Reklamı Kapat

Cemevi ibadethane mi?

Öncelikle, “LAİK DEVLET NEDİR?” sorusuna yanıt vermeliyiz.

Laik Devlet; “farklı din ve mezheplerden insanların ULUS DEVLET çatısı altında birlikte, barış ve güven içinde yaşayabilmesi için, dini inançlarından ötürü ayrıma tabi olmadıkları, Devlet’in her inanç grubuna EŞİT koşullarda hizmet ettiği devlet düzenidir.”

LAİK DEVLET, “Demokrasi ve HUKUK DEVLETİ” için vazgeçilmez bir önkoşuldur.

Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında yaşayan, bu ülkeye “VATANDAŞLIK” bağı ile bağlı her insan, hiçbir baskı, kaygı ve korku duymadan, inancını özgürce yaşayabilmeli, ibadetini yapabilmelidir.

Laik Devlet düzeninde hiç bir vatandaş inancından dolayı aşağılanamaz.

Türkiye Cumhuriyeti de Anayasası’nda belirtildiği üzere; “Demokratik, LAİK, Sosyal bir HUKUK DEVLETİ’dir.”

Ne var ki, Osmanlı Devleti döneminde inanç ve ibadetini özgürce yaşayamayan Alevi toplumu, Cumhuriyet döneminde de gerçek anlamıyla özgür ve güvenceli bir yaşam sürdürememiştir.

Cumhuriyet tarihinde yaşanan “kitlesel katliamları” dile getirerek bir yarayı kaşımak istemiyorum. Ancak, son olarak İstanbul Sultanbeyli’de Cemevi’ne saldıran “BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA” düşmanı ahlaksızların bir an önce bulunmasını diliyorum…

Şu gerçeğin altı çizilmelidir ki; bir insan ya da insan topluluğu neye inanıyorsa ve nasıl bir ibadet şekli seçmişse, o ibadetini kendi iradesine göre yapabilmelidir.

CEMEVİ, Alevi inancına sahip toplumun ibadethanesidir.

Öte yandan;

Türkiye Cumhuriyeti’nin “Üst Yargı Kurumu” olan YARGITAY’ın 3. Hukuk Dairesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konudaki kararına dayanarak, “CEMEVİ İBADETHANEDİR” ve bu nedenle “AYDINLATMA giderleri ödenmelidir” hükmünü vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti bir “Hukuk Devleti” ise, artık bu hükmü ne siyasi iktidar ne de belediyeler tartışamaz!

Bu ülkede 90 bine yakın Cami bulunuyor. Cemevi sayısı ise 3 bin bile değil!

Cemevleri hukuken “ibadethane” sayıldığı için Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Cemevleri’nin elektrik faturalarını da ödemesi gerekiyor. Bu kararla, belediyelerin Cemevi için yer tahsisi, su ve diğer yardımları yapmaları önünde de hiçbir engel yok.

Özellikle, son yıllarda onlarca kilisenin onarımını yapmakla öğünen siyasi iktidarın da Alevi yurttaşlarla yalnızca “siyasi hesaplarla” değil, “inançlara saygı” gereği de yakinen ilgilenmesi gerek…

Bu da yetmez, Devlet düzeni içinde hiçbir ayrım yapmaksızın Alevi yurttaşlara da görev üstlenme olanağı sağlamalıdır.

Ne yazık ki, AKP iktidarı bu konuda samimi ve eşitlikçi değil! İşte, eski bir yargıç olan, Bakırköy Adliyesi Adalet Komisyonu üyesi Murat Özkan; “İşe alınacakların listesi, eski Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü Ünal Bozdağ’dan gelirdi ve Aleviler işe alınmazdı” diye açıklıyor! (9.Ekim 2019) NOT: Ünal Bozdağ, eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın kardeşi!)

AKP, bir dönem, Alevi yurttaşların oylarını çekebilmek için, bazı Alevi kökenli kanaat önderlerini partiye katmıştı. Sonra, yollar ayrıldı. Şimdi, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu yeni partinin üst düzey yönetiminde İzmitlilerin yakından tanıdığı Doğan Demir de yer alıyor.

Her siyasi partide, farklı inanç gruplarından insanlar olmalıdır. Bu çok doğaldır. Ama siyasi parti yönetimleri bu farklı inançlara ve “LAİK DEVLET” değerine saygılı ve samimi olmalıdır! “Pazara kadar” ya da “köprüyü geçip iktidar olana kadar” değil!

Her insan, inancıyla ilgili hesabı “kullara” değil, “Yaradan’a” verecektir. Esas olan ölçü “DÜRÜSTÜK ve AHLAK” olmalıdır. Ötesi boş…

Son söz;

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Cemevlerinin “ibadethane” olarak kabul edilmesi reddedilmiş!

Seçim öncesi, “Cemevi yapmayı vaat eden” AKP’li Meclis üyesi Tevfik Göksu; “Bu konuda karar verecek olan iki şey vardır; biri teologlardır, diğeri de hukukun konusudur” demiş!

HUKUK kararını vermiş! Anayasal bir hüküm olarak “LAİK DEVLET” de bunu onaylıyor. Hepsi bir yana, Alevi inancına sahip olan yurttaşlarımız “CENEVİ BENİM İBADETHANEMDİR” diyorsa, başka bir tartışma boşunadır, iki yüzlülüktür!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Ekrem Karaoğlu - Alevilerin inanç özgürlüğünden bahsetmişsiniz de şu an açılması kanunen yasak olan tasavuf ve tarikat mensuplarının Tekkelerden neden bahsetmediniz !! onu anlayamadım. Sizin özgürlük anlayışınız çifte standartlı mı ?. Cem evlerinden CHP oy çıkar bunun için Cemevlerine özgürlük, ama Tekkelerden CHP oy çıkmaz, bunun için günden konusu teklif dahi edilemez !, gibi bir yaklaşım söz konusu yoksa. Alevilik inançsa !!, tasavufta bir inanç, aralarında ne fark var ?. Birinde şeyh var birinde dede var. Hani Laiklik her inanca eşit mesafedeydi?, demek laiklik ve laikler her inanca eşit mesafede değil. Burada ya Laiklikte bir problem var, ya da siz Türkiyeli Laiklik savunucularında bir problem var !. laikler kendilerine oy sağlayacak inançlar yandaş, özgürlük şampiyonu, kendilerine ekmek çıkmayacak inanca mensup mekanlara, Tekkelere ve haklarının savunulmasına karşı. Bu tavırla, Laikliğin her inanca eşit mesafede olduğu sözüne kimseyi ikna edemezsiniz. Gerçek bir Laikseniz yapmanız gereken ilk iş tüm cem evleri gibi tüm tekkelerde özgürlük verilmesi ve bunların giderlerinin Diyanet tarafından karşılanması gerektiğini savunmanız olmalıdır. Diyebilirsiniz ki, şeyhler halkı kandırıyor. Peki ya Cem evlerindeki Dedelerden hiç mi halkı kandıran çıkmadı? bunun TSE garanti belgesi mi var ?. Buradan yola çıkarak tüm Dedeler hatalıdır, halkı kandırır, cemevleri kapatılsın gibi bir sonuca varılabilir mi?. Elbet varılamaz. CHP oy deposu "cem evlerine özgürlük" dediğiniz an !!, , tekkelerde özgürlük söylemlerini bundan sonra karşınız da bulacaksınız. Halk aptal değil sonuçta. Buna uygun açıklama ve Laiklik izahı tarzları geliştirirseniz iyi olur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Şubat 20:31
02

ali nazmi tok - inançlar; ADALET,AHLAK,VİCDAN ve SEVGİ DUYGULARINI GELİŞTİRİREK ,İNSANLIĞA FAYDALI BİREYLER YETİŞTİRİLMESİNE REHBER OLMALIDIR,

GERÇEKTE BÖYLE Mİ OLUYOR !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! SANMIYORUM ???????????

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 11:31
01

Naif - Abi naif sekilde cemevi ibadethanedir vb diye hukum vermemek gerekiyor. En azindan ogretilen din diyanet ve mezhebin birligi bu ulkede yasayabilmemiz icin cok onemli standart bir anlayisi oturtamazsak herkes kendi dilini konusur kendi cemevinde ibadet eder camiye ugramaz caminin ne oldugunu bilmezse osmanlinin son donemi gibi kucuk kucuk mikro cemaatler olur sonra da bu insanlar birbiriyle savasir. Turkiye cok sukur ki 1920 den beri tek ulus. Bunu da ogretilen din mezhep birligi dil birligi ile sagladi. Irak i dusun siiler sunniler yezidiler vb birbirini yedi. Biz tek parcayiz cunku dil din birligi var. Cok karistirmak iyi degil abi selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ocak 19:59

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?