Reklamı Kapat

 Cemal Turgay’ın anısına

“Ben doğa fotoğraflarını çok severdim. Bir de her yeri ayrı bir tablo olan İzmit’i.”  Cemal Turgay.

Benim hayatımda keşkilerim olmadı pek, olanlardan da ben uzak durdum. 

Cemal Turgay’ ı ölmeden beş yıl önce tanıdım diyebilecek kadar geç tanıdım.   Beş yılı o kadar dolu dolu yaşadım ki kendisini öz amcam yerine koyabilecek kadar ve o az olan keşkilerimin içinde “keşki daha önce tanısaydım” diyecek kadar da iyi tanıdım.

Hafızasını, sevecenliğini, babacanlığını, insana değer vermesini ve tabii ki yaptığı işe nasıl saygı duyduğunu görecek kadar tanıdım.

İlk tanıştığımızda, benim soyadımdan yola çıkarak halamla ilkokul arkadaşı olduğunu söyleyerek, seksen yıl öncesine gidecek kadar ve hatta annemle babamın düğün fotoğraflarını çektiğini söyleyecek kadar hafızasının ne kadar güçlü olduğunu anlamıştım. Bu tanışmamızdan halama bahsettiğimde, Cemal Turgay’ın çok çalışkan bir öğrenci olduğunu, sınavlarda hep kendisinden kopya çektiğini söylemişti bana.

Telefonlarımı hep “efendim Gül kızım” diye açardı. Sevecenlik, babacanlık…

Bana söylemeyi unuttuğu bir şeyin aklına geldiğinde tekrardan beni aradığını bilirim Cemal Turgay’ın.

Henüz yayımlanmadan önce “eski güzel İzmit’in M.Kemalpaşa Mahallesi” adlı kitabından bahsederken, “sana söylemeyecektim sürpriz olsun diye ama dayanamadım, ne olur ne olmaz, Saray Bahçe Kapısı fotoğrafına senin aynı isimli şiirini aldım” demişti. O an benim için gurur vericiydi ama şimdi en güzel hatıralarımın içinde yer alıyor.

Cemal Turgay’ın fotoğraf aşkına gelince,

Fotoğraf çekmeye ilkokul çağlarında Fahri Seyrek’in vitrinine bakarak adım adım yaklaştığını hissediyormuş Cemal Turgay.  Vitrinde beğendiği bir fotoğraf için “resmini yapabilir miyim Fahri amca” diye izin istemiş, Fahri Seyrek ise “fotoğrafı varken neden resmini yapasın ki” diyerek aralarında başlayan bu fotoğraf diyalogları sayesinde Cemal Turgay fotoğrafın nasıl çekildiğini, nasıl basıldığını öğrenmiş ve karanlık oda denilen laboratuarın kokusunu ilk orada almış.

İlerleyen zamanlarda, Cemal Turgay, dükkanının açılışına Fahri Seyrek’i çağırmış ve Fahri Seyrek’in kendisine söylediği söz  “sensin bundan sonra benim vekilim” olmuş.

Cemal Turgay,  bu ilgisini gören babasının aldığı Kodak marka makineyle kendine has fotoğraflar çekmeye başlamış. O dönemlerde Halil Atmaca ile tanışmış, zamanla çok iyi anlaşarak birlikte çalışmaya başlamışlar ve Cemal Turgay’ların evinin altında kendilerine küçük bir laboratuar kurmuşlar. O dönemde Hayat dergisine göndermiş olduğu fotoğraf, kapak fotoğrafı olarak seçilmiş ve fotoğraf yolculuğunda Cemal Turgay’ın önünü açmış. Adapazarı’nda kurulan fotoğraf kulübünün daveti üzerine katılarak onlarla birlikte pek çok sergilere imza atmış.

Cemal Turgay’a göre fotoğraf ilk önce gözle çekilip daha sonra makineyle çekilmeliydi.

“Bir fotoğrafın sanat eseri olup olmadığını anlamak için önce foto grafik değerine bakılması gerekir. Yani grafiği, siyah-beyazı, ışığı, tonlaması, konusu ve harcanan emeği düşünülerek bakılmalıdır. Duygu ve görüşlerden başka düşündürücü de olmalıdır. Fotoğrafın yaşanması için baskısının da yapılması ve o uzun bekleyiş sürecinin mutlaka yaşanması gerekir.” düşüncesini savunuyordu her zaman.

 Cemal Turgay, fotoğraf sanatıyla teknoloji arasında ters bir orantı görmekte ve  “zamanla fotoğraf çekenlerin sayısı arttı ama fotoğrafın sanatçısı azaldı.” diye düşünmekteydi.

Cemal Turgay fotoğraf sanatçısı olarak kendisinde hep daha iyiyi, daha ileriyi görmek istemiş. Ve böylece daha verimli olabileceğini düşünmüştür.

Ölümünden sonra doğum gününe denk gelen tarihte Sakarya Güzel Sanatlar Derneği ( SAGÜSAD ) 23. Yıl etkinliğinde, Cemal Turgay anısına resim ve fotoğraf sergisi düzenlemiştir.

Kocaeli Bağımsız Fotoğrafçılar Topluluğu ( KBFT ) tarafından bu yıl üçüncüsü ve sonuncusu düzenlenecek olan fotoğraf yarışması,  Cemal Turgay anısına yapılmaktadır.

Cemal Turgay’ı kaybettiğimiz iki yıl oldu. İzmit için hiçbir zaman unutulmaması gereken bir değer. Unutmamak için arkasında durmamız gereken bir değer. Geride bıraktığı eserleriyle her zaman bizlerle yaşayacak.

Kendisine sevgi, saygı ve rahmet diliyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?