Gıda OSB tamamlandığında, Kandıra halkı tekrar tarıma yönelir mi?

Pazartesi günü okudunuz, Kandıra Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Mehmet Başol, çalışmalarla ilgili çok yararlı açıklamalar yaptı.

Dedi ki…

“OSB’de bacalar 2023’te tütmeye başlayacak.”

Dedi ki…

“OSB, 9 bin kişiye iş sağlayacak.”

Dedi ki…

“Kandıra’da geri göç başlayacak, ilçenin nüfusu artacak.”

Dedi ki…

“Kandıra halkı tekrar tarıma yönelecek, toprağını ekip biçmeye başlayacak.”

Organize sanayi bölgeleri; adı üzerinde, sanayi tesislerinin belirli bölgede belirli bir düzen içinde yapılması demek!

İş demek, aş demek!

Hepsine katılıyorum.

Bu OSB’nin Kandıra gibi büyük kentlere çok yakın bir yerde kurulması da büyük avantaj, buna da katılıyorum.

Ancak bir endişem var.

OSB’de fabrikaların açılmasıyla, Kandıra halkının tekrar tarıma yönelmesi, tarlasını ekip biçmeye başlaması, çok zor.

Neden zor, bakın anlatayım.

Son yıllarda Kandıra’ya hiç gittiniz mi?

Gitmişsinizdir de, yol boyunca sağınıza solunuza dikkat ettiniz mi?

Buğday ekili, arpa ekili, ayçiçeği ekili, mısır ekili hiç tarla gördünüz mü?

Tarlaların çoğunun boş olduğu hiç dikkatinizi çekmedi mi?

Kandıra ve çevresi, bir zamanlar bölgenin tarım yapılan en gözde ilçesiydi.

İzmit’ten Kandıra’ya giderken, ekili arazilerden gözünüzü alamazdınız.

Tarlasında çalışanlar, yol kenarında hayvan otlatanlar, olağan manzaralardı…

Kandıra; hindisiyle, yoğurduyla, manda kaymağıyla, yumurtasıyla ünlüydü.

Ya bugün?

Kandıra bölgesinde tarlalar bomboş.

Ne eken var, ne biçen!

Hindi üretimi deseniz, hani derler ya “Kendi bitti, adı kaldı yadigâr”, aynı bu durumda.

“Hindicilik Enstitüsü” vardı, ne kafaysa kapatıldı.

Hindi yetiştiriciliği, aile ekonomisine büyük katkı veriyordu…

Eski lezzetinde “Kandıra yoğurdu” da artık yok!

Satılanlara da “Kandıra yoğurdu” demeye bin şahit ister.

Kandıra yoğurdu mu, Kandıra yoğurdu…

Ya manda kaymağı?

Manda kalmadı ki, kaymağı olsun!

BUFFA Manda Çiftliği de kurulmasaydı, kaymak da hepten yok olup gidecekti.

Gerçek Kandıra yumurtasını bulabilmek de artık çok zor. 

Kandıra halkı ne oldu da tarımdan koptu?

Ah, ahh!

Yazsam roman olur, öylesine ayrıntılı.

Tabii sadece Kandıra halkı değil, tüm Türkiye’de kırsal kesimde oturanlar topraktan koparıldı.

Planlı bir şekilde…

Bilinçli bir şekilde…

Amaçları, Türkiye’yi tarımda da “dışa bağımlı” hale getirmekti…

Soframızı da ele geçirmekti…

Kırsal kesimde yaşayan üreticileri ve çalışanları tasfiye etmekti…

Başardılar da!

Bir ara uzun uzun anlatırım, bugün özet geçeyim.

Uzun yıllar ülkemizdeki çiftçiye “tarımsal destek” veriliyordu.

Bu desteğin özünde “üretim” vardı.

Çiftçi ne kadar fazla üretiyorsa, o kadar destek primi alıyordu.

Ne olduysa, 2002 yılı mayıs ayında oldu.

2002’yi görünce, hemen direkt AKP’yi suçlamaya kalkmayın, anlatacağım karar daha önceki hükümet tarafından alındı, AKP de bu karar doğrultusunda hareket etti.

Karar şu:

Gelişmiş ülkeler…

ABD, Avrupa Birliği Ülkeleri…

Bunların IMF, GATT (Genel Gümrük ve Ticaret Antlaşması), WTO (Dünya Ticaret Merkezi) gibi uluslararası örgütleri ve finans kuruluşları…

“Tarımsal desteği kaldırın” diye direttiler.

Bize direttiler, ama kendileri tarımı desteklemeye “en üst noktada” devam ediyorlardı.

Şöyle bir rakam vereyim…

O dönemde dünyada her yıl tarıma 300 milyar dolar destek veriliyordu.

Bu 300 milyar doların 284 milyar dolarını, sadece gelişmiş 7 ülke (ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada), kendi çiftçisine destek veriyordu.

Bu 7 ülke ki, net küresel zenginliğin yüzde 64’üne sahipler.

Bize “tarımsal desteği” bıraktırdılar, yerine “doğrudan gelir desteği” vermemizi önerdiler.

Önermediler, direttiler…

“Doğrudan gelir desteği” ne demek, biliyor musunuz?

Çiftçi, köylü…

Tarlasını ekip biçmiyor…

Tarlanın tapusunu devlete götürüp, “destek parası” alıyor.

Hatta daha sonra bu sisteme “tarla kiralamayı” da dahil ettiler.

Yani kendi tarlan yoksa başkasının tarlasını kiralıyorsun, kira sözleşmesi yapıyorsun, bu sözleşmeyi devlete götürüp paranı alıyorsun.

Bunun adı, “doğrudan gelir desteği”!

Bu sistemle Türk çiftçisine-köylüsüne dendi ki:

*Sen çalışma, tarlanı ekip biçme…

*Evinde otur, kahvede pişpirik oyna…

*Biz sana para verelim, keyfine bak!

Saf buldular, tuzak kurdular, bizi tarımdan kopardılar, çalışmayı bıraktık, üretmeyi bıraktık, gıdada da Batı’ya teslim olduk.

İşte bugün tarımda bulunduğumuz nokta, böyle bir nokta.

Buğday, arpa, mısır, nohut, mercimek, fasulye, et…

Soframızdakilerin çoğunu dışarıdan alıyoruz.

Saman ithal ediyoruz, dahası var mı?

Gidin bakın Kandıra köylerine, tarlada-bahçede çalışan kimseyi bulamazsınız.

Kandıra köyleri derken, siz “ülkemizdeki bütün köyleri” anlayın!

Gençlerin elinde akıllı telefon, sabahtan akşama onunda zaman geçiriyorlar. 

İşte benim endişem bundan

Yazımın başında, “Gıda OSB yapılıyor da, Kandıra halkı acaba tarıma döner mi, tekrar tarlasını ekip biçmeye başlar mı?” diye sormam bundan.

“Doğrudan gelir desteği” uygulaması, Türk tarımını bitiren bir sistem, ama ne yazık ki hâlâ sürdürülüyor.

Gıda işleyecek fabrikaları yapmak tamam da, bu fabrikalar işleyecek gıda bulamazsa ne olacak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ömer - 2023 de kocakaymas ilçe olur. Dilovası gibi pkk nın üssü haline gelir. Belediyeyi de hdp alır. aha da buraya yazdım. Bir de osb ye çikolata fabrikaları kurulacakmış. Çok merak ediyorum kakaoyu ekmekyemezler köyünde mi üretecekler acaba.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 21:00

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?