Nevzat Doğan vefayı şimdi gösterecek mi?

İzmit Belediyesi'nde sözleşmesi yenilenmeyen memurların durumu birkaç gündür kentin gündemindeki yerini koruyor.

Benim tanıdığım çalışanların da olduğu bu isimlerin durumu elbette çok üzücü.

Ama benim bu konuda söyleyecek başka bir sözüm var.

Önceki gün gazetede arkadaşlarla bu konuyu konuşurken de söyledim: Bu durumun asıl sorumlusu, Nevzat Doğan'dır.

"Neden?" diyen olacak elbet...

Ben Nevzat Doğan'ın İzmit Belediyesi'ndeki çalışma tarzını yakinen bilen ve takdir eden, bunu da yazılarımda zaman zaman yazmış bir gazeteciyim.

Hatta, kendi partilileriyle dahi gerekirse karşı karşıya gelen biriydi Nevzat Doğan.

Kendisini de belediye başkanı olarak beğenir ve takdir ederdim. Bunu kendisi de bilir.

Ama...

Başkanlığının hemen ardından, bundan yaklaşık 8 ay kadar önce bir internet gazetesine verdiği röportajdaki bazı ifadelerini okuduğumda, gözlerime inanamamıştım.

Çünkü ne Nevzat Doğan'ın profesyonelliğine, ne onun dönemindeki İzmit Belediyesi'nin kurumsal kimliğine uyan ifadelerdi bunlar.

Bugün İzmit Belediyesi'nde sözleşmeleri yenilenmeyen memurların sorumluluğu, aslında o ifadelerde saklı.

Hepimiz her zaman biliriz ki, belediyeler kamu hizmeti yapsa da siyasi kurumlardır.

Her belediye başkanı, başa geldiğinde kendi ekibini kurduğu gibi, partisinin beklentileriyle de karşı karşıyadır.

Bu durum geçen 15 yıllık AK Parti dönemi belediyeciliğinde de böyledir, onun öncesinde de, şimdi de.

Seçimlerden hemen birkaç gün önce Nevzat Doğan, sayılarını tam bilmemekle beraber, yaklaşık 30 kişiyi İzmit Belediyesi'nde sözleşmeli memur kadrosuna almıştı.

Başkanlıktan ayrılırken, seçim öncesi yaptığı bu kadrolaşma çok tartışılmış ve eleştirilmişti.

O gün belediyeye sözleşmeli memur alınanların içinde belediyede birkaç yıldır çalışanlar da vardı, yanındaki belediye başkan yardımcısının oğlu gibi yeni başlayanlar da.

İşte yazının başında bahsettiğim, beni şaşırtan o röportajda Başkan Doğan, bu işe alımlarla ilgili sorulan soruya aşağı yukarı şöyle cevap vermişti: "Devletin bana verdiği bu hakkı, yıllardır yanımda çalışan insanlara vefa duygusuyla kullandım".

Hatta, bazılarının kendisi gittikten sonra sıkıntı yaşamamak için, gitmeden bunu bizzat kendisinden istediklerini bile söylemişti. Dahası, o dönem başkan yardımcılarından Mehmet Örgev'in oğlunu da, Örgev'in ricası üzerine vefa duygusuyla sözleşmeli memur yaptığını söylemişti...

Tabii ki kelimesi kelimesine böyle değil belki ama fazlasının da olduğunu hatırlıyorum. Merak edenler arama moturuna yazıp röportajın aslına ulaşabilir.

Yani mealen diyordu ki Doğan, "Daha önce kullanma imkânım olduğu halde gerek görmediğim devletin belediye başkanına tanıdığı bu hakkı, bu seçim kritik olabileceğinden şimdi 'vefa duyduğum kişiler için' kullanıyorum..."

Yani işe alımları bir liyakat değil, vefa borcu olarak açıklıyordu...

Yıllardır gerek görmediği hakkı, aday olmadığı seçimde 31 Mart'a günler kala kullanıyordu...

İnsanlar tabi ki hep daha iyi konumda, daha iyi şartlarda çalışmak isterler.

Bunu hak eden, bunun için çalışan herkesin de en doğal beklentisidir bu.

Nevzat Bey son dakikada vefayla, ricayla bu insanları sözleşmeli memur yaptığını söyleyerek, işte bugün hak eden, etmeyen sözleşmesi yenilenmeyen tüm bu insanların sorumluluğunu da o gün üstüne aldı.

Yıllardır bildiği, tanıdığı, emeğine teknik altyapısına inandığı bazı personeli, çok daha önce bu kadrolara almalıydı...

Ama son ana kadar bekleyerek, bir saatli bomba gibi giderayak belediyenin ortasına bıraktı...

O gün, o insanlar saatli bomba yapılırken, Başkan Hürriyet'te o bombayı kucağında buldu.

Öğrendiğim kadarıyla, sözleşme yenilenmeyen bu isimlerin içinde, geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanlığı Müfettişlerinin sözleşmesini usulsüz bulduğu bazı isimler de var.

Bir bakıma, mevcut hükümetin müfettişlerinin de atanmalarını usulsüz bulduğu isimler.

Yani haksız yere kamunun parasını, hak eden başka birinin kadrosunu kullanan bazı insanlar.

Bunların içinde bildiğim kadarıyla mezuniyeti saklanarak, yani evrak gizlenerek atanan da var, zabıtada şoförken kameraman kadrosundan memur yapılan da...

Biliyorum, bu yalnız bir belediyenin meselesi değil. Maalesef birçok yerde kulağımıza gelen haksızlıklar bunlar.

Peki bunların hesabını kim verecek?

Bir de bu insanları evinde ziyaret ederek, durumu iyice siyasi şova dönüştüren partililer var ki, o sıkıntılı insanları hala siyasi malzeme olarak kullanıyorlar maalesef.

Lafı hiç eveleyip gevelemeyeceğim.

Tabii ki ben İzmit Belediyesi'nin, ilgili sözleşmeli memurlarının iş akitlerini yenilememesini alkışlamıyorum.

Ama bu durumun birinci sorumlusu olarak da, meselenin böyle olacağını bile bile bunu hazırlayan Nevzat Doğan yönetimini görüyorum.

Kamu kaynaklarıyla vefa göstermek, birilerine sahip çıkmak kolaydır elbet...

Ama konu vefaysa, bunu asıl şimdi gösterme zamanı değil mi?

Bildiğim kadarıyla Başkan Hürriyet bu arkadaşlara belediye şirketi Bekaş'ta çalışma hakkını da sunmuş.

İçlerinden bazıları kalmayı kabul ederken, bazıları da kabul etmemiş.

İşte, giderken vefa gösterenlerin, insanların evlerine kadar gidip "sahip çıkanların", şimdi kendi şirketlerinde de bu arkadaşlarımıza vefa gösterip sahip çıkmalarını bekliyorum.

Başta da, tüm insanları vefa duygusuyla İzmit Belediyesi’nde sözleşmeli memur yapan Nevzat Doğan’dan.

Hadi bakalım, vefasında samimi olanlar şimdi ortaya çıksın...

----------SOSYAL MEYDAN--------

EN ÇOK KİTAP OKUYAN 9. ŞEHİR KOCAELİ

Yanlış hatırlamıyorsam yaz aylarında, 2018’in tiyatro izleme oranlarını açıklayan TÜİK, bu alanda ilk sırada Kocaeli’yi açıklamıştı. Tiyatroya gitme oranında en yüksek değere sahip olan il her bin kişi başına 208 kişi ile Kocaeli olmuştu. Kocaeli’de ikamet edenler arasında tiyatroya gitme oranı ise binde 208 olarak gösterilmişti.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’nin kitap okuma oranlarıyla ilgili yaptığı paylaşıma denk geldim. Oradaki sıralamaya göre de Kocaeli üst basamaklarda yer alırken, Türkiye’de en çok kitap okunan 9. il olarak gösterildi.

Muğla, Ankara ve İstanbul sıralamasıyla başlayan listeye 9. Sıradan giren ilimiz, tiyatro izlemenin ardından en çok kitap okuyan iller arasında yer alarak, sanayi kentinden yavaş yavaş kültür sanat şehri olmaya doğru yol almaya başlamış gibi görünüyor.

Ne yalan söyleyeyim, bu rakamları gördükçe bir Kocaelili olarak gurur duydum.

Bu kentin ileride, tarih ve turizm konusunda hak ettiği yerlere ulaşmasını umuyorum.

KÖKSÜZ KELİMELER

“Bazen nasip, en güzel ihtimaldir…”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ozan ÖZGENÇ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?