Reklamı Kapat

Uğur Mumcu bugünleri tam 27 yıl önce görmüştü!

Araştırmacı gazeteci yazar Uğur Mumcu, 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giderek yaşamını yitirdi.

Suikastın üzerinden tam tamına 27 yıl geçti.

Mumcu öldürülürken, ben de Ankara’da askerdim.

Aradan 27 yıl geçti, hala sır perdesi aralanamadı, hala katilleri hala bulunamadı.

Mumcu, araştırmacı gazeteciydi.

O dönem yazdıklarıyla, gündem yaratıyordu.

Belli ki birilerinin kuyruğuna basıyordu.

Sonuç olarak öldürüldü…

KORKUNÇ BİR DÖNEMDİ!

Sevgili okurlar;

Hatırlıyorum…

 1990-1993 yılları arasında birçok faili meçhul cinayet işlendi…

Birçok aydın, gazeteci, yazar maalesef kim vurduya gitti…

Korkunç bir dönem idi…

Her gün olaylar oluyordu…

İnsanların can güvenliği yoktu…

O yıllarda kök boşaltmalar oldu…

Doğu ve Güneydoğu’dan milyonlarca kişi Batı’ya göç etti…   

Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Uğur Mumcu’nun 7 Ocak 1993 tarihinde yazdığı aşağıdaki yazı yüzünden öldürüldüğü iddia edildi. 

Yazıyı dikkatle okuyun…

Mumcu, taaaa o zamanlar tehlikeyi görmüş, yazmıştı…

İşte Uğur Mumcu’nun o yazısı…

MOSSAD VE BARZANİ

Ortadoğu'nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir. MOSSAD, İsrail 'in gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı?  Barzani 'nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, "Hayır olmadı" diyemiyor.

CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.  MOSSAD' ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney'de yayınlanan "Israel 's Secret Wars-A History of Israel's Intelligence Services" adli kitapta sergileniyor. Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington'daki Brooking Enstitüsü'nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış. Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.  Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.

* *

Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı 'ndan sonra, MOSSAD 'ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sayfa.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel'in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak 'tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.

**

1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması 'ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından "Kürdistan Demokratik Partisi"ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor. 

Barzani 'nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dış işleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.  MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail 'in Tahran 'daki askeri ataşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor. 

Nimrodi 'nin üstlendiği görev ilginç: Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani 'nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sayfa. 328-329) Kitapta, MOSSAD'dan Kürtler 'e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sayfa.328)

* * *

70 'li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu?

Kitaba göre sürüyor.

"Körfez Savaşı sırasında Irak 'ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv'e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sayfa.521) Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, simdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor. 

MOSSAD, Barzani'ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor.

Kitapta, Mesud Barzani'nin İsrail 'e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.

Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek...

Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek...

 İlgi belli... 

İlişki de belli... 

Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD 'ın Kürtler arasında?  Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?”

FETÖ’NÜN PARMAĞI MI VARDI?

Uğur Mumcu’nun yazdığı o yazıyı okudunuz…  

Mumcu’nun 27 yıldır failleri bulunamadı…

Belli ki bu işin içinde de FETÖ vardır…  

Mumcu, 27 yıl önce şunu söyledi;

"CEMAATLERE, TARİKATLARA GİREN ÇOCUKLAR, 30 SENE SONRA GENERAL OLACAKLAR, CUMHURİYETE KARŞI AYAKLANACAKLAR."

**

Yani Mumcu, taaa o yıllarda tehlikeyi gördü…

Sonuçta Mumcu’nun yazdığı gibi CEMAAT ayaklandı…  

15 Temmuz 2016 yılında son hamlelerini yaptılar, ama Türkiye Cumhuriyeti duvarına çarptılar… Aradan 3.5 yıl geçti…

FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkmadı…

AKP iktidarı, bir de şu FETÖ’nün siyasi ayağına ortaya çıkarırsa, kafalardaki soru işaretleri de biraz olsun giderilmiş olur…

***

UĞUR MUMCU’NUN SÖZLERİNDEN BAZILARI

-"İmam-hatip liselerini bitirenler neden ilahiyat fakülteleri ve İslam enstitülerine gitmiyorlar da ille de kaymakam, vali, savcı, yargıç ve subay olmak istiyorlar? Bu uzun vadeli eğitim ve bürokratik yerleşim projesini kimler planlıyor? "

 - "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz."

- "Biz siyaset bakımından karşıtlarımıza özgürlük tanımazsak birer gizli faşistiz demektir."

- "Bir kişiye yapılan haksızlık tüm topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Susanlar da bu insanlık suçlarına katılmış olur."

- "Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım unutma bizi... Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi..."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ramiz Karaeski - CİA ve sümüklü ağlak hain fetoş işbirliği yeni değil.Bu 40-50 yıl belki daha fazla zamana yayılmış bir projedir.Türkiye'yi laik,cumhuriyetçi,demokrat yapısından uzaklaştırmak,köleleştirmek için uygulamaya konmuştur.Sadece Uğur Mumcu değil.Türkan Saylan,Necip Hablemitoğlu,Ahmet Taner Kışlalı,Bahriye Üçok ve adını anımsayamadığım insanlar Fethullahçı yapının güçlendiğini,devlet için sorun yaratacağını dillendirdiklerinden cinayetlere kurban gitti.Çünkü Fetö görevine devam edebilmeliydi.Şu an ülkeyi yönetenler ise onlara en fazla desteği verenlerdi.Şimdi devekuşu gibi kafalarını kuma gömüyorlar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Ocak 11:32

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?