TOKİ’den ev, kamu bankasından kredi alırsanız, “faiz” “haram” değil

Sonunda bunu da gördük.

Diyanet İşleri Başkanlığı, bunca rezilliği arasına bir de “faiz” rezilliğini kattı.

“Faiz” konusunda öyle bir “fetva” verdi ki, aklınız şaşar.

Sipariş bir fetva!

“Abimi kırmayayım, büyüklerimi gücendirmeyeyim” fetvası…

Özetin özeti şu:

*Devlet kuruluşu olan TOKİ’den ev ve bu ev için gerekli olan krediyi kamu bankalarından alırsanız, faiz “haram” değil.

*Müteahhitlerden ev ve bu ev için gerekli olan krediyi özel bankalardan alırsanız, faiz “haram”!

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun son fetvası tam bu yönde.

Fetva, aynen şöyle:

“İslam’da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. Bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. İş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir. TOKİ aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. Bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.

Bu itibarla, devlet TOKİ’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir.”

Diyanet, bu fetva ile “faizli işleme” izin vermiş oldu

Nasıl ama?

Fetva, müthiş değil mi?

Siyaset uğruna, ticaret uğruna dinimiz bu hale getirildi.

Neymiş?

Devletin faizden para kazanma amacı yokmuş…

Bu “nedenle devlet bankalarının faizli işlemleri” caizmiş.

Yani bu faizlerin “dince sakıncası” yokmuş…

Konuya bir de şu yönüyle bakalım.

Sağlıklı ekonomilerde, devlet bankaları da kâr etmek zorundadır.

Nasıl kâr edecek?

Verdiği kredilere faiz işleterek…

“Devletin faizden para kazanma amacı” yoksa, bankalar nasıl para kazanacak ve nasıl ayakta duracak?

“Görev zararı” yazarak mı?

Şöyle mi diyeceğiz…

Kamu bankaları zararda ise, faiz caiz…

Kamu bankaları kârda ise, faiz haram!

Böyle bir anlayış olabilir mi?

Bir yıl önce tam tersi fetva vardı

Diyanet'in TOKİ konutlarına ilişkin faizli kredilere ‘caizdir’, diğerlerine 'caiz değildir' fetvası vermesi tartışma yaratırken, Diyanet TV’de bir yıl önce yayınlanan bir başka “faiz fetvası” ortaya çıktı.

Bu fetvada, “Enflasyon olan bir ülkede faiz helal midir?” sorusuna yanıt veren Diyanet görevlisi, “Faiz haramdır, faizdir, caiz değildir” yanıtını veriyor.

Bir yıl önceki fetva aynen şöyle:

“Faiz, İslam dininin kesinlikle haram kıldığı, yasakladığı bir şeydir. İslam’ın haram kıldığı, yasakladığı bir şeyi helal kılmak da kimsenin yetkisi dairesinde değildir. Kimse böyle bir şeyi yapamaz. Faiz haramdır, faizdir, caiz değildir. Kesinlikle faizin helal ya da caiz olduğunu söylemek dinen mümkün değildir, haramdır.”

Haydi, buyurun bakalım!

Geçen yıl öyle, bu yıl böyle!

Faiz geçen yıl haramdı, bu yıl “konut ve kredi devletten olursa”, faiz haram değil.

Her iki fetva da Diyanet’in!

Sevgili okurlarım, sözün bittiği yerdeyiz.

Böyle bir “dini saçmalık” olabilir mi?

Sen konut alımında, “Konut ve kredi devletten olursa faiz haram değildir” diyorsun, eee özel inşaat şirketleri ve özel bankalar taş mı yiyecek?

Daha durun bakalım, sanırım “fetva ile yaşamın” henüz başındayız.

Daha neler göreceğiz, neler!

Matematik ve mantık

Süveyş Kanalı, gemilerin yolunu 4 bin 300 kilometre kısaltıyor.

Panama Kanalı ise 15 bin kilometre…

Süveyş Kanalı yılda ortalama 5 milyar dolar, Panama Kanalı ise 3 milyar dolar kazandırıyor.

Ya bizim kanal?

İktidarın yapmayı düşündüğü Kanal İSTANBUL ise, gemilerin yolunu 15 kilometre uzatıyor.

Üstelik hemen yanı başında ücretsiz “doğal boğaz” var.

Ama biz yine de “Yılda 50 bin aptal gemi kaptanı”nın 100 bin dolar ödeyerek açacağımız kanaldan geçeceğini öngörüyoruz.

İşte matematik ortada!

Bu projenin bir mantığının olduğunu söyleyenler beri gelsin!

EYT

“EYT”nin kapsama alanı son günlerde biraz daha genişledi.

“EYT”, eskiden sadece “emeklilikte yaşa takılanlar” anlamını taşıyordu…

Sonra bir baktık, “EYT”yi “evlilikte yaşa takılanlar” da kullanmaya başladı.

Bakalım, “EYT”nin bundan sonraki durağı neresi olacak?

İki haber

Dün sabah gazetemizin internet sayfasını açtım, iki haber.

Biri…

“Gebze’de icradan satılık dev fabrika”…

Diğeri…

“İzmit’teki dev fabrika üretimini 1 ay durdurdu”…

Harika! Harika!

Ekonomimiz harika!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?