Trump’ın Erdoğan’a, İYİ Partili Filiz’in Atatürk’e yazdığı mektup!

İletişim çağındayız… Artık mektup geleneği yavaş yavaş tarihe karışıyor… ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektuptan sonra, mektup geleneğini bir kez daha hatırladık… Mektubun içeriğiyle ilgili birçok spekülasyon yapıldı… Yapılmaya da devam ediliyor…

**

Dilerseniz önce ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı p Erdoğan’a yazdığı, 9 Ekim 2019 tarihini taşıyan mektubun tam metnini birlikte okuyalım; 

“Sayın Cumhurbaşkanı;Hadi iyi bir anlaşma yapmaya çalışalım. Siz binlerce kişinin öldürülmesinin sorumlusu olmak istemezsiniz, ben de Türk ekonomisini yok etmek istemem, ki yaparım. Yapabileceklerimin küçük bir örneğini Rahip Brunson konusunda zaten size göstermiştim. Sizin sorunlarınızı çözmek için çok çalışıyorum. Dünyayı hayal kırıklığına uğratmayın. İyi bir anlaşma yapabilirsiniz. General Mazlum (Şahin Cilo adlı PKK'lı) sizinle müzakere etmek istiyor, geçmişte yapamayacağı pek çok tavizi vermeye razı. Yeni elime geçen, bana hitaben yazdığı mektubu ekte size gönderiyorum. Eğer bunu doğru ve insani şekilde yapabilirseniz, tarih size olumlu bakacaktır. Eğer iyi şeyler olmaz ise sizi sonsuza kadar şeytan olarak görecektir. Katı bir adam olmayın. Budala olmayın. Sizi daha sonra arayacağım. Saygılarımla, Donald Trump”

**

Mektubu okudunuz…

Trump Efendi, yazdığı mektupta Türkiye Cumhuriyeti’ne küçük düşürüyor…

Açıkçası Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Erdağan’dan, bu mektuba okkalı bir cevap vermesini beklerdim…

Ama hayal kırıklığına uğradım…  

Trump ve Erdoğan, 13 Kasım’da (bugün) ABD’de bir araya gelecekler…

Sonucu merak edilen bir görüşme…  

Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup yaza dursun, İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Pelin Coştur Filiz de, Mustafa Kemal Atatürk’e bir mektup yazdı…

Filiz, bakın mektupta neler yazdı;

“10 BİN KİLOMETRE UZAKTAKİ ÜLKE BAŞKANI BİZİ ELİNDE OYNATIYOR”

“Sevgili atam. Kurduğun ülkenin etrafı ateşten bir çemberle sarılmış durumda. Yıllardır uygulanan yanlış politikalar sonucunda Ege’de adalarımıza el konuluyor, güneyde sınırımıza terör devleti kurulmak isteniyor. Kuzeydeki komşumuzun izni olmadan sınır güvenliğimizi dahi sağlayamıyoruz. Bizden 10 bin km uzaktaki bir ülkenin başkanı (ABD Başkanı Trump) bizi elinde oynatıp hakaretler ediyor ve ona cevap veremiyoruz. Senin karşında, senin iznin olmadan oturamayan devletlerin şimdiki başkanları birlik olmuş bize emirler yağdırıyorlar. Halbuki sen demiştin “Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır” diye.  Bizimkiler bunu yanlış anlamış Atam, biz milli bayramlarımızı yasakladık.
 

İNSANLARIMIZ AÇLIKTAN VE YOKSULLUKTAN İNTİHAR EDİYOR

Sen nice zaferler kazanmış bir başkomutan olarak “Yurtta barış, dünyada barış” diyerek kurduğun ülkede asıl hedefin herkesle barış içerisinde yaşayacak Türkiye Cumhuriyeti’nin tam bağımsız olmasıydı. “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyerek, ele muhtaç olmamak için elde avuçta yokken kurduğun fabrikaların hepsi satıldı. Ülkemiz, bugün saman ve çoban ithal ediyor. İthal çobanlar hangi sürüleri otlatacak bunu bilmiyoruz ama. Liyakatsız ve vasıfsız insanların yönetiminde hiçbir şey üretemediğimiz gibi, insanlarımız açlıktan ve yoksulluktan intihar ediyor ama itibardan tasarruf olmaz diyerek bir trilyon dolar borcumuz varken lüks arabalar, uçaklar alıp her yere saraylar yapıyoruz.

KADINLARIMIZ HER GÜN CİNAYETE KURBAN GİDİYOR

Cumhuriyeti ilan ettiğinde “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz” demiştin. Bugün Cumhuriyeti emanet ettiğin gençlerin en az yarısı işsiz ve güvensiz. “Sen yerlerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” dediğin kadınlarımız her gün cinayetlere kurban gidiyor.
 

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI 85 BİN CAMİDE ADININ ANILMASINI İSTEMİYOR

“Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis, bu tip yapılar din ve devlet düşmanı olduğu için yasakladık” demiştin. Senin yasakladığın tarikatlar terör örgütlerine dönüştü ve kurduğun ülkede darbe yapmaya kalktı. Göstermelik mücadelenin sonunda ise bir şeyden haberi olmayan garibanların dışında bu darbeyi destekleyenlerin ve aracı olanların hepsi şimdi serbest. Bununla birlikte, farklı birçok tarikatın üyeleri ülke yönetiminde daha fazla söz sahibi oldu. Yetmezmiş gibi, Cumhuriyeti ilan etmenin hemen ardından halkı dini yönden aydınlatması için kurduğun Diyanet İşleri Başkanlığı ülkendeki 85 bin camide adının anılmasını istemiyor.
 

ANDIMIZ YASAKLANDI

Sen, “en hakiki mürşit ilimdir, fendir” diyerek Türk ulusunun aydınlanmasını ve bilimin ışığında üretip gelişmesini isterken cami sayısından daha az olan 67 bin okulumuzda çocuklarımızın Andımızı okuması bile yasaklandı.
 

MİLLİYETÇİLİĞİ AYAKLAR ALTINA ALDIK

"En büyük eserim" dediğin Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri bak ne hale geldi: Cumhuriyetçiliğin yerini akraba ve adam kayırmacılık, Milliyetçiliğin yerini ümmetçilik, Halkçılığın yerini yandaşçılık, Devletçiliğin yerini dışa tam bağımlılık, Laikliğin yerini tarikatçılık ve Devrimciliğin yerini gericilik aldı. Hani demiştin ya “Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur. Bu topluluğun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluluğa dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur” diye. İşte biz o milliyetçiliği de ayaklar altına aldık.

KARANLIK YOLUN SONUNA GELDİK

Aslında yazacak çok şey var Atam ama ne olur bize gönül koyma. Hani karanlıkta yeterince kalmadan göremezsin ya, biz karanlıkta yeterince kaldık Atam. Artık görmeye başladık ve bu karanlık yolun sonuna geldik. Biliyorum işimiz zor ama tüm bu olumsuzlukların içinde doğup, yapılanları geri çevirecek, senin ilkelerini harfiyen yerine getirecek, dünyanın en güzel ülkesi Türkiye Cumhuriyeti’ni refah, zengin, aydın, üretken ve gelişmiş bir ülke haline dönüştürecek olan yeni bir nesil yetişiyor. Sonsuzluğa gidişinin 81. yılında seni sonsuz sevgi, rahmet ve minnetle anıyorum. Daha rahat uyu Atam, sonsuzluğun 82. yılında sana çok daha güzel haberler yazacağım. İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Dr. Pelin Coştur Filiz”

**

Filiz’in Atatürk’e yazdığı mektubu okudunuz. Çok da güzel bir mektup. 

Filiz, mevcut durumu Atatürk’e şikayet ediyor…

İçinde bulunduğumuz durum, şikayet edilmeyecek gibi değil ki?

Türkiye, mutlulukta dünyada kaçıncı sırada?

Ajans Press’in, Birleşmiş Milletler 2019 Dünya Mutluluk Raporu’ndan elde ettiği bilgilere göre, dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya oldu. Finlandiya’yı Danimarka ikinci sıradan takip ederken, üçüncü sırada Norveç’in yer aldığı saptandı.  Türkiye ise bu listenin ortalarında yer alırken, dünyanın en mutlu 79’uncu ülkesi olduğu görüldü. Böylelikle Türkiye’nin 2018 yılı verilerine göre 5 basamak gerilediği saptandı. Listenin son 3 basamağında yer alan ülkeler ise Afganistan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Güney Sudan olarak belirlendi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?