Siyasi yozlaşma!

Soru şu, siyaset neden ve nasıl yapılır?

Belli kişiler ya da belli guruplar için mi?

Yoksa insanlarımızın ve ülkemizin gelişmesi ve huzur içinde yaşanması, yani memleket için, halk için mi?

Hangi siyasetçiye, gazeteciye siyaset bilimcisine sorsanız, size tabii ki insan için, toplum için, memleket için yapılır diyecektir.

Siyasette adalet var mı?

Siyasiler eşit güçle mi yarışır?

Yoksa herkes ekonomik, sosyal, etnik, dini güçlerini fütursuzca, hiçbir denetim olmadan mı kullanır?

Yani siyasette her şey mubah mıdır?

Hangi iktidara, iktidardan nemalanan çevrelere, yandaş basına ve iktidar borazanlığı yapan, kendisini siyaset bilimci diye tanıtan kişilere, yandaş gazeteci ve iş insanlarına sorsanız. Bugün için bile size tabii ki siyaset yarışı eşit şartlarda yapılıyor diyeceklerdir. Muhalefet de her zaman ve sürekli aksini söyleyecektir.

Tek partili dönemde Demokrat Parti temsilcileri de aynı şeyleri söylemedi mi? Bunları söyleyerek iktidardan serbest seçim hakkını alan Demokrat Parti daha sonra CHP iktidarını aratır vaziyette iktidarı ve diğer unsurları sonuna kadar kullanmadı mı? Kendi adına vatan cephesini kurmadı mı? Bu ve benzer davranışlar 1960 darbesinin gerekçesi olarak kullanılmadı mı?

Esasında cumhuriyetin kuruluşundan bu yana demokrasiden yana olanlarımızın ortak çabası siyasetin eşit koşullarda yapılması ile demokrasimizin serpilmesidir. Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesi aslında ortaçağda kalmış dini, mezhebi ve etnik siyasetten kurtulma, iktidarın iktidar olanaklarını acımasızca kullanması ile siyasi eşitliğin bozulmasını önleme, yani siyasetin özgürleşmesi, doğru serpilmesi üzerine olmuştur. Bu büyük çabada başarı var mıdır?

Ne yazık ki, Kocaman bir hayır…

Bugünlerde ekonomik kriz dayanılmaz noktaya gelmiş. Bu nedenle intiharlar başlamış, genç işsizlik % 24’ lere dayanmış, şirketler konkordato ilan etmeye, iflas etmeye başlamış, dış politikada ülkemiz yalnızlaştırılmış, Suriye ve Irak’ta askerlerimiz savaşıyor, şehit haberleri geliyor. Yasama, yürütme ve yargı iktidarın elinde, tek elde toplanmış, parlamentonun yetkileri alınmış, insanlar derdini anlatacak kurum ve mercii bulamaz olmuş, ülke buraya sığmayacak derecede devasa sorunlarına çare arıyor ve bulamıyor.

Siyasetin gündeminde bunların olması gerekirken,tartışılan konuya bakın.. Efendim, cumhurbaşkanlığı sarayına CHP’li bir genel başkan yardımcısı çıktı da, ona sayın cumhurbaşkanı CHP genel başkanlığına müdahil olacağını söyledi mi, söylemedi mi? Bu  kişi sayın Muharrem İnce mi, değil mi?

Hangi televizyonu açarsanız açın. Karşınızda nereden bulunduğu bilinmeyen yandaş konuşmacılar bunu işliyorlar. Yandaş basın da öyle. Sanki gerçek olmadığı anlaşılan bu abuk tartışma memleketin sorunlarını çözecek. Sanki devasa sorunlar karşısında kıvranan halk mağdur değil de sayın cumhurbaşkanı ve AKP mağdur. Sanki AKP iktidar değil de muhalefet.

Bu tam bir aymazlık ve siyaset yozlaşması örneği. İktidar gücünü devlet eliyle ekonomide, sivil toplum örgütlerinde, kitle iletişim araçlarında sonuna kadar kullan. Suni bir konuyu ana gündem haline getirt ve programlar yaptırt ve milletin gerçek sorunları tartışmasına izin verme.

İşte bunun adı tam bir siyası yozlaşmadır. Acilen bu siyasi yozlaşmanın önlenmesi ve kamuoyunun gerçek gündemine dönmesi, toplumun sorunlarının bir devlet adamı ciddiyeti ile öncelikle iktidar ve tabii ki tüm siyasiler tarafından tartışılması ve çözüm yollarının aranarak bulunması lazım.

Yazık oluyor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Örengül - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?