Reklamı Kapat

İbadet yeri!

İnanç konusunda takdir ve kabul hakkı her insanın kendine aittir. Hiç kimsenin inançları,  her hangi bir kişi, topluluk, mülki veya genel idari yetkil...

İnanç konusunda takdir ve kabul hakkı her insanın kendine aittir.

Hiç kimsenin inançları,  her hangi bir kişi, topluluk, mülki veya genel idari yetkilerle, yönlendirilemez, düzenlenemez, geçerli, geçersiz şeklinde değerlendirilemez.

Bunun tek istisnası  diğer inançlara saygılı olması ve zarar vermemesi olmalıdır.

Bu konuyu laiklik perspektifinden ele aldığımızda da dünyadaki inançların özgürlükleri noktasında en önemli unsurlarından bir tanesi olarak düşünürüm.

**

Her inanç sahibi, neye inanacağını, nasıl inanacağını, bu inançlarının gereklerini nerede, ne zaman ne şekilde yerine getireceğini, ibadet ettiği mekanların vasfını yine kendisi belirler.

Ülkemizde muhtelif inançlara mensup insanlarımız var. 

Şurası unutulmamalıdır ki;  İnsan olmak  noktasında   her  birisi   diğeriyle kardeştir!

 **

Her inancın ibadet mekanları var.

İbadet gün ve şekilleri var.

Bunlara hiçbir şekilde karşı çıkılamaz.  İnanç topluluklarından bahsederken, din,  tarikat, topluluk ve benzeri tanımlamalar yaparak, onların   duygu ve  düşüncelerine saygılı davranarak, örtülü de olsa  kabul ediyoruz. Bu şekilde doğru olanı yapıyoruz.

 Aynı dine mensup olduğunu söyleyen, ama  neredeyse bir birlerini dinsiz  ilan edecek kadar    saplantıya düşmüş, düşürülmüş, yönlendirilmiş, din, mezhep, cemaat, camia, topluluk  gibi nitelendirdiğimiz sadece  kendilerini hak kabul eden kalabalıkların olduğu da  bir gerçektir.

 Şuraya gelmek istiyorum. Zaman zaman ortaya sürülen cemevleri ibadethane olarak kabul edecek miyiz, etmeyecek miyiz şeklinde anlamsız bir tartışma yaratılmak isteniliyor.

**

Cem evlerinin ibadethane olup olmadığına karar vermek, münhasıran Alevi/ Bektaşi inancına bağlı  kardeşlerimizin hakkıdır.

Bizlere sadece onların verdiği karara saygı duymak düşer ve saygılı davranmak yakışır.

Eğer siz onların bu kararlarına saygı göstermeyip, Cem evleri ibadethane kabul edilemez gibi hiç de hakkınız olmayan bir öz sarf ederseniz, onlar da sizin ibadethane olarak kabul ettiğiniz mabetler de ibadethane değildir diyebilirler. İnanç ve  terbiyeleri gereğince  demeyeceklerinden de eminim !

**

 Ha o zaman şunu kabul etmek İnsanlık gereğidir. 

Mukaddesatına saygı gösterilmesini istiyorsan,   hayatın içinde ve toplumda var olan diğer bütün inançlara ve ritüellerine de saygılı olacaksın. 

Cem evlerinin ibadethane olmasına Alevi kardeşlerimiz karar verir!

 **

Müslüman olduklarını söyleyen bu kardeşlerimizde inançlarının tanımını ister mezhep, ister   bir dini anlayış … 

Nasıl isterlerse  öyle yaparlar ve  diğer inanç mensubu kardeşlerimiz de  bu tanımlamayı  uygun biçimde  anarlar, ona  göre  hitap ederler..

**

Unutmayınız ki, her bir inancın müşterek amacı hakka ulaşmaktır. 

Herkes inandığı bir yoldan menzile varmayı amaçlamakta o yolda uğraşmaktadır. 

Hangisine sorarsan onun ki doğrudur.

Ancak  hangisinin hak katında  kabul göreceğini sadece  hak bilir.

Onun yerine hüküm kurmak hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi, en büyük günahlardandır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Fahrettin Altınay - Tekke ve zaviyeler kanunu ile tüm tarikatların buluşma noktası tekkeler kanunla kapatılmıştır. alevilerin cem evleri kapatılmamıştır. Tekkelerde ibadet ritueli yapılsın mı ? yapılmasın mı ? bu devleti ilgilendiren bir konu mu ? yoksa verdiğiniz cem evleri örneğindeki aleviler gibi, bu tekkelere giden tarikat mensuplarını ilgilendiren bir konu mu ?. Elbet devlet başörtüsü, tekkeler, cem evleri tün ibadet mekanlarından ve tarzlarından baskıyı kaldırmalı elini çekmelidir. Siz neden Alevilerin inanç özgürlüğünden bahsediyorsunuz da ? tekkelere giden tarikat mensuplarına bu tür ibadet mekanlarının kanun ile yasaklanmasından bahsetmiyorusunuz. belli ki burada çifte standart uyguluyorsunuz. sizin gibi laikler ve laiklik tüm inançlara eşit mesafede ise cem evleri için düşündüğünüzü neden tekkeler için düşünmüyorsunuz. Kaldı ki Türkiyede laikliğin adı var kendi yok. Hem inançlara eşit mesafedeyim diyeceksin Hemde Hiristiyan inancının tatil günü pazar gününü % 99 müslüman halka devlet eliyle uygulatacaksın , sonrada ülkede laiklik var her inanca eşit mesafedeyiz diyeceksin. Kusura bakmayın ama bu uygulamaların laiklik olduğunu kimseye yediremezsiniz. Madem laikseniz her inanca eşit mesafede olun, ne yahudilerin dini günü Cumartesi, Ne Müslümanların dini günü Cuma, Ne de Hıristiyanların dini günü pazar günü tatil olmasın başka günler tatil olsun da laiklik eşit mesafede uygulanmış olsun. Bu ülkede Laiklik müslümanları baskılama aracı olarak amacı dışında kullanılmakta.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ocak 21:50


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?