YÖNETİCİ OLABİLMEK…

İster bir apartmanda, ister bir dernekte, ya da bir şirkette, bir siyasi partide yönetici olun; “insanı ve toplumu iyi tanımalısınız.”

Kişi ya da toplumla iletişim kurarken, insan ve toplum psikolojisini bilmelisiniz!

Hele, bir kentte belediye başkanı, kaymakam ya da vali iseniz; bireyin ruhsal davranış özelliklerini, toplum biliminin temel ilkelerini çok iyi bilmelisiniz!

Ülkeye yönetici yetiştiren okullardan biri olan Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde en çok önem verilen ders konuları; Toplumbilim (Sosyoloji), Sosyal Psikoloji ve Psikolojidir.

Yönetici olmak basit, kolay bir iş değildir.

Ağzınızdan çıkacak sözü “düşünmeden, ağzınızdan çıkarmayacaksınız!”

Birey ya da toplumla iletişimde bir kez yanlış yaparsanız, kolay kolay düzeltemezsiniz.

Elbette, “yetkin bir yönetici” olabilmek için sizin de “BİLGİ” birikiminiz engin, “RUHSAL DENGENİZ” yerinde olacak!

Örneğin; çocukluğundan yetişkinliğine kadar çok yönlü yoksulluk ve hoyratlık ortamında yaşamış, sonra yönetici olmuş bir kişinin içinde biriken olumsuzluklar bir şekilde dışa vurulacaktır! Tıpkı, yoksullukla büyümüş sonra şu ya da bu yolla büyük maddi zenginliğe kavuşmuş kişilerin çevrelerine yansıttığı hoyratlıklar gibi.

Çok merak ediyorum; ülkemizdeki Kaymakamlar ve Valilerimiz, dünden bugüne yaşamları ve sözleriyle ışık olmuş insanları ne kadar tanıyorlar? Bu biryana; “kendilerini iyi tanıyorlar mı?”

Örnek olay olarak, Konya Valisi’ne geleceğim.

Vali, öğretmenler gününde kürsüde konuşma yaparken dinleyiciler arasında bir kişiye takılıyor gözü. Kişi, ayaklarını uzatmış oturuyor. Oysa, karşısında koskoca Vali! Bacaklar toplu, pür dikkat dinlemesi gerek!

Vali Bey, karşısında oturuşunu beğenmediği kişiye kızıyor! Bu kişinin “Öğretmen” olduğunu düşünüyor! Hemen azarlıyor;

“Öğretmen misin birader?” diyor.

İlginç olan şu ki, kızıp seslendiği kişi ayağa kalkarak; “Hayır, muhabirim” diyor ama Vali Bey öylesine bir “ÖFKE SELİNE” kapılmış ki, verilen yanıtı duymuyor! “Öğretmen gibi otur da görelim” diyor! Muhabir olay sonrası;  “Utancımdan kafamı eğip oturdum” diyor ve Vali’den özür diliyor. Ama iş işten geçiyor..

Normal davranış ne olabilirdi?

Vali bey “göz teması” ile karşısındaki kişiye bakarak, olumsuz oturuşunu “hissettirmeye” çalışır, sonrada bu kişiyle özel olarak konuşup eleştirisini yapabilirdi. Yüzde yüz haklı bile olsanız bir insanı topluluk içinde eleştirir hatta azarlarsanız, tepkiyle karşılanırsınız! Nitekim Vali Bey hem yazılı medyada ham de sosyal medyada eleştiri konusu oldu.

Anlaşılıyor ki, Vali Bey’in “Yönetici olma ölçütleri” açısından önemli eksiklikleri var! Ama o bu eksikliğinin farkında değil!

O’nu bu göreve atayanların da “yönetici seçme ölçütleri” ile ilgileri olmasa gerek! Vali’nin başka özellikleri öne geçmiş demek ki!

Hani çok bilinen bir öykü vardır;

Hayli haylaz bir çocuğa babası sık sık “sen adam olamazsın” dermiş. Ama o haylaz çocuk bir gün Vali olmuş ve ilk işi Jandarma ile babasını makamına getirterek sormuş; “Baba, sen bana sık sık adam olamazsın dersin. Bak, ben şimdi Vali oldum” dediğinde babası yanıt vermiş; Oğlum, ben sana vali olamazsın demedim. ADAM olamazsın dedim! Bak, hala adam olamamışsın ki, babanı jandarmayla makamına getirtiyorsun!”

Dünden bugüne gelmiş geçmiş Kocaeli Valilerini bir düşünün; gerek insan ve toplumla ilişkileri gerekse bu kentte bıraktıkları eserlerle kaç valiyi anımsıyorsunuz?

1974 yılından bu yana gelmiş geçmiş hemen bütün valileri tanıdım. Anıları, insan kişilikleri ve bu kente hizmetleriyle anımsadığım ve saygı duyduğum Vali sayısı üç beşi geçmez!

Ya sizin kanaatiniz nedir?

Bir düşünün lütfen…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Aziz Şibga - Yazıyı çok beğendim,çünkü çok önemli bir konuya değinmiş sin,bir önemli konuda daha var,yöneticiyi seçmekle ilgili de bir yazı yazarsan bu konu bana göre tamamlanmış sayılır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 11:54
01

Erol Demirbek - çok iyi yazmışsınız mustafa bey yeterince olgunlaşamamış yönetici . esas konularla değil basitlerle uğraşır onlara da paldır küldür kıra döke dalar kendini de , taşıyamadığı makamın ağırlığına zor duruma sokar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 03:09

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?