Henüz birinci PERDEDEYİZ

Dünyadaki canlı ve cansız bütün varlıklar, örtü görevini “sera gazı “olarak nitelendirilen  bazı atmosfer gazlarının yaptığı bir sera içindedir. Atmosferde bu gazların ve özellikle karbondioksitin  artışına bağlı olarak dünyanın 15 (onbeş) derece olan  ortalama sıcaklığı artmaktadır. Son yıllarda bu artış çok hissedilir  bir duruma gelmiştir. 

Ama hiç unutmayın. Bu ısınma, olayın birinci perdesi.

Bu birinci perdede başrolde denizler var. Çünkü onlar  karalardan daha fazla yer kaplıyor ve dünyamızın ısınmasında payları  %93 oranında. Yani  ısının büyük kısmı okyanuslarda depolanıyor. Ama bundan, okyanuslardaki   akıntılar olumsuz etkileniyor, kuvvetini kaybediyor ve yön değiştiriyor.

Buna ilişkin en tipik örnek Gulf Stream akıntısı. Bu akıntının genişliği 50-75 km. Derinliği 2-3 km, Sürati 3-10 km/saat. Her saniyede taşıdığı su 70 milyon m3 ( Yani Missisipi nehrinin taşıdığı suyun 1000 misli)

Akıntı Meksika Körfezi'nden başlar, A.B.D boyunca uzanır ve Atlantik'i geçtikten sonra İngiltere'ye ulaşır. Bu akıntının yüzeydeki sıcak su ekvatordan Atlantik'in kuzeyine doğru yol aldıkça soğur. Fakat Kuzey-Batı Avrupa’nın iklimini yumuşatmanın yanı sıra batıdan gelip doğuya giden hava sistemlerini ısıtacak kadar güçlü kalır. Böylece kışın kuzeyden gelen hava akımları Atlas okyanusunu geçerken belli bir ölçüde ısınmakta ve örneğin İngiltere bu sayede yaşam için uygun hava sıcaklığına sahip olmaktadır. Yanı sıra  akıntının taşıdığı su, buharlaşma nedeniyle daha tuzlu hale gelir ve yoğunluğu artar.  Grönland'ın en kuzey kısmına ulaştığında o kadar yoğundur  ki 3000 m derinliğe kadar çökelir. 

Bu noktada akım geriye doğru harekete başlar, bir okyanus şeridi gibi okyanus tabanında hareket eder, yavaşça ısınır, daha az tuzlu hale gelir ve başlangıç noktasına geri dönerken yüzeye yükselir. Yani geri dönen ve yüzeyin dışında farklı derinliklerde de süregelen bir yolculuk söz konusudur.

Küresel ısınmanın etkisinin olmadığı şartlarda olan budur.  

Ama küresel ısınmaya bağlı olarak Grönland’ın buzulları eriyor ve bu durumda Atlas Okyanusuna büyük miktarda tatlı su karışıyor. Deniz suyundan daha ağır ve daha soğuk olan bu sular Golf Stream akıntısını yavaşlatıyor ve  akıntının önceden ulaştığı yere varmasını engelliyor. Avrupa Çevre Ajansının raporlarına göre bu akıntı son 1600 yılın en zayıf durumunda.

Şimdi ikinci perde başlıyor: Çünkü kışın kuzeyden gelen hava akımları Atlas okyanusunu geçerken önceden olduğu gibi ısınamayacak. Yapılan hesaplara göre bu akıntının iyice zayıflaması halinde Kuzey Batı Avrupa'nın iklimi Sibirya'ya benzer bir şekilde sertleşecek. Durursa sıcaklık 8-9 derece düşecek. 

Ama yapılan araştırmalara göre bu durum bizim ülkemizi de etkileyecek. Hiç farkında mısımız? Kışın bizim ülkemizi etkileyen bütün hava akımları, dünyanın dönüşüne de bağlı olarak  Balkanlar üstünden gelir. Golf Stream zayıfladıkça kuzeyden gelen hava akımları hiç ısınmaksızın, bütün soğuk yapısıyla ülkemize varacak. Haydi bakalım! Yazın çok yüksek sıcaklığa karşın, kışın çok düşük soğuklar.

Yerlerinizi alın ; ikinci perde başlıyor. 

Kaynak:

1)Piero Lionello, Il movimento degli oceani. Università di Padova

2)Ellen J.Prager with Sylvia A.Earle. 2000. The oceans.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?