Reklamı Kapat

TBMM’de ne yazık ki bir “Kamer Genç” daha yok

Aramızdan ayrılalı 4 yıl oldu.

23 Ocak 2016’da bu dünyadan göçüp gitti.

O, bir mücadele adamıydı.

O, özgüveni yüksek bir aydındı.

O, yoksulların koruyucusuydu.

O, milletvekili maaşının yarısını fakir çocukların eğitimine harcardı.

O, TBMM’de “tek kişilik ordu” ydu.

Sözünü esirgemezdi.

Sözünü sansürlemezdi.

İçi dışı birdi.

Ülkemiz ve devletimiz için doğru bildiği her şeyi dank diye söylerdi.

Milliyetçiydi.

Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine sıkı sıkıya bağlıydı.

O, fakir bir ailenin aykırı çocuğuydu.

Geldiği yeri hiç unutmamıştı.

Kamer Genç’i özetlemeye çalıştım size.

Toplam 6 dönem milletvekillik yaptı.

Laf olsun diye değil, gerçek anlamda “milletin vekili” idi.

İz bırakarak bu dünyadan ayrıldı.

TBMM’ne bir daha da onun gibisi gelmedi.

O Tunceli milletvekili idi, ama görüşleriyle tüm Türkiye’yi kucaklıyordu.

Kamer Genç’i ilk 4 Aralık 1989’da, yani 31 yıl önce tanımıştım.

Bir dış seyahatte…

THY, Moskova hattını açıyordu, Kamer Genç milletvekili, ben ise gazeteci olarak bu ilk sefere davetliydim.

Davetliler arasında dönemin Kocaeli milletvekilleri Erol Köse ve Bülent Atasayan da vardı.

Seyahat boyunca sohbetlerimiz oldu.

Daha o yıllarda milletvekilleri arasında “farklı bir kişilik” sergiliyordu.

“Sıradan milletvekili” olmadığı belliydi.

Daha sonraki yıllarda seyrek de olsa telefonla görüşüyorduk.

76 yaşında bu dünyaya veda etti, sözleri ve düşünceleri bugün hâlâ canlılığını koruyor, daha iyi anlaşılıyor

Unutulmayan o sözleri

Kamer Genç’in, açılım yıllarında TBMM kürsüsünden söylediği o sözler hâlâ kulaklarımızda çınlıyor:

*”Eğer bir memleketin bağımsızlığı gidiyorsa, susuyorsanız… Eğer bir milletin adı ve bayrağı gidiyorsa, susuyorsanız… Yok eden bir kitleye karşı susuyorsanız, namussuzsunuz, onursuzsunuz, şerefsizsiniz.”

*”Ulan madem Türk değilsiniz, ne işiniz var milletin meclisinde? Kimin adına anayasa yapıyor, kimin adına çözüm arıyorsunuz?”

FETÖ tehlikesine ilk o dikkat çekmişti

Bazılarının söylediği gibi, gazetelerin ömrü 24 saat değildir.

Gazeteler gün içinde okunur, ama daha sonra “tarihe not düşmek için” saklanır.

Bu yönüyle, gazeteler ömürsüzdür.

Aradan yıllar geçer, 10 yıl, 50 yıl, 100 yıl… Gazeteyi arşivden çıkarır bakarsın, kim ne yapmış, kim ne söylemiş?

Hani son yıllarda FETÖ terör örgütü tartışılıyor ya, FETÖ tehlikesine TBMM çatısı altında ilk dikkat çeken Kamer Genç olmuştu.

10 Ocak 2009 tarihinde…

Öyle bir konuşma yapmıştı ki, AKP milletvekilleri sıralarından fırlayıp “Hoca efendiden özür dile” dile diyerek Kamer Genç’in üzerine yürümüşlerdi.

Açık gazetelere bakın, girin internete seyredin!

Kamer Genç’in o konuşmasını pasaj pasaj köşeme alıyorum:

*“Ben diyorum ki Fetullah Gülen’in 700 tane öğrencisini getirip de, Bülent Arınç şiir okutup da  ‘Şiirleri kim yazdı; Fetullah Gülen’ demeye hakkı var mı?

Salondaki AKP milletvekilleri ‘Türkçe konuşuyor çocuklar, Türkçe’ diyor.

Kamer Genç: Türkçe konuşmaktan iftihar ederim. Getir, Güneydoğuda okadar çocuk var, okumayan insanlar var. Eğer hakikaten vatanseversen evvela sen kendi memleketindeki gençleri, okumayan insanları, onları okut. Onları bu memleketin sadık vatandaşları yap, onlara emek ver. Şimdi arkadaşlar, Türkiye’de bakın, hepiniz benden iyi biliyorsunuz, Amerika’ya giden özellikle AKP’li milletvekilleri Fetullah Gülen’i gidip ziyaret ediyorlar. Şimdi bu Fetullah Gülen’i bir gün bu mecliste açalım. Kimdir bu arkadaşımız? Ne yapmak istiyor? Türkiye’de bunun bu sermayesi nerden geliyor? Acaba Türkiye’deki rejimde rolü nedir? Bunları bir araştıralım. Niye bundan çekiniyorsunuz? Peki, yarın öbür gün bunun en büyük zararını siz çekeceksiniz.  Ben çekmem. Benim zaten düşüncelerim belli.” 

Kamer Genç’in unutulmayan o milli duruşu

O televizyon programını hatırlıyor musunuz?

Televizyon programımdaki dört konuktan ikisi,Sırrı Sakık ile Murat Bozlak’tı.

Diğer ikisi ise Kamer Genç ile Mehmet Gül'dü.

Programın ortasında Sırrı Sakık, Kamer Genç’e hücum eder:

”Siz Atatürk’ü savunarak soykırıma uğrayan Dersimli Kürtlere ihanet ediyorsunuz.”

Kamer Genç anında şu karşılığı verir:

”O kullandığınız cümlede bir kaç tane büyük yalan var.”

Sırrı Sakık: Ne imiş o?

Kamer Genç: “Birincisi Dersim bir ilin değil bölgenin adıdır ve benim ilim cumhuriyetle beraber Tunceli olmuştur.”

Kamer Bey devam eder:

“İkinci husus Dersim’de olanlar soykırım değil yeni kurulan bir devletin başkaldıranlara karşı önlem almasıdır. Bir başka yanlışınız ise Tunceli asla Kürt değildir. Biz

Hazar kökenliyiz. Dilimiz de sizden farklı yani ne Kırmançi ne de Zazaca konuşuyoruz.”

Sırrı Sakık: “Seyid Rıza’ya ne diyeceksin?”

Kamer Genç: “İngilizlerin oyununa gelmiştir. Tuncelililerin o dönem önderi, Atatürk’ün yoldaşı olan Diyap Ağadır... O yıllarda Şeyh Said ve Seyid Rıza’yı kullananlar şimdi PKK’yı kullanıyor.”

İşte çoğu kişi Kamer Genç’i bu milli duruşu nedeniyle seviyor ve saygı duyuyor.

Kamer Bey’in şu sözü de alkışlanacak güzellikte:

”Ben Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde okuyup milletvekili oldum. Cumhuriyet olmasa kuldum…”

                                                                              **********

Sevgili okurlarım, gördüğünüz gibi, Kamer Genç Türk siyasetinde önemli bir profildi.

Kimseye biat etmeden özgürce siyaset yaptı.

O gitti, yerini doldurabilen yok.

Kendisini anmak, belleklerinizi tazelemek istedim.

İyi pazarlar!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Ersoy Kandemir - Çok değerli bir insandı,kıymetini bilemeyenler kürsüde saldırmaya kalkan şeref yoksunları bugün utanmadan halkın yüzüne baksada bu halk onları değil ama sayın Genç’i bir ömür saygıyla anacak unutmayacaktır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 16:03

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?