Bir şoförün cinnet hali üzerine…

Kasım ayı başında, İstanbul-Beşiktaş Barbaros Bulvarı’nda yaşanan olayda, “özel halk otobüsü” şoförü, önce duraktaki insanlara çarpmış, sonra bir kişiyi kolundan bıçaklamış ve koşarak Beşiktaş iskelesinden denize atlamıştı. Şoför, denizde iken; “öldürün beni” diye haykırıyordu!..

Şimdi, kolay yoldan yargılara varmadan, “NEDEN?” sorusuna yanıt bulmaya çalışmalıyız.

-Neden aracını duraktaki insanların üzerine sürdü ve birinin de ölümüne sebep oldu? Sonra neden bir başka insanı bıçakladı? Neden denize atladı ve “öldürün beni” diye haykırırken ağlıyordu?

Yaşadığım kentte de “halk otobüsü şoförlerinin” kimi agresif davranışlarına tanık oluyorum! Yolcularla dalaşan, otobüsü ani frenle durdurup kavga etmeye kalkan, yüksek sesle müzik dinleyen, yol boyunca sürekli cep telefonu ile konuşarak yolcuların yaşamını tehlikeye sokan şoförler geliyor aklıma.

Evet, bütün bunlar NEDEN yaşanıyor?

Öncelikle, bu örnek olayların altında yatan en büyük neden “Kişilik Bozukluğu” olmalı!

KİŞİLİK; biyolojik, fizyolojik yapı ve sosyo-kültürel sistemdir. Bu sistematik bütünlük bozulunca “kişilik bozukluğu” ortaya çıkıyor.

Hastalık, sakatlık, bir sevdiğini yitirmek, sevgiden yoksunluk, itilip kakılmak, onuruyla oynanmak, geçim sıkıntısı, toplumsal uyumsuzluk, eğitim yetersizliği, ya da aklı aşan ihtiraslar gibi nedenler kişilik bozukluğunun en büyük nedenleri olarak düşünülebilir.

Olaya “EMPATİ” ile bakalım; yani kendimizi o genç şoförün yerine koyalım. Belirli bir güzergahta gün boyu gidip gelmek, bu tekdüze  yaşamı uzun süre sürdürmek keyifli ve kolay bir iş midir?

Üstelik, bu çileli işin maddi getirisi az, riski yüksek ve iş güvencesi patronun iki dudağı arasındaysa!

Bu çileli işi üstlenen insanın ailevi ve kişisel sorunları nelerdir? Eğitimi “toplumsal bir hizmet” için uygun mudur?

Bu görevi yapan insanların “RUH SAĞLIKLARI” üzerine bir çalışma yapılmış mıdır?

Şimdi, ticari araç sürücüleri için “Psikolojik Test” koşulu getirildi. Psikolojisi yani “ruhsal dengesi” uygun olmayan kişiye ehliyet verilmeyecek, böyle bir hizmette görev alamayacak.

Peki bu insanlar ne olacak?

Çöpe mi atacağız?

Ya da suç işlediklerinde cezaevine mi tıkacağız?

Sosyal bir hukuk devletinde, her vatandaşın “temel insani hakları” vardır; Eğitim hakkı, iş sahibi olma hakkı, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı, kişiliğini koruma hakkı, aile kurma hakkı gibi.

Bu ülkede, bu devletin “vatandaşları” bu temel haklara “gerçek anlamıyla” sahipler mi dersiniz?

Bu ülkenin çocukları yanlış eğitim ve kültür düzenleriyle, anayasal haklarından yoksun bırakılarak “kişilik sorunlarına” sürükleniyorlar!

Ekonomik sorunlar nedeniyle aileler parçalanıyor! Çocuklar ve gençler mutsuz, tatminsiz bir yaşama mahkum yaşıyorlar.

Halk otobüsü şoförleri bir örnek, toplumun diğer kesimlerinde de benzer ruhsal sorunlar yaşanıyor ve giderek büyüyor.

Çözüm; eğitimden üretime, hayatın her alanında “bu yanlış düzen değişmelidir!”

İnsanın çok yönlü sömürüsüne karşı, İNSANCA BİR DÜZEN her vatandaşımızın en doğal hakkıdır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Rant Tekel Minibus - sorun bozuk yapida, hat sahibi rant sayesinde milyonlar kazanirken, sürücü asgari ücret ile hayatini surduruyor,

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Kasım 02:19
01

İlker özben - Çok doğru tespitler...

Üzücü olanı bu gibi konulara toplumun duyarsızlığı.

Halbuki bu insanlar da bizim vatandaşlarımız ve biz onlara sadece kızıyoruz.

Nedenlerini ilgililer arayıp bulmalı ve çözüm üretilmeli. Bencillik illetinden bir an önce kurtulmalıyız. Toplumsal bir sorunu dile getirdiği için Sevgili Mustafa Küpçü'ye minnet ve saygılarımı sunuyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Kasım 01:10

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?