Gelenek ve modernlik arasında KADIN

Son günlerde sosyal medyada özellikle muhafazakar kadınlar arasında gittikçe artan gösteriş ve bunu ifşa etme hali yoğun eleştirilere maruz kalmaktadır.

Söz konusu eleştiriler, kimilerinin bilinçaltında başörtüsüne karşı da bir tepkisellik doğurmaktadır.

Bahsi geçen eleştiri ve tepkisellik, ilk etapta, eskimeyen bir tartışma konusu olan gelenek ve modernite arasında kadının konusu meselesini gündeme getirmektedir. Zira konunun modernleşme sürecinde kadının durumu ile yakın bir ilişkisi mevcut.

Belirtmek gerekir ki gelenek ve modernlik arasındaki ikilik, tarihimizde özellikle Cumhuriyet dönemi modernleşme sürecinin, yeni toplum ve yeni insan inşasına dair beklentileri çerçevesinde kadının toplumdaki yerine yönelik tartışmalarda kendini oldukça belirgin biçimde göstermektedir.

Öyle ki, Nilüfer Göle’nin “Modern Mahrem” adlı kitabında belirttiği gibi “kadın meselesi Batı dünyasına yönelme ve Batılılaşma hareketleri ile birlikte siyasi iktidar mücadelelerinin, ilerici gerici tartışmalarının odak noktası olmuştur.”

Uzun yıllar boyunca kadının toplumsal hayattaki yeri geleneksel ve modern bakış açısı çerçevesinde tartışılmış, “başörtüsü” de bu tartışmanın simgesi haline gelmiştir.

Aslında başörtüsünün tartışmalarda bir mesele haline gelmesi, 80’li yılların sonlarından itibaren büyük şehirlerde, yani ülkenin en modern şehirlerinde, üniversitelerde okuyan eğitimli-şehirli ve başörtülü kadınların yaygınlaşmaya başlamasıyla oluşmuştur.

Göle’nin tabiriyle okumuş bir kadının başörtüsü takması (kimilerine göre) gelenek ve modernite tanımı açısından önemli paradokstur.

Bu paradoksun bir yansıması olarak yaşanan bazı çatışmalara binaen, 2000’li yılların başlarından itibaren toplumda söz konusu olan karşılıklı etkileşim sonucunda, özellikle iktidar değişimi de gerçekleşince, toplumsal bir uzlaşı sağlanmıştır.

Ancak bu sefer gelinen nokta itibariyle, yaşanan iktidar değişimi ile yönetimde ve sermayede etkin hale gelen kesimlerin durumu “zenginlik ve iktidar paradoksu yaşayan başörtülü kadın” algısını ortaya çıkarmıştır.

Bir başka ifadeyle, sosyolojik olarak moderniteye karşı geleneğin temsilcisi olarak algılanan “başörtülü kadın”, iktidarda yer almasıyla birlikte elde ettiği çeşitli imkanlara binaen modern dünyanın dayattığı lüks tüketim ve bunun ifşası, yani sosyal medya ile ilişkisi çerçevesinde bu sefer modernitenin “kötü” bir temsilcisi olarak tartışmaların odağına oturmaya başlamıştır.

Bu yazı başörtülü kadının bahsi geçen durumunu doğru-yanlış çerçevesinden ele almayı hedeflememektedir. O nedenle, “kötü temsil” açısından bizi de rahatsız edici çok örnek mevcut olsa da, konunun o boyutuna girmeyeceğiz.

Ancak eleştiriler ister haklı ister haksız olsun, ortaya çıkan bir tablo var ki o da toplumlardaki sosyolojik değişimlerin en önemli sembollerinden biri “kadın”dır. Yani ister Doğu ister Batı olsun, hedeflenen toplumsal değişimlerin yansımasından, öncelikle kadın nasibini almaktadır.

Ve bizim toplumsal değişim seyrimiz içerisinde özellikle başörtülü kadın, genellikle bu değişimin objesi olarak tartışılmaktadır.

İşte bizim temel itirazımız burada başlamaktadır.

Zira bu tartışmalar, başörtülü kadınların kendilerinden ziyade “başkalarının” onlardan ne bekledikleri üzerinden yapıldığı müddetçe, yaklaşımlarda haklı olunsun olunmasın, “paradoks” yaratmaktan öteye gidemeyecektir.

Halbuki sosyal değişim toplumun tüm kesimleri için geçerli bir olgudur.

Başörtülü kadınlar da bu toplumun bir parçası olduğuna göre, içlerinden bazılarının sergiledikleri tablo sadece “bunlar nereye gidiyor” sorusunu değil, aslında “biz nereye gidiyoruz” sorusunu sordurmalıdır.

Ki meselelere kesimlerden ziyade toplumun geneli itibariyle bakılabilsin ve sağlıklı çözüm üretilebilsin.

Ve ayrıştırarak tartışma alanlarını çoğaltmak yerine bütünleştirerek ortak problemlere ortak çözümler getirilebilsin.

Aksi halde genellemelerin doğurduğu “tepkisellik” dışında elde edeceğimiz bir şey olmaz ki inanın bazı başörtülü hanımlar olarak artık bu kısır döngüden yorgunuz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Nazmiye Fidan Kaşdibi - Kalemine yuregine saglik Nihalcim.

Malesef durum aynen bu. Biz tesetturu sadece başörtüsu olarak alip bunu ayrica Allahin emrettigi bir hak noktasindan ,kulun cercevesini kendi belirledigi bir insan hakki algisina indirgedigimuz muddetçe bu böyle devam edecek ne yazik ki...

Selametle. ..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Aralık 00:49

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?