Satranç bir “düşünce aktivitesi” mi, yoksa “spor” mu?

Satranç; biliyorsunuz, 16’sı koyu 16’sı açık renkli taşlarla 64 karelik bir tahtada 32 taşın mücadele ettiği bir “zekâ” bir “hamle” oyunu.

Altı tip taş bulunuyor: Şah, vezir, fil, at, kale, piyon…

Her takımda 8 piyon, 2 fil, 2 at, 2 kale varken, sadece birer şah ve vezir bulunuyor.

Oynamıyorsanız bile seyretmişsinizdir.  

Şimdi durup dururken bu konuya neden girdim?

Geçenlerde bir arkadaşım aradı, satrançla ilgili bir sorunu aktardı.

Tabii sorun satrançta değil, satranç takımına girmek isteyenlerin yaşadığı bir sorun.

“Sağlık raporu” sorunu…

Satranç takımlarına girmek için “sağlık raporu” almayı şart koşmuşlar.

Hem de “heyetten sağlık raporu”…

Ve belirli aralıklarla bu sağlık raporunu “yenileme” şartı…

Özetle, sağlık raporu almazsan, satranç takımlarına giremiyorsun.

Sanki futbol veya basketbol takımına girecekmişsin gibi, satranç takımına girmek için de “rapor” şart koşulmuş.

İki yıl önce başlamış bu uygulama.

Nedeni de, satrancın dünyada “olimpik spor” olarak kabul edilmesi, buna paralel olarak da ulusal ve uluslararası federasyonlar kurulması.

“Dünya satrancı madem spor olarak kabul etti, sağlık raporu alacaksınız” deniliyor.

Satranç severler, ikiye bölünmüş durumda.

Kimisi “spor”, kimisi “spor değil” diyor.

“Spor değil” diyenler çoğunlukta, ama bunun bir değeri yok, rapor şartı kalkmış değil.

“Satranç spor değildir” diyenlerin ortak görüşleri şöyle:

*Satranç, analitik düşünme kabiliyetini artırır. Düşünsel ve kültürel bir olgudur, bir aktivitedir. Ama asla spor değildir.

*Bir düşünce aktivitesidir, bir düşünce sporudur.

*Satranç bir beyin jimnastiğidir. Ortada bir “fiziksel aktivite” yok. Satrançta bir “fiziksel güç” var mı?

*Sağlık raporu, “taşları yerinden oynatırken çalışan kol kasları” için mi? Eğer öyleyse yemek yerken de, çay içerken de kol kasları çalışıyor. Kol kaslarının çalışması spor değildir.

*İnternet aracılığıyla bilgisayarlardan da satranç oynanıyor. Ama bilgisayarla 100 metre koşulmuyor, sırıkla yüksek atlanmıyor.

*Satrançta, beden uzuvları minimum seviyede kullanılıyor. Sadece iki kol kası…

Özetlersek, satranç bir zekâ oyunu…

Bu zekâ oyununu diğer zekâ oyunlarından ayıran en önemli fark, bu oyunun dünyada aynı zamanda bir “spor” olarak kabul edilmesi…

Bu nedenle takıma girmek isteyenlerden “heyet sağlık raporu” alınması şart koşuluyor.

Bu sağlık raporu şartı da, ülke çapında, “lisanslı satranç oyuncusu” sayısını önemli ölçüde azaltmış durumda.

Çoğu kişi, sağlık raporu işlemleriyle uğraşmak istemiyor.

Ortada bir mantıksızlık var, ama durum bu!

Siz ne dersiniz?

Satranç, “heyetten sağlık raporu” gerektirecek bir spor mu, değil mi?

Bir tarafta “dindar nesil” hedefi, diğer tarafta haftanın her günü kumar

Dinsel bir tabir vardır.

“İman-amel uyuşmazlığı” diye sıkça kullanılır.

Halk deyimiyle, “Ele verir talkını, kendi yutar salkımı” denir bu uyuşmazlığa.

Konumuza dönersek…

İktidar; bir taraftan “dindar nesil” hedefi koyuyor, “Kumar haramdır” nutukları atıyor, diğer taraftan devlet eliyle haftanın 7 günü kumar oynatıyor.

“O başka, bu başka” diyeceksiniz.

Değil işte!

Söylediğinle yaptığın, uyacak.

Bir tarafta “din, iman” diyorsun…

Diğer tarafta, dinle imanla bağdaşmayan şans oyunları oynatıyorsun.

Geçenlerde bir gazete, haftanın 7 günü devlet eliyle oynatılan bahis oyunlarının listesini verdi.

*PAZARTESİ: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan, On Numara.

*SALI: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan.

*ÇARŞAMBA: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan, Sayısal Loto, Şans Topu.

*PERŞEMBE: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan.

*CUMA: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan.

*CUMARTESİ: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan.

*PAZAR: İddiaa, at yarışı, Kazı Kazan, Spor Toto, Skor Toto, Süper Toto, Süper Loto, Gol Yedi.

*Ve her ayın 9-19-29’unda Milli Piyango.

Ne dersiniz, ülkemizi yönetenlerde iman-amel uyuşmazlığı var mı, yok mu?

3 görüş

*”Siyasette bulunduğum uzun yıllar içerisinde bütün sektörleri tetkik ettim, en kârlısının din olduğunu gördüm.” Osman BÖLÜKBAŞI

*”Güçlüklerden asla yılıp korkmayın, her güçlük başarının değerini artırır.”

*”Bütün duvarlar iki anlamlı ve ikiyüzlüdür. Neyin içeride neyin dışarıda olduğu, duvarın hangi yanından baktığınıza bağlıdır.” Ursula K. Le GUİN

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Doğrucu - Milli Piyango idaresi daha önceden kurulan bir kurum . Şimdi mevcut hükümet bunu kaldırmaya karar verse neler olur ?

Dindar nesil yetiştirmek şahsi fikridir , Milli Piyango ise " LAİK " devletimizin bir ...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Aralık 00:56

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?