kanununnun 1. maddesine göre alanı 3 hektardan küçük alanlarda oluşmuş ormanlar, orman tanımına girmiyor. Yani buralarda zamanla oluşabilecek orman, biyolojik ve botanik açıdan orman olacak ama kanunen orman olmayacak. Bu yüzden yağmalanmaya açık olacak. Bundan haberiniz var değil mi?

 

Ben Anadolu’da çok seyahat ettim. Fidan dikmek ayrı, fidanların orman oluşturacak şekilde  tutması ve gelişmesi ayrıdır. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde, yol kenarlarında büyük tabelalar vardır: ”…Bankasının Hatıra Ormanı” veya “…Derneği Hatıra Ormanı” vs yazılı tabelalar.  Orman demeye bin şahit isteyen alanlar.  Allah korusun! Anne- babası ile o gün, belirlenen yerde ağaç fidanı diken çocuklar bir başka zaman oraya  gittiklerinde benzer bir durumla karşılaşırlarsa onlarda ne orman sevgisi ne de ormanın önemine ilişkin duygu kalır.

 

İşte o zaman orman varlığı konusunda zaten yeterli olmayan toplumsal bilinç iyice dibe vurur.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?