Reklamı Kapat

Türkiye’nin en zengin şehriyiz, ama 85 bin işsizimiz var

“Kocaeli” denince ne akla gelir?

Sıralayalım:

*Sanayinin başkenti…

*En çok fabrika bulunan kent…

*Rahat iş bulunabilen kent…

*Milli gelir yönünden Türkiye’nin en zengin kenti…

*İhracat kenti…

Türkiye, bizi böyle biliyor.

Dünya, bizi böyle tanıyor.

Rakamlara bakıyorsun, rakamlar da bunu söylüyor.

Ne diyor rakamlar?

*Kocaeli, kişi başı milli gelir yönünden, 79 bin 254 lira ile 81 il içinde birinci sırada. Yani Kocaeli, çok zengin bir kent!

*Başka? Türkiye ihracatının yüzde 12’si Kocaeli’nden yapılıyor. Geçen yıl şehrimizden 15 milyar 240 milyon dolarlık ihracat yapılmış. Bu ihracat, 66 ilin toplam ihracat rakamına bedel. Eee, bu kadar ihracatın yapıldığı bir kent zengin olmaz mı?

Şu rakamlara bakar mısınız?

Bu yazdıklarım, madalyonun bir yüzü.

Şimdi öbür yüzüne bakalım!

Böylesine zengin kentimizde 85 bin işsizimiz var

İşsizlik, ülkemizin en büyük sorunu!

Yıllardır bu böyle…

Değişen bir şey yok, azalacağına çoğalıyor.

Nedeni, üretime yatırım yapmıyoruz.

Yıllardır ülkeyi “üretim ekonomisi”yle değil, “borç ekonomisi”yle yönetiyoruz.

Bu nedenle de işsizlik katlanarak artıyor.

İşte Kocaeli’ndeki işsiz sayısı, her şeyi net ortaya koyuyor.

Rakamlara baktım…

*2017’deki işsiz sayımız 56 bin 95 imiş.

*2018’de işsiz sayımız, 64 bin 717 olmuş.

*2019’da ise işsizlerin toplam rakamı 85 bin 970’i bulmuş.

Yazın bir tarafa, bu kafayla gidersek, bir yıl sonra şehrimizdeki işsiz sayısı 100 bini geçer.

Şu rakamlara bakar mısınız?

Kocaeli gibi binlerce işyerinin bulunduğu, her yıl yeni yatırımların yapıldığı bir kentte, bu haftanın rakamlarına göre, 86 bine yakın işsiz var.

86 bin işsiz demek, hemen hemen bu rakama yakın eve ekmek girmiyor demek.

Kocaeli’nde işsizlik rakamı bu olduğuna göre, diğer kentlerin halini siz düşünün!

Türkiye’nin en zengin, iş bulma olanağı en fazla şehrinde; işsiz sayısı bu kadar çoksa, bilmem diğer kentlerin durumunu konuşmaya gerek var mı?

Binaların sağlamlığını deprem test edecekse…

Her depremden sonra aynı şeyi yaşıyoruz.

Aaa bu bina çürükmüş.

Aaa bu inşaatta düşük kaliteli beton kullanılmış.

Aaa kolonlarda dere kumu çıktı.

Aaa demirler ince ve düzmüş.

Aaa bu binada kaçak katlar varmış.

İyi de, biz depremi “inşaat kontrolörü” gibi kullanıyoruz.

Binalarımızı, depreme test ettiriyoruz.

Bak bakalım, yaptığımız binaların ne kadarı çürük ne kadarı sağlam?

Deprem; gereğini yapıyor, çürük binaları yerle bir ediyor.

“Haa” diyoruz, “anlaşıldı, bu binalar çürükmüş…”

Durum bu olduğuna göre…

Binaların sağlamlığını “deprem” kontrol ettiğine göre…

Acaba belediyelerin ilgili birimleri ne iş yapıyor?

İnşaat mühendisleri, mimarlar, teknikerler…

Ve belediye başkanları ne işe yarıyor?

Yazık değil mi bu kadar cana?

Yazık değil mi yok olan kaynaklara?

Suç var, deprem olana kadar ortada suçlu yok!

Ortalık güllük gülistanlık…

Deprem oluyor…

Deprem suçluları ortaya çıkarıyor…

Ama biz yine suçlu aramıyoruz, “kader” deyip dosyayı kapatıyoruz.

Ölen, öldüğüyle kalıyor.

“Binaların sağlamlığının deprem tarafından kontrol edildiği” bir sistem olabilir mi?

Yazık değil mi bu millete?

2 görüş

*”İlerleyebilmek için şüpheci olmak zorundasınız. Belirsizlik ve bilmemek sorun değildir; önemli olan hiçbir şeyin mutlak doğru olmayacağı gerçeğini öğretebilmektir. Bu, bir ilim insanının gelecek nesillere karşı en büyük sorumluluğudur.” Richard FEYNMAN

*”Bazen fikirlerini de değiştirmelisin. Çünkü sen, fikirlerinin kölesi değil, sahibisin.” Namık KEMAL

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Süleyman Gündoğdu - Hem ülke çapında, hem dünya ölçeğinde zirveye ulaşmış, fabrikalarıyla bir sanayi, limanlarıyla bir ticaret kenti olan Kocaeli' de işsizlik 2 yılda 2 katına nasıl çıkar? Olağanüstü ani sıçramalarla çıkar. Beklenmedik ani göçlerle çıkar. Duyan gelir, gelen kalır. Sonra da böyle aniden şişer işsizlik, "dağdan gelip, bağdakini kovmak" umuduyla. Liyakati ve ehliyeti haiz vasıflı ve sıfatlı bir isdihdama değil, itaat ve sadakate dayalı hemşehricilik himayesine inanan ve güvenen kurukalabalıkların kente ani yüklemesiyle sel olup taşar bu kentin sokaklarında işsizler ordusu. Bunun getireceği asayiş ve emniyet sorunları da cabası. Milyonlarca sığınmacının yansıması ise ileride ortaya çıkacaktır. Entelektüel toplum, modern ülke, sofistike devlet demografisi/nüfusu kayıt altında olur. Kabile devletindeyse insan sirkülasyonu "off the record/kayıt dışı" dır. Bilmem anlatabildim mi?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 16:09
02

ahmet - arslaney organize sanayi, gebze de ki organize sanayiler e bir gidin her yer işçi arıyor, 85,000 kişi işsiz ise vafısısz eleman bile bulamaıyoruz diyen sanayici ne yapsın, demek ki işsizlik biraz da temebellik ve iş beğenmeme ile ilgili bir durum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 31 Ocak 10:31
01

Tekin 41 - MUTLU KENT KOCAELI DIYOR BAZILARI!!!BIR BAKSINLAR KOCAELIDEKI INTIHAR CINAYET VAKALARINA!!!YUZSUZLER!!!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ocak 23:50

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?