İktidarların “imam hatip” karnesi

Her dönemin bitmeyen tartışmasıdır imam hatip okulları.

İlk kez 1924 yılında “camilerimize aydın din adamı yetiştirmek” amacıyla açıldı, 1950 yılından itibaren gittikçe artan dozda siyasallaştırılarak “partilerin arka bahçesi” olarak kullanılmaya başlandı.

İlk açılan imam hatip okullarının sayısı, 29 idi.

Pek ilgi yoktu…

Camilerde, cemaat tarafından görevlendirilen geleneksel “din adamları” görev yapıyordu.

Öğrencisizlikten; ilk 2 yılda 9’u, 1929’da 18’i ve 1930’da ise hiç öğrenci kalmayınca tamamı kapandı.

Din eğitimi görevi, yine aynı yıl kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’na verildi.

Diyanet; kurslar açtı, din eğitimi bir süre böyle devam etti.

Ancak raporlar “olumsuz” gelince, İnönü, kursları tekrar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağladı.

İmam hatiplere ilgi artıyor

1950’den sonra…

Demokrat Parti iktidara geldiğinde, Arapça alfabeyi serbest bıraktı, Türkçe ezana yasak getirdi.

Cumhuriyet ilkelerinden, Atatürk ilkelerinden uzaklaşıldı, tekrar “dini motifler” ön plana alındı.

İmam hatipler özendirildi, tarikat ve cemaatler desteklendi…

Yaratılan iklim, imam hatiplere ilgiyi artırdı.

Çok partili demokrasiye geçilmiş, sandık ortaya konulmuştu.

Partiler, seçimlerde avantaj sağlamak için “Kuran kursu ve imam hatip açma” yarışına girdiler.

Bu yarış 1950’li yıllarda start aldı, kızışarak devam etti.

Ben bu kadar Kuran kursu ve imam hatip açtım, sen şu kadar açtın…

Sonuçta liderler açısından bakarsak, değişik iktidar dönemlerinde açılan imam hatip okulu sayıları şöyle.

Veya hangi lider kaç imam hatip okulu açtı, onu yazayım.

*ADNAN MENDERES         :19

*İSMET İNÖNÜ                    :7

*SÜLEYMAN DEMİREL       :327

*BÜLENT ECEVİT                :33

*TURGUT ÖZAL                   :90

*MESUT YILMAZ                 :23

*TANSU ÇİLLER                   :13

*NECMETTİN ERBAKAN     :97

Özetlersek…

AKP 2002’de iktidara geldiğinde, toplam 458 imam hatip okulu, 77 bin 389 imam hatip öğrencisi vardı.

Ve imam hatiplerin “altın çağı” başlıyor

AKP döneminde eğitimde 4+4+4 sistemine geçişteki asıl amaç, imam hatiplerin orta kısımlarını açmaktı.

Bu sistemle birlikte imam hatiplerde “altın çağ” dönemi başladı.

Bir çırpıda 3 bin 286 imam hatip ortaokulu açıldı.

İmam hatip sayısı her yıl arttıkça arttı, bugünkü sayıya ulaştı.

Bugün toplam 4 bin 893 imam hatip okulu ve 1 milyon 367 imam hatip öğrencisi var.

Karşılaştırın!

2002’ye kadar 458 imam hatip okulu vardı, bugün bu sayı 4 bin 893.

Yine 2002’ye kadar 77 bin 389 imam hatip öğrencisi vardı, bugün 1 milyon 367 bin!

Böyle bir döneme, imam hatipliler yönünden, “altın çağ” denmez de ne denir?

Dahası…

Bu dönemde, imam hatipliler kutsallaştırıldı.

Korunup kollandı.

“Dokunulmaz”, payesi verildi.

“Her derde deva”, haline getirildi.

Bütün üst düzey atamalarda, “imam hatip çıkışlı olmak”, adeta “önşart” oldu.

Bütün atamalarda ve bütün terfilerde, imam hatiplilere öncelik tanındı.

İmam hatipler, partinin “arka bahçesi” haline getirildi.

O derece!

Ancaaak…

İmam hatiplere ilgi azalıyor

İlginin azalması, bir “gözlem” değil.

Rakamlar böyle söylüyor.

2019 Üniversite Sınavı’nda, 1.7 milyon aday tercih hakkı kazandı.

Lisansa yerleştirmede; sosyal bilimler yüzde 58’le birinci, fen liseleri yüzde 49’la ikinci, anadolu liseleriyüzde 30’la üçüncü oldu.

İmam hatipler, yüzde 14’te kaldı.

Yani imam hatip mezunlarının yüzde 86’sı üniversiteyi kazanamadı.

243 bin 380 son mezunun ancak 36 bin 256’sı lisansa girebildi.

Sınav başarısızlığı, imam hatiplere ilgiyi azalttı.

Bu nedenle içinde bulunduğumuz ders yılında, imam hatiplere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ayrılan kontenjanlar doldurulamadı.

Sınıflar boş, okullar boş!

İktidarın bütün “dindar nesiller yetiştirme” çabasına ve dini eğitime ayrıcalık tanıma tutumuna rağmen, imam hatiplere toplumsal talep hızla azalıyor.

Nedeni, biraz önce belirttiğim gibi, “mezun olanların büyük çoğunluğunun üniversiteyi kazanamıyor ve iktidarın bütün pozitif ayrımcılığına rağmen iş bulamıyor” olması.

Çünkü imam hatip mezunu olmak, mezunlara, imam ve vaizlik dışında bir beceri, bir meslek kazandırmıyor.

Halk, bu gerçeği gördü.

Halk, imam hatip okulu açanların çocuklarını bu okullarda değil, çoğunlukla yurt dışında okuttuklarını da gördü.

Gözünü açtı, tercihini değiştirdi.

İmam hatipler, açanlar tarafından mı kapatılacak?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, imam hatiplere ilginin azalması nedeniyle, “önlem” almaya başladı.

Bakan Selçuk’un, 27 Temmuz 2018 tarihinde 81 il müdürüne gönderdiği bir yazı var.

Yazının özünde, “boş olan imam hatip okullarının anadolu lisesine dönüştürülmesi” talimatı bulunuyor.

Bu konuda müfettiş raporları bekleniyor.

Bu raporlar doğrultusunda, “ihtiyaç fazlası” imam hatip okulları bir bir kapatılacak.

Özet olarak şunu söylemek istiyorum.

İmam hatip okulları elbette gerekli, ama ülkemizin ihtiyacı kadar!

Sen bütün okulları imam hatipleştirmeye kalkarsan, sen imam hatipleri siyasi çıkarın için kullanmaya kalkarsan, toplum da böyle tepki verir.

Geldiğimiz nokta.

Bir tarafta, “en fazla imam hatip açmakla” övünenler…

Diğer tarafta, imam hatiplere toplumsal talebin azlığı…

Sanırım toplum, geç de olsa dengesini buluyor.

AKP, eğitimi bütünüyle dinselleştirme inadından vazgeçmeli.

Geçmek de zorunda zaten…

Geçmese ne olacak, boş sınıflarda havaya “dini eğitim” verecek hali yok ya.

Öyle görünüyor ki, imam hatiplerin çoğu, açıldıkları hızla, yine açanlar tarafından kapatılıp başka okullara dönüştürülecek.

Doğrusu da bu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

deniz - Allah senden razı olsun bu verileri kim çıkardı uğraştı ise....gerçekten biz sıcak suya bırakılmış kurbağa gibi olduk. olayların farkına bile varamıyoruz.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Kasım 21:35
01

Vasat Egitim Vasat Ins - Duzgun egitim olmadigi icin, okudugunu anlayabilmek , 4 islem yapabilmek, bir mektup yazabilmek ulkemizde bir ortalama lise mezununun yapamadigi isler arasinda. Oyle olunca sanayimiz ticaretimiz hizmet ve tarim sektorunde verimlilik dusuk ulke olarak basarisiz bir seviyedeyiz duzgun calisamadigimiz icin duzgun paramiz olmuyor. Sadece anadolu lisesi kolej mezunlarinin cabalari bu sefilligi kaldiramiyor. Liseleri duzeltmek acilen gerekli. A okulu B okulu acip kapamak imam hatip acmak sorunu cozmuyor vasat insanlarin yoneticisi de vasat iscisi de vasat , zengini de vasat fakiri de vasat, duz bir alman vatandasi bize gore cok daha iyi anliyor, daha iyi karar veriyor ve bize gore cok daha zeki, nal topluyoruz,ulkemizdeki insanlarin seviyesini yukseltmek gerekiyor.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 12 Kasım 19:20

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?