Reklamı Kapat

SİZ MİLLİYETÇİ MİSİNİZ? (1)

Öncelikle belirtmeliyim;

Bu yazımda herhangi bir siyasi parti ya da kurumu eleştirmiyorum.

Amacım, ülkemde dünden bugüne yaşanan kimi olayları örnekleyerek, “Ben Milliyetçiyim” diyenleri biraz düşündürmektir…

Kanımca, temel siyasal değerleri ne olursa olsun, bu ülkenin “vatandaşı” olan; kendisi, ailesi ve tüm yurttaşlarının “özgür, mutlu ve kaygısız” yaşamasını isteyen her insan “MİLLİYETÇİ” olmalıdır.

Ben, siyasal değerlerimle “TOPLUMCU” bir kimliğim olduğunu söyleyebilirim. Her toplumcu insan gibi; öncelikle ülkemin ve yurttaşlarımın birileri tarafından sömürülmesine ve hepimizin ortak sahibi olduğu “ULUSAL VARLIKLARIMIZA” sahip çıkmanın bir YURTSEVERLİK olduğuna inanırım. Bu anlamda da “Milliyetçiyim.”

Milliyetçi insan; “ülkesinin başka ülkeler ya da şirketlerce sömürülmesine karşı çıkar!”

Toplumcu değerlerde de, İslami değerlerde de bu temel hassasiyet vardır.

Arşivimde, TOBB- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun bir açıklaması var. Diyor ki;

·        “Ülkeler artık askerlerle değil, şirketlerle işgal ediliyor.”(12.11.2016)

Hisarcıklıoğlu, daha sonra, küçük esnafın büyük alışveriş merkezleri karşısında yaşadığı “HAKSIZ REKABET” ile ilgili olarak da;

·       “Perakende yasası çıkmazsa, vahşi kapitalizm gelir” dedi!

 Ama dediğine pişman oldu! TOBB’nin 34 şirketine maliye müfettişleri ile denetime geldiler!

Hisarcıklıoğlu, bu gelişme üzerine imana geldi!..

TMSF-Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Ahmet Ertürk ise;

·       “Ulusal sermaye artık yok, geçmiş olsun” diyordu! (15.12.2007)

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin bu ülkede yarattığı kaos, sağdan-soldan gençlerin idamları, siyasal yaşamımızdaki olağanüstü gelişmeler bilinir ama bu darbenin “24 Ocak 1980 “Ekonomik İstikrar Önlemleri Paketi” için yapıldığı gerçeği pek görülmez!

 Küresel sermaye, Türkiye pazarına koşulsuz girebilmek için “KİT’leri ortadan kaldırmak, ULUSAL SERMAYEYİ tuzağa düşürerek, Türkiye ekonomisi ve pazarına egemen olmak istiyordu!”

24 Ocak Kararları’nın “TEKNİSYENİ” olmakla övünç duyan Turgut ÖZAL, Darbe sonrası kurulan Bülent Ulusu Hükümeti’nde neden “Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı” oldu? Ve daha sonra, “siyaseten parlatılarak” yaklaşık 10 yıl ülke siyasetinde ve ekonomisinde nasıl söz sahibi oldu?

Özal’ın iktidarı ile bu ülkede 2 önemli ekonomik olay başladı; “Özelleştirmelerle KİT’lerin yok pahasına yerli ve yabancı sermayeye devri ve KÜRESEL EKONOMİK DÜZENE ENTEGRASYON!”

KİT’lerin özelleştirilmesi, belirli bir süreç içinde planlanmıştı;

 önce KİT’ler zarar ettirilecek, sonra “ülkeye yük oldukları, özel sektöre devredilince daha verimli çalışacakları, istihdamı artıracakları ve ülke ekonomisinin şahlanacağı” yalanı ile toplumsal tepkinin önüne geçilecekti! “ENTEGRASYON” ise İMF ve DÜNYA BANKASI’nın göreviydi!..

Ancak, daha da önemli olan, dünya finans ve inşaat şirketlerinin ülkemizde kök salmasını ve yüksek faizle dolar bazında borçlandırıp, uzun vadeli işletme haklarıyla büyük karlar sağlayacakları “YAP-İŞLET-DEVRET” yöntemiydi!

Bu ekonomik düzenin temel hedefi; devletin büyük borçlar ve faiz yükü altına sokulması ve ULUSLAR ARASI SİYASETTE –en hafif deyimle- baskı altında tutulmasıdır!

Nitekim, bunun örneklerini 1 Mart 2003 Tezkeresi’nin reddi sonrasında Türk Ordusu’na kurulan KUMPAS davalarında, Süleymaniye’de Türk askerinin başına çuval geçirilip tutuklanmasında, NATO Genel Sekreter seçiminde, ABD’nin hemen bütün terör örgütlerini kullanarak Ortadoğu petrollerine çullanmasını gördüğümüz halde, hala “Stratejik Ortak” olarak nitelenmesinde ve en son “Suriye’de Güvenli Bölge” olayında yaşadık!

Konumuz biraz derin.

Yarınki yazımızda, kaldığımız yerden devam edeceğiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Ahmet Öztürk - 'KİTLERDEN KURTULUŞ' adıyla yorum yapan arkadaşın yazıyı okuyup, bir kez daha değerlendirme yapmasını rica ediyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 00:02
01

Kitlerden Kurtulus - Abi kitlerin savunulacak bir yonu yok. Konuya siyasi gorus acisindan degil hur fikir ve vicdanla bakiyorum. Kitler 10 senede 50 milyar usd zarar yazdilar. Zarar etmeyen kit yok. 20 yildir eski krizlerin artik gelmemesinin sebebi kitlerden turkiyenin kurtulmus olmasi. Eskiden buralarda gerekenin 3 kati isci calisir siyasetle şantajla piyasaya gore 3 kat fazla maas verilirdi. Kamu iscisini calistirmak zaten mumkun degil, performans da rakiplerin 3 te biriydi. sonra da zarar yazar vergilerden odenirdi. Kisaca soylemeye utaniyorum oyverenler dahil ,calisan ve siyasetci bu kurumlarla ulkeyi yedi bitirdi. Fakat maalesef siyasetciler kitleri ve sacip savurmayi sever. Tam kurtulduk derken hukumet yine bir suru kit edindi. Kopruler, otobanlar ,thy, zarar eden kamu bankalari, krediler tcdd, sisen belediyeler , futbol kulupleri, akp nin kadrolu yaptigi 500 bin kamu iscisi yeni kitlerdir. Su an ekonominin yine kotulesmesi bu harcamalardan dolayi. Para kalmadigi icin is yok. Imf ye hepimiz küfrettik asla sevmiyoruz.,fakat imf olsaydi bu cilgin harcamalar ,yeni kitler olmazdi daha iyi durumda olurduk. 2020 icin umudum imf nin gelmesidir. Yoksa bu savurganlikla iyice batacagiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 19:38

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?