“Gez Çiz Yaz İzmit”  Workshop Etkinliği Yeni Cuma Camii

“İçinden tren geçen şehir” diye tanınıyordu İzmit o zamanlar. 1980’li yılların sonları bundan otuz yıl öncesi bizim evimiz Kız Meslek Lisesinin yakınında, iş yerimiz ise Leyla Atakan Caddesi üzerindeydi. Her gün o yolu çan çanların eşliğinde ve yarım saatlik zaman dilimi gibi bir sürede geçip giderdim. Bazen tek düzelik insanı yorabilir, devamlı aynı yoldan yürümek, aynı işi yapmak. Ama bana her gün o güzelim tren yolu kenarından yürümek, korkuluklar eşliğinde ve Selim Sırrı Paşa’nın diktiği çınar ağaçlarının gölgesinde yürümek öyle bir zevk veriyordu ki! Her gün sabah akşam hiç bıkmadan yürüdüm, eski tekel binasının oradaki çan çanlardan karşıya geçip Yeni Cuma Camisinin önünden yoluma devam ettim senelerce. Yeni Cuma Camii, önündeki ayakkabı boyacısıyla, simitçisiyle bir bütündü sanki. İşyerinden çıktığımda arkadaşlarımla buluşma noktasıydı “Yeni Cuma Camii önünde görüşürüz” diyerek kapatırdık telefonu. O günlerin üzerinden çok seneler geçti, Yeni Cuma Camisinin önünde değil ama külliyesindeki çay bahçesinde arkadaşlarımla çay içerken buldum kendimi.

Yeni Cuma Camii bizim bu haftaki “Gez Çiz Yaz İzmit” Workshop etkinliğimizin gündemiydi.

Akın Ülkü Sevinç’in anlatımlarını ben de sizlere aktarmak istiyorum.

Yeni Cuma Camii, eski adıyla Pertev Mehmet Paşa Camii…

“1572 de temelleri atılıp 1579 da tamamlanan asıl adı Pertev Mehmet Paşa Külliyesi olarak geçen, günümüzde ise Yeni Cuma Camii olarak bilinen caminin önündeyiz şu anda. Mimar Sinan’ın ustalık dönemi eserlerinden biri...  Aslında caminin ilk yapılış şekli bir külliye...  Sibyan Mektebi, Şadırvan, Medrese, Hamam ve Camiden oluşan bir kompleks olarak 1579 yılında ibadete açılıyor. Bildiğiniz gibi İzmit deprem bölgesi, birçok yapı gibi camii depremlerden hasar görüyor. Şu an yapılan restorasyon depremden dolayı değil tabii ki ama aşınma ve yıpranmadan dolayı yapılıyor. Pertev Mehmet Paşa Camii adının değişip Yeni Cuma Camii adına geçmesi ise şöyle; 1900’lü yılların başlarında yine o dönem yapılan tadilattan sonra bir Cuma günü ibadete tekrardan açılıyor. Cuma günü açıldığı için de kent yönetimi tarafından “Yeni Cuma Camii” olsun deniyor.   

Hepimizin bildiği bir başka özelliği ise atmış yetmiş yıl öncesine kadar caminin güney tarafındaki duvarın önüne kadar deniz olması. Bununla ilgili 1900’lü yılların başlarında gelen Alman araştırmacıların çektiği fotoğraflar var. İç mimarisinde hutbe, minber bunlar tamamen Osmanlı ve Selçuklu mimari tarzını yansıtan stillerde.  Yeni Cuma Camii, İzmit’in, Orhan Camii, İmaret Camii ve Yumurtacı Camii Şeriften sonra en eski camisi.

Yeni Cuma Camii dört yüz kırk sene evvel yapılmış,  yaşanan onca büyük depreme rağmen çok fazla hasar yok camide buda mimarisinin ve işçiliğinin olması gerektiği gibi yapıldığının göstergesi.”

Yeni Cuma Külliyesi şimdi sadece cami ve çeşme olarak hizmet vermektedir. Külliyenin içinde bulunan hamam, 1922 yılında yıkılmış ve bir kısmı kalıntı olarak külliyenin dışında kalmıştır.

Caminin en önemli özelliği Mimar Sinan’ın yapıtlarından birisi olmasıdır.

Üç ayrı girişi olan avlu kapılarından kervansarayın bulunduğu yönde “Cami-i Şerifi Pertev Paşa sene 987 (1579)” kitabesi yer almaktadır.

Yeni Cuma Camii, Fevziye Camii ve Orhan Camii gibi İzmit’in en önemli camisidir.

Tadilat hala sürdüğü için caminin içine giremedik ama külliyesinde bulunan çay bahçesinde çayımızı içerken düşündüklerim beni eskilere götürdü. İzmit’in bende, benim içimde olduğunu bana bir kez daha hatırlattı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?