Reklamı Kapat

Çöp, Atık, Geri Dönüşüm

Kentimizin gündemini bir süredir işgal eden çöp depolama alanı meselesi yeniden hararetlendi. Yeni bir yer tahsisi gündeme geldiği anda, ilgili bölgenin insanları doğal olarak ayaklanıyorlar; ellerinden gelen her şeyi ortaya koyarak kendi yaşam alanlarında bu tesisin kurulmaması için var güçleriyle mücadele ediyorlar. Daha önce Derince, İzmit ve şimdi de Kandıra bölgesi gündeme geldi ve yine her kafadan bir ses çıkar durumdayız.

Öncelikle şu tespiti yapmak gerek; şehrimizin atıklarını ortadan kaldıracağı bir tesise acilen ihtiyacı olduğu rakamlarla ve verilerle sabit. İzaydaş artık kapasite olarak yetmiyor ki bunda İzaydaş’a başka bölgelerden atık getirilmesinin de katkısı oldukça büyük. Konuya tam hakim olmamakla beraber İzaydaş’ın koku sorunu kökten çözülecek bir yatırım yapılması ve başka şehirlerden atık almamasının sağlanması mümkünse, en mantıklı ve kısa süreli çözüm bu olsa gerek.Benim konuyu ele almak istediğim nokta sadece “çöp” odaklı yaklaşımın bu meseleyi hafife almak olduğu yönünde. Bugün tüm dünya geri dönüşüm meselesini sürdürülebilirlik ve çevre meselesinde yaklaşımlarının merkezine yerleştirirken bizim şehrimiz hala konuya geçen yüzyılın yaklaşımıyla bakıyor.

AYRIŞTIRMA VE DÖNÜŞTÜRME

Evsel, tarım, ticari ve sanayi atıklarının doğrudan atığın ortaya çıktığı yerde ayrıştırılması bugün Avrupa’nın gelişmiş tüm ülkelerinde çok ciddi bir şekilde ele alınan ve yerel yönetimler eliyle desteklenen, teşvik edilen, yer yer yaptırımlar uygulanan bir konu. Bu çalışmanın faydası ayrıştırmanın bir sonraki aşamasında ortaya çıkıyor.Gıda atıkları gübre ve biyoenerji üretiminde kullanılıyor. Tarımsal atıkları hayvan yemi olarak işlenebiliyor. Plastik ve diğer petrol bazlı atıklardan asfaltı ikame edecek ürünler ve daha birçok alanda yeniden kullanım sağlayan ürünler elde ediliyor. Cam geri dönüşümü sürecinin sonunda yeniden şişeler üretilebiliyor. Yani bugün bilimin ve sanayinin geldiği nokta, atıkların sadece atık değil; ekonomiye yeniden girdi olarak değerlendirilmesini sağlamayı başarmış durumda.

Örneğin bütün dünya artık elektronik atıkların içindeki miligram ölçeğindeki değerli toprak elementlerini yeniden artı değer olarak ayrıştırarak ve işleyerek ekonomiye kazandırma noktasına gelmişken; lambaların, tonerlerin, pillerin içindeki gözle görülmesi bile neredeyse mümkün olmayan orandaki kıymetli madenleri işlemek için milyarlarca dolarlık teşvikler ve yatırımlar yaparken bizim evsel atıkları bile ayıramıyor durumda olmamız ve bunları “çöp” olarak görüp bir yere depolama ya da yakıp bertaraf etme ekseninde konuya yaklaşmamız gerçekten akıl karı değil. Burada ne yerel iktidarı ne de yerel muhalefeti suçluyorum. Bu mesele bir felsefe ve yaklaşım meselesidir. Türkiye genelinde bu konuda gerekli bilinç ne yazık ki hala daha oturmadı ve uzun bir süre daha oturması zor görünüyor. Ancak gençlerin bu konuda sahip oldukları farkındalık, harekete geçmemiz için gayet yeterli.

MEVZUATLAR VE UYGULAMA İRADESİ

Halbuki evsel, tarımsal, ticari ve sanayi atıklarının hepsinin atığın ortaya çıktığı yerde ayrıştırılması konusunda kanuni düzenlemeler ve bu çalışmaları yürütecek kurumlara teşvikler verilmesi atla deve bir iş değil. Oldukça basit, hızlı ve üstelik yeni istihdam alanlarını doğrudan ve dolaylı olarak mümkün kılacak bir konu. Plastik atıkları petrol bazlı ürünler ve ülkemizde petrol olmadığı için geri dönüşüme gitmeyen her bir pet şişe, ülkemizin ürettiği katma değerin başka ülkelere transferi yani bizim çalışıp onların kazanması demek. Gıda israfının kültürümüzce büyük bir yanlış olduğu gerçeği ortada dururken yapılan büyük israf ve işin daha da acı yönü bu israf edilen gıdaların “çöp” haline gelmesi bizim için yeterince büyük bir ayıp.

Bugünün gençlerinde geri dönüşüm konusunda bilinç, büyüklerine göre çok daha yüksek. Dünyanın onlara miras kaldığı hali görebiliyor, analiz edebiliyor ve başlarına nasıl bir bela sarıldığını anlayabiliyorlar. Bu sebeple gençlerin oldukça motive olduğu ve mobilize edilebileceği bir konu olması sebebiyle; mevzuat hazretleri bir adım atsa toplum devlete on adım atacak, açık net ortada. Atıklarını ayrıştıranların çöp vergilerinin azaltılması, bir zamanlar fiş kültürünü oturtmak için yapılan KDV iadesine benzer şekilde ayrıştırdığı atıklar oranında doğrudan senede bir kere nakdi destek verilmesi gibi adımlar atıldığı takdirde bu meselenin çözülmesi ve sistematik bir şekilde yürümesi inanın çok kısa sürede gerçekleşecektir.

Şehrimiz de bu konuda belki ülkemize örnek bir uygulamayı başlatabilir. Hazır bu konuda ciddi bir gündem varken ve zaruri olarak bir yatırım yapılması gerekirken; insanların yaşam kalitesini koku ve görsel olarak rahatsız etmeyecek dünyadaki örnekleri gibi daha küçük çaplı, belli ürünlerin geri dönüşümünde uzmanlaşmış yaygın bir ağ olarak inşa edilecek geri dönüşüm tesisleri fikri kenti yönetenler tarafından değerlendirilebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?