İzmit yıllar sonra yeni bir yıla girdi

Evet şaka değil.

İzmit yıllar sonra yılbaşı kutladı dün akşam.

Herkesin yaşam tarzı, hayata bakışı, geleneklere olan bağlılığı farklı olabilir.

Herkes, birbirinin yaşam alanına, özgürlüğüne saygı duyduktan sonra, insanların hayatı nasıl yaşadıkları, yasalar çerçevesinde kalmak ve yasaların koruması altında olmak kaydıyla kendilerini bağlar.

Siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin ya da her ne ise adı, insanlara belli bir yaşam tarzını, geleneği dayatmasını bırakın, zaman içine yayarak toplumu yavaş yavaş dönüştürme çabası dahi insanlara yapılan büyük haksızlıktır.

Uzun yıllardır İzmit caddelerinde göremediğimiz yılbaşı süsleri, ışıklandırılmış dükkanları, ağaçları görünce, aradan geçen yıllarda kentin ne kadar renksizleştirildiğini düşündüm.

Evet İzmit, tam 15 yıl sonra yılbaşı kutladı.

İnsanların bu konuda yaşadığı heyecanı, mutluluğu sosyal medyadaki paylaşımlardan da rahatlıkla anlayabiliyorsunuz.

Herkes bastırılmadan, aksi dayatılmadan, renkli bir kenti özlemiş.

Bunda en büyük pay, bu ihtiyacını sandıkta gösteren İzmit seçmeniyle beraber, insanlara bunları hayal ettiren İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in kuşkusuz.

İzmit’e kadın eli değdiği her halinden belli oluyor.

Hemen her gün insanların, Hürriyet’le ilgili sosyal medyadan yaptığı kutlama paylaşımlarını görüyorum.

Ama yılbaşı için gelin gibi süslenen, konserler planlanan, bir festival havasına bürünen İzmit’i görünce insanların mutluluğu, daha da bir yükselmiş durumda.

İşte dün akşam pek çok yerde hem Mekke’nin fethi kutlandı, hem de yılbaşı.

Kimse kimsenin değerlerine saygısızlık etmedikten sonra, isteyen herkes istediği gibi karşıladı 2020’yi.

Keşke yeni bir yılı karşılamayı dahi bu kadar politize etmemiş, insanların yaşam tarzının sembolü olarak görmemiş olsaydık.

Ne kadar güzel olmadı mı konserlerle, ışıl ışıl görüntüsüyle İzmit?

Ben İzmit’in bu yeni halinde mutluyum.

Yıllar sonra İzmit yeni yıla girecek.

Ben kısa bir İzmit turu atıp, geceyi portakal soyup, ıhlamur içerek evimde geçireceğim.

Umarım bu yıl İzmit başta olmak üzere, tüm ülke ve dünya için, daha huzurlu, daha mutlu bir dönemin başlangıcı olur.

Herkese sağlıklı, mutlu, huzurlu bir sene diliyorum.

Fikri Işık sosyal medyada bunları açıklayacak

Biliyorsunuz, Türkiye’nin otomobili geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen törenle nihayet tanıtıldı.

Ben de pek çokları gibi tanıtılan araçların dizaynını beğendim.

Araçların İtalya’da çizimine yönelik eleştirileri ise, açıkçası çok da haklı bulmuyorum.

Uzun yıllardır hayal edilen yerli otomobil meselesi, bir süreç işi.

Şimdi dünyada otomobili bir kenara koyalım, bir cep telefonunu bile tek bir ülke üretmiyor.

Şu anda markalar, uluslararası konsorsiyumlar şeklinde üretim yapıyor.

Çoğunluğu yerli üretim olacak olan TOGG’un aracının da, Bursa’da kurulacak Türk mühendislerinin, teknisyenlerinin çalıştığı fabrikada üretilecek olması çok değerli.

Daha da değerli olanı, yerli markanın adının konularak, yurt dışı pazarlarında boy göstermesi olacak.

Çünkü yaşadığımız çağda önemli olan sadece üretmek değil.

Daha da önemli olanı, pazar bulmak, satış yapabilmek.

Yaşadığımız neoliberal çağda, satılamayan, karşılığı olmayan her ürün fazlalık.

Bu nedenle, anlatıldığı gibi yerli otomobilin yurt dışında satılma lisansı olması çok değerli.

Başından beri katkı veren herkesi kutlamak istiyorum.

Konu yerli otomobil olunca, hepimizin aklına doğal olarak bundan üç yıl kadar önce, dönemin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı olan AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın sürücü koltuğuna oturduğu yerli otomobil tanıtımı geliyor.

Sahi ne oldu o yerli otomobile?

Bildiğim kadarıyla o gün tanıtılan aracın prototipleri de yerli çizimdi.

Ama onun yerine, hafta sonu tanıtılan araçlar tercih edildi.

Tanıtımda gözler doğal olarak, Fikri Işık’ı aradı.

Davet edildi mi, edilmedi mi?

Işık, programda neden yoktu? Kısa bir araştırma yaptım.

Öğrendiğim kadarıyla Fikri Işık, gözündeki arpacık nedeniyle tanıtıma gidememiş. Daha sonra Cumhurbaşkanı’nın Hereke ziyaretinde yanına giderek, durumunu anlatmış.

Tabii ki her hastalığın derdi, yaşayana büyüktür.

Ama bu iş başlarken en önde olan isimlerden birinin, değil gözündeki arpacık, Allah korusun ayağına inme inse, yine de o toplantıda olmasını bekliyor insanlar.

Tabii bir de, zamanında 47 milyon euroya fikri mülkiyet haklarıyla birlikte satın alınan, Saab patentli ilk otomobilin platformunun akıbeti merak ediliyor.

Önceki gün de Fikri Işık sosyal medya hesabından, bu konuyla ilgili bir açıklama yayınlayacağını söylemişti.

Şimdi herkes Işık’ın ne diyeceğini merak ediyor.

Benim öğrenebildiğim kadarıyla Fikri Bey bir basın açıklaması yerine, sosyal medya hesabında açıklama yayınlayacak.

Ve bu konuyla ilgili merak edilenleri kendi bakış açısından anlatacak.

Benim öğrenebildiğim kadarıyla bu açıklamada, alınan platformun, TOGG’un bugün görücüye çıkardığı Türkiye’nin otomobilinin üretim sürecindeki rolünü anlatacak.

Işık, Türkiye’nin yerli elektrikli araç mühendis ekibinin, kendi döneminde satın alınan bu platform üzerinde oluştuğunu söyleyecek.

İddialar o ki; Türkiye’nin elektrikli araç üretiminde çalışan mühendis ekibi, işte o platformda eğitilmiş.

Sonuçta, yerli otomobilin girişim sürecinin başında bulunan bir ismin, otomobilin tanıtım töreninde isminin bile anılmaması, tabii ki merak edilir.

Dolayısıyla Fikri Beyin açıklamasında, bu konuya da yer vermesi umuluyor.

Bir de duyduğum kadarıyla Fikri Bey, basının kendisini görmezden geldiğini düşünüyormuş.

Sanırım açıklamayı sosyal medya üzerinden yapma niyetinde, bu durum da etkili.

Bence burada biraz haksızlık yapıyor Işık.

Yıllarca her gün, her dediği bu kentin bazı gazetelerinde manşet olurken, bugün o gazetelerden şikâyet etmesi çok da haklı bir serzeniş değil.

Bağımsız, özgür basın bir gün herkese lazım.

Bunu yavaş yavaş da olsa, herkes bir gün mutlaka öğreniyor.

SOSYAL MEYDAN

İsmail Saymaz’ı biliyorsunuz. Hürriyet gazetesi muhabiri.

Geçtiğimiz günlerde andığımız Sarıkamış Şehitlerimizle ilgili paylaştığı bir fotoğraf, gerçekten çok etkileyiciydi.

Sarıkamış Kayak Tesisleri’nde bir grup öğretim görevlisinin yaptığı, Sarıkamış’ta donarak şehit olan askerlerin kardan heykelleri, bir kez daha yaşanan facianın acısını derinden hissettirdi bana.

Her ne kadar 90 bin denilse de, sayısını hala tam olarak bilemediğimiz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum.

Kışın kendisini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde, bundan yüz sene evvelki teçhizatlarla, yüzlerce metrede ülke için canını feda etmeye giden vatanın bu unutulmaz kahramanlarını, bu kahraman heykellerle anan öğretim görevlisi arkadaşları da kutluyorum.

Allah ülkemize bir daha, böyle acılar yaşatmasın.

KÖKSÜZ KELİMELER

“Ne kadar ileriye gidersen, o kadar arkanda bırakırsın…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ozan ÖZGENÇ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Adam Arıyorum - eğer yazacak bir şeyler bulamıyorsan evde çoluk çocuk soba üstü kestane patlat 15 senedir kim yılbaşı kutlayamamış hadi

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 01 Ocak 11:30
02

Hürriyet Adıgüzel - Ozan bey. bence geçen hafta tanıtılan SUV araç, Fikri beyin 47 milyon yuroya aldıkları araç.SAAB firmasının İsviçre fuarında görücüye çıkardığı SUV.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 01 Ocak 10:23
01

İzmitli - 15 sene sonra kavuştuğunuz Bayramınız kutlu oosun o zaman.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 01 Ocak 08:16

Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?