EMPERYALİZMİN KURBANI LİBYA ve İHVAN SİYASETİ…

Bizim Anadolu öykülerinde sıkça görülen bir olaydır;

Güzel kız, sevdiği gençle yuva kurmayı düşler. Ama güzelliği başa beladır! Varlığını, devlet malına konma, silah zoruyla mülk edinme, uyuşturucu ticareti ve kaçakçılıkla sağlamış olan AĞA, yoksul ama güzel köylü kızına köz koymuştur! Kızın gönlü yoktur ama ağa kafaya takmıştır bir kere!

 Sonunda, köyden bir IRGAT’ı “tetikçi” olarak kullanarak, yakışıklı delikanlı ve kızın babasını ortadan kaldırır! Artık kızın velisi amcasıdır! Ağa, amcayı paraya boğar, biraz mülk verir, kızı haremine atar!

LİBYA’nın başına gelen de budur!

Libya’nın delikanlısı KADDAFİ’dir. Sevdiği kız da LİBYA!

Kaddafi, ülkesinin petrol varlıklarına göz diken emperyalizme karşı çıkar.  O’nun manevi rehberlerinden biri, geçmişte İtalyan emperyalizmine direnen ve bu uğurda canını veren ÖMER MUHTAR, bir diğeri de MUSTAFA KEMAL olmuştur!

Kaddafi’nin 42 yıllık yönetiminde Libya halkı huzur ve refah içinde yaşar. Uyguladığı sistem; “İslam Sosyalizmi” olarak tanımlanır.

O, İslamiyet’e bütün içtenliği ile bağlı, “samimi bir Müslüman” örneğidir. Okuduğu ve anladığı kutsal kitap KUR’AN’da;

KUL HAKKI YEMEYECEKSİN, YOKSULUN HAKKINI KORUYACAKSIN,

İŞİ EHLİNE VERECEKSİN, AKLINI KULLANACAKSIN, demektedir.

 İslamiyet, her türlü sömürüye karşı bir ADALET DİNİDİR…

Yani; Bireysel ve haksız kazanca değil, TOPLUMSAL ÇIKAR ve ADALETE dayanır!

Oysa, kimileri için ise din, ticaret ve siyasetin en etkili malzemesidir!

Kaddafi, emperyalizmin baş belası olur! Ülkesini “petrol tekellerine” kapatır. Mazlum ülkelerin emperyalizme karşı verdiği mücadelelere destek olur. 1974’de Türkiye’nin “Kıbrıs Barış Harekatı” sırasında, ABD ve Avrupa’nın emperyalist ülkeleri Türkiye’ye ekonomik ve silah ambargosu uygularken, yanındaki tek DOST ÜLKE Libya ve Kaddafi olmuştur!

Öte yandan, Libya petrolü çok değerlidir.

 Başta ABD olmak üzere Avrupa’nın sömürge ve köle emeği ile zenginleşmiş kimi ülkelerinin iştahını tetiklemektedir! Köylü güzeli, genç kıza gözünü dikmiş ağa misali her türlü oyuna hazırdırlar!

Sonra bir gün, bir bahane bulup, emperyalizmin silahlı gücü NATO’nun tecavüzüne uğrar Libya!

Türkiye’nin VETO hakkı vardır! Nedense, bu hak kullanılmaz!?

Zamanın Başbakanı önce; “NATO’nun Libya’da ne işi var?” der. Sonra; “”NATO, Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tescil etmek için orada” der! Ve, bu tecavüzde lojistik destek de sağlar!

Kaddafi, hunharca katledilir. Libya, parçalanır ve bir İÇ SAVAŞ’a sürüklenir! Şimdi Libya’da iki güç çatışıyor;

 “Müslüman Kardeşler/İHVAN” destekli ve liderliğini Feyiz Sarrac’ın yaptığı “Ulusal Mutabakat Hükümeti” Trablus’a hakim. General Halife Hafter de Tobruk’a ve ülkenin büyük bir kısmına hakim durumda.

 Birleşmiş Milletler, Sarrac’ın kurduğu “Milli Mutabakat Hükümetini” tanırken, Avrupa Birliği, Afrika Birliği, Arap Birliği, Rusya, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Hafter’i destekliyor!

Sonunda kimin ülke yönetimine egemen olacağı belli değil.

Bu koşullarda, TARAF OLMAK bir yana, herhangi bir tarafı desteklemek için ASKER GÖNDERMEK doğru bir tercih olabilir mi?

·       HAFTER bu mücadeleyi kazanır da, Libya yönetimine egemen olursa ne olacak?

·       BU askeri müdahalede yaşamını yitirecek Türk askerlerinin hesabını kim verecek?

·       Türkiye’nin uğrayacağı uluslar arası yenilgi ve maddi-manevi  kayıplardan kimler sorumlu olacak?

·       AKP iktidarı “savaşmak üzere asker gönderme ve “TARAF seçme” tercihini neden kullanıyor?

Çünkü; AKP iktidarı, “Arap Baharı” denilen ve Ortadoğu’nun parçalanmasına yönelik emperyalist oyunda, “İHVAN” diye tanımlanan “Müslüman Kardeşler Örgütü” lehine taraf seçiyor!

Oysa, Uluslar arası siyasette temel kural; “ULUSAL ÇIKAR” dır!

SURİYE iç savaşında “taraf” olarak maddi,-manevi çok ağır bir bedel ödedik ve hala ödüyoruz!

Hiç mi ders almadık?

Libya iç savaşına “fiilen ve askeri müdahale ile taraf olursak” yaşanabilecek sonuçları düşünebiliyor musunuz?

Başta ABD olmak üzere, emperyalist güçler, yani küresel siyasetin ağaları bu müdahaleye seyirci mi kalırlar sanıyorsunuz?

Küresel siyasetin ağalarının “paralı fedaileri, terör örgütleri” hemen sahneye çıkarlar!

 Uluslar arası siyaset, “AKIL” ve “DİPLOMASİ” öncelikli olarak yapılır.

“Bir siyasi düşüncenin özel hesapları” üzerine kurulamaz!

Aslolan, ULUSAL ÇIKARLARDIR!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?