Reklamı Kapat

Çınarın günahı ne!

Biz insanlar, hep gözümüzün önünde olan varlıklar konusunda yeterli bilgi sahibi olduğumuzu sanarız. Ama bu kesinlikle doğru değildir.

Örnek olarak çınar ağacını  alalım.Kentimizde her adımda karşılaştığımız bir ağaç. Acaba şunları biliyor musunuz?

Çınarın dünyada sadece  yedi türü vardır. Yurdumuzda Doğu Çınarı ve Batı Çınarı en fazla rastladığımız  iki  türüdür.

Çınar kuzey yarımküresine has bir ağaçtır. Doğal olarak Akdeniz’den Himalaya dağlarının doğusuna kadar yayılır.

Doğuda kutsal bir ağaçtır ve Tanrı'nın sembolü olarak kabul edilir.  

İran’ın başkenti Tahran’ın anlamı  “çınarların  yetiştiği yer” demektir.

Bilimsel ismi olan Platanus, yapraklarının yaygın ve düzlüğüne bağlı olarak latincede “düz” anlamındaki  “platis” kelimesinden gelmektedir.

İnanmak zor ama bu ağacın yaygınlaşmasında Napolyon Bonapart’ın çınar ve ağaçlarla kaplı caddelere olan tutkusu büyük rol oynamıştır.

Çınar ağacı monoiktir  Yani aynı ağaç üzerinde ayrı ayrı hem dişi hem de erkek çiçekler bulunur.

Olgunlaşmış tohumları çimlenme kabiliyetini birkaç yıl koruyabilir.

Heliofildir, yani ışığa düşkündür.

Hava kirliliği ile toprakta olabilecek gazlardan çok olumsuz etkilenir.

Çınar ağacı yapraklarının alt yüzündeki tüylü yapısına bağlı olarak havadaki tozları tutmada son derece etkindir. A.B.D’nin Modesto kentinde 1997/98 yılında,  40 yaşında bir “Akçaağaç Yapraklı Çınar ağacı”nın (Platanus acerifolia) çap verileri baz alınarak bilgisayarda simulasyonla yapılan  hesaplara göre, bu kentin yol kenarları ve parklarında her ağacın havadan tuttuğu kirletici miktarı 1689 gr olarak bulunmuştur.

Çınar ağacının ulaştığı gövde ve taç genişliği, boyu, ulaştığı yaş, kentlerde çok büyük problem yaratan kargaların  bu ağaca  bağlılığı her zaman göz önünde olduğuna göre; 

Dünyanın hiçbir kentinde 1-2 m genişliği olan kaldırıma  çınar ağacı dikilmez.  Çünkü ileri yaşlarda oluşturacağı gövde, kaldırımı insanlar için kullanım dışı bırakır. Halbuki İzmit kenti  bunun örnekleri ile doludur ve belediye böyle dar kaldırımlara neden hala çınar dikmektedir.

Dünyanın hiçbir yerinde  olgun çağında çınar gibi  10-15 m genişlikte çatı oluşturacak ağaçlar 3-4 m aralıkla dikilmemektedir. Çünkü kentteki ağaçların taçlarını serbest olarak geliştirmesi esastır. Yürüyüş Yolu (Zehirlenme Yolu diyorum) denilen yerdeki çınarları dikenlerin o zaman bu bilgilerden yoksun olması mümkündür ama İzmit’te çınar dikimleri neden hala yetersiz aralıkla yapılmaktadır?

Dünyanın hiçbir yerinde insanların yoğun olarak bulunduğu yerlere,  insanların üstüne “eden” kuşların, barındığı ağaç türleri dikilmez. Bu belediye, Yürüyüş Yolu denilen yerde yıkılan ve yıkılma olasılığı nedeniyle kesilen  çınarların yerine neden  çınar dikmeyi sürdürmektedir ?

Dünyanın hiçbir kentinde sık dikilmelerinin yanı sıra zamansız ve yoğun budamalar sonucu  gövdeleri bu kadar bozulmuş, eğilmiş ve hastalanmış çınar ağacı görmek mümkün değil iken neden İzmit’te böyledir?

Demek ki bakıp da görebilmek için yeterli bilgi gerekiyor.             

Kaynak:

1) Platano orientale.Orto Botanico.Universita di Padova.

2) Carminati M. - Ranghetti M. Perché gli alberi sono importanti per noi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?