Yaşamla hesaplaşmak

Bir koca yılı daha geride bıraktık.

Yaşadığımız bu bir yıl içinde ne kazandık ne kaybettik?

Her yılın sonunda öncelikle bu sorunun yanıtını vermeliyiz.

İnsanoğlu, yaşamı belirli sürelere bölmüş; bir yıl, bir ay, bir gün, bir saat, birkaç dakika gibi.

Uzun bir yolculuk bizim yaşamımız.

Arada bir mola vermek, nereden nereye vardığımızı düşünmek gerek.

Yani, yaşamla hesaplaşmak.

-         Son bir yıl içinde sağlığımız nasıl? Daha mı iyiyiz, daha mı kötü?

-         Sağlıklı beslenebiliyor muyuz?

-         Sağlıklı bir çevrede yaşayabiliyor muyuz? Yoksa, doğal çevremizi hızla yitiriyor muyuz?

-         Yaşadığımız ülkede gerçek anlamıyla ADALETLİ BİR DÜZEN içinde miyiz? KORKUSUZ yaşayabiliyor muyuz?

-         Elimize geçen maddi kaynak “İNSANCA BİR YAŞAM” olanağı veriyor mu?

-         Bizden aldıkları yetki ile, kentlerimizi ve ülkemizi yönetenler, gerçekten bize “HİZMETKAR” mı oldular, yoksa; “EFENDİ” mi oldular?

İşte, benim aklıma gelen bazı sorular bunlar.

Bu sorular bir yana, hayatın belirli molalarında insan ruhuna ferahlık verecek bir şeyler de yapmalı insan.

Örneğin; bir hafta boyunca sabahın erken saatinde kalkıp işe gitmek için yollara düşen, çoğu zaman ayakta yolculuk yapan, yorgun ve stres dolu bir günün sonrasında evine dönen insan, hafta sonunda doyasıya uyumak, sonra ailesiyle güzel bir kahvaltı yapmak, eşi ve çocuklarıyla keyifli bir gün yaşamak istemez mi?

İnsan, eşinin, çocuklarının, dost ve arkadaşlarının mutlu günlerini paylaşmak istemez mi?

İyi güzel de son zamanlarda yakın akraba düğünlerinden bile kaytarmamızın anlamı nedir? Bir çeyrek altın takamamanın ezikliğini yaşamıyor muyuz?

Yıllık izninizde ailenizle birlikte hiç değilse bir hafta güzel bir tatil yapmak istemez misiniz?

Yıl sonunda, her zamankinden farklı bir güzel sofrada ailenizle yeni yılı karşılamak istemeniz, GÜNAH mıdır?

Kimilerine göre öyle!

“Müslüman Noel kutlamaz” diyorlar!

Yani, Hazreti İsa’nın doğum günü!

İyi de, İsa’nın doğum günü 25 Aralık. NOEL bu tarihte kutlanıyor.

Öte yandan; Müslümanlıkta da Hazreti Musa, Hazreti İsa, Allah’ın elçileri olarak kabul edilmiyor mu?

İnsanlar, maddi olanaklarına göre 31 Aralık gecesini biraz farklı yaşamak istiyorlar. KİME NE?

Her insan, kendi kaderini kendisi, belirler. Ha, sonunda kimi cennete kimi de cehenneme gidermiş. SANA NE?

“Müslüman Noel kutlamaz” diyen adam;

-         Müslüman kul hakkı yemez,

-         Müslüman başkasının malına, ırzına, canına kastetmez,

-         Müslüman, farklı inançtan da olsa insana karşı ADİL olur,

diyebiliyor musun?

Bunlar bir yana;

Yeni bir yılda hangi koşullarda yaşayacağız?

Meclis’e sunulan 2020 Bütçesine göre;

·       Yeni yılda yalnızca BORÇ FAİZİ olarak 139 milyar lira ödeyeceğiz!

·       Yap-İşlet-Devret yöntemiyle yapılan köprüler, otoyollar ve şehir hastaneleri için 18.9 milyar lira ödeyeceğiz!

·       Hazine 154.1 milyar lira yeni borç bulmak zorunda!

·       İşsizlik, geçim sıkıntısı aileleri parçalıyor, intiharlar hızla artıyor.

·       Tarım ve hayvancılıkta yerli üretici perişan, ithalatçı firmalar bayram ediyor! Ama vatandaş temel ihtiyaç maddelerini pahalıya tüketiyor ya da tüketemiyor!

·       Türkiye toprakları Araplara pazarlanıyor! Yalnızca Katar’lı Emiri ve annesinin 795 bin metrekarelik toprakları olmuş!

·       Elektrik, su, doğalgaz, akaryakıt başta olmak üzere, vergi ve harçlara yüzde 22.5 ve üzeri zamlar yapılırken, memur, emekli, asgari ücretli ve işçiler yüzde 5-6’lık zamlarla avutulup yoksullaştırılıyor!

·       Üçüncü köprünün yüzde 51 hissesini Çinliler alıyormuş! Yapanlar alır da satar da, bize mi soracaklar?

Ama, bize de düşen önemli bir görev var;

Suriye’de demokrasiyi sapladık! Şimdi de LİBYA’ya asker göndereceğiz! Çünkü, maliyeti en düşük olan asker bizim askerimiz!

Daha hesap yapılacak çok konu var ama, siz bütün bunları boş verin,

İstanbul’da beklenen büyük depremi de düşünmeyin!

KANAL İSTANBUL’un ülkemize getireceği maddi-manevi yük ne olacak?

Bunu düşünün.

Bunu düşünürseniz, zaten yılbaşı falan kutlayamazsınız! 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

hasan - Elbette ki Müslüman kul hakkı yemez. Hangi inançtan olursa olsun başkasının hakkına girmez girmemelidir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Aralık 10:56
02

Hasan - Sayın Mustafa KÜPÇÜ, 10 yıla yakın zaman zaman yazılarınızı okuyorum. Ancak yılbaşı konusuyla ilgili yazdığınız yazılarda yeterli araştırma yapmadan edindiğiniz bir ezberi tekrarlıyorsunuz. "İsa'nın doğum günü 25 Aralık" dolayısıyla yılbaşı kutlamanın Hristiyan kültürüyle ne alakası var diyorsunuz. Batı kiliselerine göre, "İsa'nın doğum gününün 25 Aralık" olduğu doğrudur. Ama bir de doğu kiliseleri var. Doğu kiliseleri; Rus, Balkan ve Ermeni kiliseleri Noeli 6-7 Ocak gecesi kutlar. Dolayısıyla ikisinin ortası 31 Aralık-01 Ocak oluyor. Hristiyan dünyasında bu takvimle beraber birlik oluşturulmak istenmiştir. Ayrıca milat doğum zamanı demektir. Kimin doğumu? Herhangi bir Hristiyan'a kullandığınız takvim hangi olayla başlar dediğiniz zaman alacağınız cevap bellidir. Siz şöyle diyorsanız, Ben araştırdım, doğu kiliselerinin dediği yanlış ben batı kiliselerinin dediğini doğru buluyorum. ben de diyorum ki ikisi de yanlış. Hz. İsa doğduğu zaman Luka'da geçen ifadeye göre Çobanlar, "kırlarda kalır ve geceleri sürülerine nöbetleşe bakarlardı."(2:8) Yanı Hz. İsa doğduğu zaman kış değildi. Yukarıya dönecek olursak miladı takvimle Hristiyan dünyasında birlik sağlanmıştır ve elbette Müslüman Noel kutlamaz.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 30 Aralık 10:48

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?