Reklamı Kapat

Pehlivanlar diyarına hoş geldiniz…

            Merhaba sevgili Kocaeli okuyucularımız.

            Karamürsel’e eğer Dereköy yönünden giriyorsanız, İmam Hatip Lisesinin önündeki üst geçitte kocaman bir yazı sizi karşılar;

“Pehlivanlar diyarına hoş geldiniz”…

            İşte tam şu an sizin yaptığınız gibi bende acı acı gülerek “hoşbulduk” derim.

            Son zamanlarda ben o yazının kaldırılmasını yerine de “ Buz pateni tesisi kurulacak ilçemize hoş geldiniz” yazısı konursa daha iyi reklam olabilir diye düşünmüyor da değilim.

            Geçmişe baktığımız zaman doğru Karamürsel olarak 1 tane Aydın Demir ağabeyimizin, 2 tane de Ahmet Taşçı’nın aldığı “Altınkemer” sahibiyiz.

            Bu üç kemer hiç tereddütsüz bizim onur ve öğünç kaynağımızdır. Ve yediden yetmişe bütün Karamürsel bu gururu yüreğinde yaşıyor.

            Aydın Demir ağabeyi bilirim doğuştan var olan beden gücüne güç katmak için Gökçetepe’ye sırtında kayalar ile koşardı. Çocukluğum çalışmasını izlemekle geçti.

            Ahmet Taşçı çok daha farklı genleri ile geçmişinden atalarından taşınma özel bir Allah vergisi güce sahip. Çalışmasa dahi karşısındakini silkeleyecek inanılması zor bir güç.

            Ancak onunda son dönemlerinde daha iyi çalışmış farklı kişiler kendisini yenmeye başlamıştı geç yaşta başladığı güreş yaşı ilerleyince artık ustalığa ağabeyliğe dönüştü.

            Aydın Demir güreşi bıraktığı zaman ardında birçok iyi pehlivanlar bırakmıştı. Bunlara en güzel örnek Kadir Birlik dir.

            Ya! Günümüzde? Sanki sahipsiz kalmış pehlivanlar ile dolu gibi.

            Sayın başkan geçen hafta bildiğimiz taktikle bazı değerli gazetecilerle ayrı ayrı günlerde buluştu, fazla sıkıldığı belli.

            Bir gazete grubunun güreş ile ilgili sorusuna; “Karamürsel’de yağlı güreş noktasında ne tesis ne de fiziki diğer ihtiyaçlar noktasında eksiğimiz var. Her türlü imkâna sahibiz. Güreş artık Türkiye’de sahada kazanılmıyor, kişisel çıkarlarla kazanılıyor “ dedi.

            Doğru meydanlarda belediyeler, güreş hamileri güreşçilerine sahip çıkıyor, onların ayağına taş değmemesi için ellerinden gelenleri yapıyorlar. Bizde sahip çıksak olmaz mı?

            Tesis konusunda eksiğimiz yok deniyor ama ortada görülebilir tesis yok. Kışın yağlı güreş yapacak yer yok kimi güreşçi Altınova belediyesinin tesislerinde yağlı antrenmana yancı oluyor. Kimi Gölcükte hatta İzmit’e kadar gidip yağlı güreş antrenmanlarına yancı olan kardeşlerimiz var.

            Türkiye’de toplamda 60 – 80 civarında Başpehlivan var. Bu başpehlivanlarımız aslında milli sporcular kadar değerliler. Ve dünyada başka hiçbir yerde yok yağlı güreşçi.

            Dünyada Sumo güreşçisi dediğin zaman nasıl tek bir yer Japonya akla gelirse. Yağlı güreş deyince de dünyada Türkiye akla gelir.

            Sumo güreşçisinden az mı değerli Pehlivanlarımız. Bence hayır onlardan fizikleri ile kuvvetleri ile güreş kabiliyetleri ile kat kat fazla değerli. Bunu en iyi Karamürselliler bilir.

            Karamürsel dışında her yerde, Türkiye’nin neresine giderseniz gidin pehlivanlar el üstünde tutulurlar. Bizde karşılığı başpehlivanlar paspasçı olur, eşya taşır, taş çeker veya kamyon şoförü olurlar. Tabi arada kalan zamanlarda da onlar için hazırlanan ama kullanamadıkları saunayı yakar ağır misafirlere masaj yaparlar. Söylediklerim işe girebilen şanslılar. Diğer birçok pehlivan geleceğini düşünerek el üstünde tutuldukları yerlere çoktan gittiler bile. Karamürsel adına güreşmiyorlar. Sonra kalanlardan başarı bekliyoruz, antrenman yapacak zaman bulamadılar ki. Elimizi vicdanımıza koyalım ve kızmadan biraz düşünelim olmaz mı?

            Bugün yeterli tesis var deniyor doğru. Yağlı güreşte başarı gösteren ve gelecek vaat eden Mert gibi genç pehlivanlar yağlı güreşi dedelerinin kendi imkânları ile evlerinin altlarında yaptığı yağlı güreş alanlarında antrenman yapabiliyorlar.

            Başpehlivan Ekrem Yavuz’un Mert gibi birkaç genç pehlivanın hocalığını yapmaya başlaması ile güreşçiler ancak kendine gelmeye başladılar.

            Güreş için çok şey yaptık yapıyoruz diyenlerin bir an durup düşünmesi gerekir. Güreşe gidecekleri zaman bağırıp çağırmak ters etki yaratır, bunu bilmek lazım.

            Sonra, Levent Erdoğan Spor Kulübü salonu neden kapalı? Orada iki sene evvel yağlı mindere uygun hazırlanan alan neden antrenmanlara açılmıyor?

            Neden güreşçiler spor salonlarına gidip kendi paraları ile çalışma yapmak zorunda. O kadar zaman bekledi ki halk baktı olmuyor kendi başının çaresine bakmaya başladı.

            Unutmamak lazım; Başpehlivanlar ve pehlivanlar ülkemizde ve dünya da çok değerliler nadide birer parça olarak değer göstermemiz gerekir.  Ve artık çok yük kaldırmakla, koşmakla, güreş kazanılmıyor. Artık bilimsel çalışmalar eklenince güreş kazanılıyor. Kimse de “bende pehlivanım” diye kendine anlam kazandırmaya çalışmasın. Pehlivan gerçek çimene çıkınca, zoru yaşayınca belli olur.   

            Ha bu arada pehlivanlar yazdıklarımın gerçek olduğunu bilen pehlivanlar korkup, aman başıma bir şey gelmesin diyerek yazının altına güllük gülistanlık yorumlar yapıp onurunuzu ayaklar altına almayın ne olur. Bu halk her şeyi biliyor.

            Şair Nesimi’nin şu sözünü unutmayın; “Rızkımı veren Hüda’dır, kula minnet eylemem.”

            Sizleri seviyorum ve ülkemdeki tüm olumsuzlukların bitmesi dileğim ile bu haftalık hoşça kalın.

             

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Naim - Bravo hocam. bizim diyeceklerimizi vallahi net belirttiniz.

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 06 Şubat 22:34

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?