Reklamı Kapat

Deprem korkumuz devam ediyor

Deprem bir doğa olayıdır. Depremler ne ilk ne de sondur. Dünya durdukça özellikle fay hattı bulunan yerlerde deprem olacaktır.  Deprem Dede olarak bil...

Deprem bir doğa olayıdır. Depremler ne ilk ne de sondur. Dünya durdukça özellikle fay hattı bulunan yerlerde deprem olacaktır.  Deprem Dede olarak bildiğimiz rahmetli Ahmet Mete Işıkara depremler insanı öldürmüyor. Depreme dayanıklı olmayan yapılar insanı öldürüyor diyordu. Mekânı cennet olsun. Toplumumuzu iyi bilinçlendiren bir ilim adamıydı.

Kocaeli olarak 1999 depreminde insan ve maddi olarak çok büyük kayıplarımız olmuştu. Çok acı çekmiştik. Depremi ve yarattığı yıkımları bizzat yaşamıştık. Bir takım tedbirler elbette ki alındı.  Ama yeterince ders aldığımızı söylemek mümkün değildir.

Daha sonraları da Bodrum açıklarında 6,5 şiddetinde yaşanılan deprem hem korkutup, hem de panik yaratmıştı.

Yapılan açıklamalara göre 350 civarında insan yaralanmıştı. Bodrum’da can kaybı yok.  Ama maddi hasar hayli büyük. Tusunami nedeni ile koylardaki sandal, yat ve ufak bazı deniz araçları iç içe geçerek kırılıp dökülmüş. Çok şükür can kaybı olmadığı büyük tesellimiz oldu diye anons etmişlerdi.

Şimdi de Elazığ’da 6.8 şiddetinde deprem. Ölü sayısı 41, yaralı sayısı 1600 civarında. Geçmişten ders alarak hızlı ve kolayca organize olundu. Yurdun her köşesinden çığ gibi yardım yapılıyor. Sorunun temeline inmeden geçici pansuman tedbirler çözüm getirmiyor. Bir müddet sonra kader deyip bu acıları da unutacağız.

İMAR AFFI

Plan yok, planlama yok. Kişi kafasına göre ruhsatsız kaçak bina yapıyor. Elektrik, su bağlanamaz. Ama bir müddet sonra seçim, oy kaygısı nedeni ile elektriği ve suyu bağlanıyor.

Türkiye’de bu tip yapılaşma milyonlarca dır. Sonra imar affı nedeni ile bir miktar para alınarak sisteme sokuluyor.

İnşaatlarda denetim gerçek anlamda yapılabiliyor mu? Demiri, çimentosu, kumu vs. tam kullanılıyor mu? Bu konularda eksiklik olduğu vurgulanıyor. Japonya’da 9 şiddetindeki depremde kimsenin burnu bile kanamıyor. Bizde ve bizim gibi ülkelerde ise 7 şiddetindeki binlerce, on binlerce insan ölüyor ve binalar domino taşı gibi devriliyor. Sonra da işi kadere bağlıyoruz.

Allah bizlere akıl, fikir versin!

İşimiz dua etmeye ve umudumuz Allah’a kaldı. Allah yardımcımız olsun demeye devam edeceğiz.

 

DORUKTAKİLERİN ÖDÜL TÖRENİ

 İlimizde 45 yıldır kesintisiz yayın hayatını sürdürmeyi başaran Kocaeli Gazetesi her yıl titiz bir çalışma ve değerlendirme ile dalında başarılı olmuş kişi, kurum ve kuruluşları tespit eder.
Her branştan birden fazla kişi, kurum ve kuruluşları gerekçeleri ile birlikte Büyük Jürinin oyları ile dalında birinci olan belirlenir.
Bilahare bunlara manevi değeri büyük olan ödülleri sahiplerine verilir.
Bu ödül bir nevi teşviktir.
Bir bakımdan ödülü alana çalışmalarında daha fazla sorumluluk yüklemedir. Bir bakımda kent bilincinin oluşması ve gelişmesi için kaynaşmadır.
Kocaeli Ticaret Odası salonunda 29 Ocak Çarşamba günü akşamı güzel ve samimi bir organizasyon ile ödüller sahiplerine verildi.
Uzun zamandır görüşemediğimiz birçok insanla görüşme ve kısada olsa sohbet imkânımız oldu.

Acıları ve mutlulukları duyurmayı ve paylaşmayı en iyi şekilde yapmayı görev bilen Kocaeli Gazetesi’ni tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Ayrıca ödül alan her bir şahsiyeti tebrik ediyor başarılar diliyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilal Dündar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?