Onur meselesi her şey…

Çarşıda dolaşırken bir çok insan sessizce yanıma yanaşıyor ve hocam yazılarını takip ediyorum ve sana katılıyorum diyor.

Sağ olun bu gerçekten sevindirici bir olay kendi adıma. Ama gönül ister ki sessizce denileni gümbür gümbür insanlar söyleyebilmeli, bu kadar korkmamalı.

Tabi çalışan ve memurlar için bunu söylemiyorum, onlar genellikle sessizce yüz ve el hareketleri ile belirtiyorlar, onlar çalışan kısım sözüm zaten onlara değil. Ekmek davası ama yine de tavsiye şu; kendilerini de üç kuruş için o kadar da heba etmemeliler.

Çarşıda dolaşırken yılbaşından bu yana şunu görüyorum birçok dükkân kapanmış ve birçok esnafta can çekişiyor. Ha kapattı ha kapatacak durumda.

Ticaretin temel taşını oluşturan küçük esnaf rekabet etmekte sürekli dar boğaza sürüklendiği için can çekişmeye devam ediyor, hatta artık can çekişemeyecek hale gelmiş durumda.

Mahalle ve sokağımızda bulunan esnafın yok olup gitmemesi için herkesin elini taşın altına koyarak destek olması kaçınılmaz olmalıdır.

Bu aynı zamanda sosyal dayanışma ve yardımlaşma için de gereklidir.

Küçük esnaf basit anlamının çok ötesinde bir görev üstlenmiş komşularımızdır.

Bu kesim aynı zamanda; emlakçıdır, danışmandır, emanetçidir, sırdaştır, yoldaştır, merhamettir ve de dayanaktır.

Hiçbir kurumsal marketten bu yönde bir destek görmeniz mümkün değildir. Toplumsal ve sosyal dengelerin bozulmaması gerekir. Küçük esnafın korunup, gözetilmesi hepimizin geleceği içinde önemlidir.  Küçük esnafın dükkânın kapanmasının çok ötesinde değerlerinde kaybolması anlamına gelmektedir.

Şu da bir gerçek günümüzde dar ve sabit gelirli insanlar için yaşam koşulları her geçen gün zorlaşmaktadır. Herkes tabi ki öncelikle kendi çıkar ve bütçesini düşünmek zorunda.

Fakat bunun yanında da en azından bazı temel ihtiyaçlarını küçük esnaftan gidermek suretiyle bir denge de kurmuş olmalıdır. Küçük esnaf; kira, vergi, sigorta, elektrik, su ve eleman olmak üzere sabit giderlerle boğuşurken çark çoğu zaman dönmekte zorlanmaktadır.

Burada Esnaf Teşkilatlarının, Ticaret Odalarının ve devletin de devreye girerek bu kesimi korumak adına destek ve teşviklerle kol, kanat germesi gerekmektedir. Mesela elektrik tarifesi farklı olabilir veya vergi ve sigorta konusunda esnafın lehine olacak iyileştirmeler yapabilir.

Elbet kurumsal marketlerle baş etmek mümkün değildir. Birçok pazarlama teknik ve hileleri ile tüketicinin aklını çelen marketler karşısında da vatandaşın bilinçli ve duyarlı olması gerekmektedir. Bu şekilde ticaretin piyonu olmaktan kendini kurtarmış olarak küçük esnaf ve zanaatkârlara yönelmekle bir dengi unsuru oluşacaktır.

Günümüzde rekabet öyle boyutlara ulaşmış ki sanal marketlerden alışveriş yapıyorsunuz ve istediğiniz her şey kapınıza kadar geliyor. Bu durum aslında bakkal çırağının evinize servis yaptığı hizmetin güncellenmiş versiyonundan farklı bir şey değildir.

Eskiden olduğu gibi balkondan sepeti uzatarak bakkaldan ekmeğimizi almanın nostaljisi ile geçmişe yolculuk yapmanız hayal değildir.

Gittikçe yok olma noktasına gelen küçük esnafı hem birey, hem esnaf ve ticaret odaları, hem de devlet olarak korunması gerekmektedir. Bu kesimin yok olması sosyal dokumuzun da bozulması anlamına gelir ki bu durum onarılmaz yaralar açacaktır.

Şimdi herkes hep eskiyi anıyorsun diyecek, ancak hep geçmişi hatırlatırken benim aslında anlatmak istediklerim var.

Geçmişte sivil toplum kuruluşlarının yönetimleri Karamürsel’de iktidarı elinde tutanlar tarafından şekillendirilmiyordu.

Mücadele edecekler tarafından sivil toplum kuruluşları oluşturuluyor ve esnaf ise esnaf için, Ziraat ise çiftçi için çalışacaklardan oluşuyordu. Böylece iktidar da muhalefette onlara her tür desteği veriyordu.

Şimdi bakıyorum hepsi pusmuş sessizce kenarda duruyor. Aman benim koltuğuma kimse dokunmasın diyenlerle yada zirvedekine nasıl yaranabilirim diyenlerle ortalık dolu. Bu onursuzluktan başka bir şey değildir.

Onuru olan kuruluş üyeleri için çözüm üretir, onuru olan üyeleri için gereken mücadeleyi canı pahasına yapar. Küçük olsun benim olsun devrini görüyoruz, her gün daha fazla çıkmaza giriyor yok oluyoruz.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Kocaeli'de en başarılı bulduğunuz milletvekili kim?