Siz bizim belediyeye nasıl kredi vermezsiniz?

Geçenlerde bir bankanın bölge müdürü ile bir dost ortamında beraberiz.

Bankacı ve işadamları, bir araya gelince ne konuşur?

Yaşanmakta olan ekonomik kriz…

Krizden çıkış formülleri…

Geri dönmeyen krediler…

Yeni kredi olanakları…

Kriz ortamında farklılaşan müşteri ilişkileri…

Kredi tahsisi konusunda ağırlaşan siyasi baskılar…

Bankacı arkadaşımız, kısa bir süre önce yaşadığı olayı anlattı.

Bir belediye…

Kocaeli’nden değil, komşu ildeki bir belediye…

Kredi almak için bankaya başvurmuş.

İstenen belgeleri hazırlamış, dosya tamam.

“Kredi kurulu” toplanmış, dosyayı incelemiş, kredi talebini reddetmiş.

Karar, belediyeye “e-posta” yoluyla bildirilmiş.

Tabii bu kredi reddi, AKP’li belediye başkanının çok ağırına gitmiş.

Nasıl olur da iktidarın bir belediye başkanının kredi isteği reddedilir?

Durumu, parti teşkilatıyla paylaşmış.

“Filanca banka bana istediğim krediyi vermedi, zordayım…”

Birkaç gün sonra bölge müdürü arkadaşımızın telefonu çalıyor.

Arayan, partinin gençlik kolları başkanı…

Kendini tanıttıktan sonra hesap sormaya başlıyor: “Siz bizim belediyeye nasıl kredi vermezsiniz? Dosyayı tekrar bir inceleseniz iyi olur. Kara listeye girmek istemezsiniz herhalde…”

Tehdit içeren bu sözleri söylüyor ve telefonu kapatıyor.

Bankacı arkadaş, başından geçen bu olayı anlatırken üzgündü.

Muharrem İnce’nin sessizliği

                                      *******

Muharrem İnce, geçen hafta yaşanan “Saraya çıkan CHP’li” kaosundan sonra, “bir süre konuşmamaya” karar vermiş.

İyi eder…

Kendini bitirdi, bundan sonraki her konuşması partisine zarar verir.

Bizim takımların Avrupa fiyaskosu

Galatasaray…

Beşiktaş…

Trabzonspor…

Başakşehir…

Yaklaşık kadro değerleri 2 milyar lira civarında.

Bunun da ötesinde, bu 4 takımda oynayan Türk futbolcu sayısı parmakla sayılabilecek kadar az.

Bu takımların yöneticilerine, “Neden bu kadar fazla yabancı futbolcu oynatıyorsunuz?” diye sorduğunuzda, cevapları hazır:

“Avrupa’da iddialı olabilmek için…”

Hani nerede?

Şampiyonlar Ligi’nde de, Avrupa Ligi’nde de yerlerde sürünüyoruz.

“En başarısız” sezonlardan birini yaşıyoruz…

Peki, bu kadar futbolcu ithalatının sonucu böyle mi olmalıydı?

Bu futbolcu döküntülerinin bir işe yaramadığı ortada!

Yazık değil mi, deve yüküyle harcadığımız dolar ve Eurolara?

Çoğu grubunun sonuncusu…

Sokaktan topladığın futbolcularla oynasan, yine sonuncu olurdun, ne fark edecekti.

Artık bu kafaları bırakmamız lazım.

Kendi kaynaklarımıza dönmezsek…

Bir proje hazırlayıp hedef doğrultusunda çalışmazsak…

Daha uzun yıllar “nal toplamaya” devam ederiz.

Asgari ücret… Azami ücret…

Aralık ayı geldi, yeni yılın “asgari” ve “azami” ücretleri belirlenecek, yine tartışma başladı.

Daha doğrusu tartışma “azami”de değil, “asgari”de…

İpler “azami” ücret alanların elinde, şöyle olsun diyorlar, öyle oluyor.

Biliyorsunuz, azami, “en yüksek”, “en çok” demek.

Asgari ise “en az”, “en düşük”…

Dediğim gibi, “azami ücret” belirlenmesinde tartışma yok.

Kimin ne alacağı çoktan belli!

Bu yıl, yani içinde bulunduğumuz 2019 yılında, ülkemizi yönetenlerin maaşlarına yüzde 26 zam yapılmıştı.

2020 için düşünülen zam oranı ise yüzde 9.06.

Düşük tutmuşlar.

Memur ve emekliye verilecek zam oranı ise yüzde 8.16.

Bu oranlar, şunu ortaya koyuyor:

2020 için ücret ve maaş artışları, “yaşanan enflasyona” göre değil, “hedeflenen enflasyona” göre yapılacak.

Hükümetin önümüzdeki yılda hedeflediği enflasyon, yüzde 8-9 civarında.

Dediğim gibi, “azami ücretler” belli.

Milletvekilleri ne alacak…

Emekli milletvekillerinin eline ne geçecek…

Cumhurbaşkanı ve emekli cumhurbaşkanlarının maaşlarında ne kadar artış olacak…

Bunlar, kuruşu kuruşuna belli.

Şimdi sıra geldi, “asgari ücretin” belirlenmesine…

“Asgari ücreti”, “azami ücretliler” belirlediğinden, bakalım ortaya nasıl bir sonuç çıkacak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Planor - Musriflerin sonu fakirliktir, şaşıracak bir şey yok. Belediyenin paralarını futbolculara, konserlere, esnafa , akla gelmeyecek sacma projelere, vakıflara, mutahitlere, olmayacak işlere harcarsan zaman gelince parasiz kalir 3 kurus icin bankalarin kapisinda borc dilenirsin,

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 29 Kasım 19:49

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?