Reklamı Kapat

Önce hasta ediyorlar, sonra iyileştirmek için iliklerimize kadar sömürüyorlar

Sağlıkta devrimmiş… Şehir Hastaneleri’ymiş… Ücretsiz ilaçmış… O, bu… Hepsi hikâye! Benim gördüğüm şu: Sadece bizim ülkemiz değil, bizim gibi az geliş...

Sağlıkta devrimmiş…

Şehir Hastaneleri’ymiş…

Ücretsiz ilaçmış…

O, bu… Hepsi hikâye!

Benim gördüğüm şu:

Sadece bizim ülkemiz değil, bizim gibi az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler; sağlık yoluyla sömürülüyor.

Hastalık yaratılıyor…

Yaratılan hastalıklar markalaştırılıyor ve piyasaya sürülüyor.

Her geçen gün daha fazla insan, “hasta” sınıfına sokuluyor.

Yaşam, tıplaştırıldı.

İlaç, “günlük ihtiyaç” haline getirildi.

Temel gıda ürünleri kadar günlük ihtiyaç…

Herkesin cebinde ilaç kutusu!

Arkadaşlarla yemeğe gidiyoruz, yemeğin bir yerinde ilaç kutuları açılıyor, başlıyorlar sırayla içmeye.

Bu, şu hastalık için…

Bu, bu hastalık için…

İnanılır gibi değil!

Bir doktor arkadaşa, “Tıp fakültelerinde sağlıklı beslenme dersi var mı?” diye sordum.

Yokmuş.

Hep “hastalık” okutuluyormuş.

Her şey, “insanların hasta olması” üzerine kurgulanmış.

Durum bu olduğuna göre…

İlgili bakanlık, “insanın sağlıklı yaşamasıyla” ilgilenmediğine göre…

Bakanlığın adını değiştirelim.

“Sağlık Bakanlığı” tabelasını kaldıralım, “Hasta Tedavi Bakanlığı” tabelasını asalım!

Bakın çevrenize, benim ne demek istediğimi anlarsınız.

Her taraf, hastane…

Her taraf, eczane…

Bir evde, bir işyerinde “hasta” olmayan kimse yok!

Sağlıkta devrimmiş…

Ne sağlığı, ne devrimi?

Sağlıklı besin, sağlıklı hava, sağlıklı su, sağlıklı toprak mı kaldı da; “sağlıkta devrim” olsun?

Modern hastaneler, ücretsiz tedavi ve bedava ilaç; “sağlıkta devrim yapıldığı” anlamına gelmez.

Önemli olan; insanların hastaneye gitmeden, doktora ve ilaca gereksinim duymadan sağlıklı yaşayabilmesidir.

Eğer ülkemizde her geçen gün “hasta” sayısı artıyorsa, bu olup bitenin adı, “sağlıkta devrim” olabilir mi?

Eğer ülkemizde her geçen gün kullanılan ilaç miktarı artıyorsa, bir kişi yılda ortalama 28 kutu ilaç kullanıyorsa, bu yaşananlara “sağlıkta devrim” denebilir mi?

Türkiye dahil pek çok ülke, “sağlık emperyalizmi”nin kıskacında.

İliklerimize kadar sömürülüyoruz.

Bunu artık görelim.

Felaketleri lafla geçiştirmenin bedeli

Bizde, her felaketten sonra “laf” çok, “gereğini yerine getirme” yok.

Bana bir örnek gösterin…

Hangi felaketten sonra, “Ders aldık, gereğini yaptık” diyebiliyoruz?

Deprem olur…

Onlarca yüzlerce kişi hayatını kaybeder…

Üç gün yas tutar, dördüncü gün hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam ederiz.

Madenlerde göçük olur…

Can kaybı yaşanır…

Öfkemiz tavan yapar, üzülürüz, ağlarız, yas tutarız…

En fazla bir hafta sonra normal yaşama döneriz.

“Üzülmek, ağlamak, yas tutmak, her felaketten sonra nutuk atmak” konularında üzerimize yoktur.

Bu konularda hiçbir ülke elimize su dökemez.

Ama o felaketlerin tekrar yaşanmaması, yaşansa da insanlarımızın etkilenmemesi konularında hiçbir önlem almayız.

“Ölüm ve yaralanma, bu işin fıtratında var” der, işin içinden çıkarız.

Veya “kader” deriz…

“Hayır da şer de Allah’tan” deriz, sorumluluktan kaçarız.

Aradan zaman geçer, gereken yapılmadığı için, felaket dönüp dolaşıp yine bizi bulur.

Felaketlerden zarar görenler, yönetilenlerdir.

Yönetenlere bir şey olmaz.

Onların mazeretleri ve nutukları yine hazırdır:

*Takdir-i ilahi…

*Allah tekrarından korusun…

*Devletimiz vatandaşının yanındadır…

*Devlet, yaraları saracaktır…

Özetlersem:

Her felaketin lafla geçiştirilmesi, yeni felaketlere zemin hazırlıyor.

Ne zaman aklımız başımıza gelecek, bilmem!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Mustafa Güner - KUTLARIM TANZER BEY HARİKA OLMUŞ YİNE. SİZCE AKLIMIZ BAŞIMIZA GELİR Mİ?

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 03 Şubat 09:37
01

İzmi̇tli̇ - ŞEHİR HASTAHANELERİ TAMAMEN VİTRİN.BEN ÇOK GEZİYORUM HER YERDE OTABAN VE E 5 D 100 GİBİ GÜZERGAHLARA KURULUYORKİ,AKEPE İKTİDARI NE ÇOK ÇALIŞIYOR ALGISI YARATMAK İÇİN.GECE 5 KM DEN GÖRÜNECEK ŞEKİLDE AYDINLATILMIŞ HALDE.AMA HEPSİ ŞEHİR YERLEŞİMLERİNİN DIŞINDA.BİR ŞEY OLURSA YETİŞEBİLİRSENİZ OLMEZ SAĞ KALIRSINIZ.KALDI Kİ BURALARIN İŞLETMESİ KİME VERİLMİŞ BELLİ DEĞİL.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 02 Şubat 21:55


Anket Kocaeli Valiliği'nin aldığı koronavirüs tedbirlerini yeterli buluyor musunuz?