Reklamı Kapat

Hüseyin Erol ile İzmit ve Kent Konseyi Başkanlığı üzerine…

Hüseyin Erol’un Kent Konseyi Başkanlığında başarılı olacağına inanan insanlardanım.  Kendisi de İzmit insanına inanıyor, onlardan alacağı desteğe inanıyor, güveniyor. Konuşmamızda da sık sık dile getirdiği gibi İzmit halkına, “Kent Konseyi hepimizin yeri olsun” diyerek, çalışmalarında ortak olmaları için çağrıda bulunuyor.  Ve toplantılarını, kongrelerini burada yapma konusunda Sivil Toplum Kuruluşlarına da ( STK )  bir çağrısı var. Kurumları ve gönüllü kişileri aynı çatı altında görmek istiyor Hüseyin Erol.

Hüseyin Bey bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1960 İzmit doğumluyum. Dedem ve babam kent siyasetinde yer etmiş insanlar, belli bir fotoğrafları vardı. Rahmetli Leyla Atakan babama, Derince’ de büro şefi görevi verdiği için oraya gittik. Dolayısıyla İlkokul, Ortaokul ve Lise dönemim Derince’ de geçti. Sonraki süreçte askerliğin peşinden kente tekrar geldiğimde İzmit’te ticarete başladım. O günden bugüne yaklaşık kırk yıla yakındır kent içinde kadın tekstil perakende satışıyla uğraşıyoruz. Onun dışında gençlik yıllarımda Nasut Kayalı döneminde Kocaelispor lig takımında futbol oynadım. Daha sonra Kocaelispor basketbol takımında basket oynadım. 1993 yılında bir siyasi partinin İzmit İlçe Başkanı olarak kamuoyuyla tanıştım. Ondan sonra sırasıyla Genç Kocaelililer Derneği (GKD), İzmit Kent Merkezi Ticari Dayanışma Derneği (İKM) ile tanıştım. Kocaeli Taraftarlar Derneğini kurdum. Kurucu başkanlıklarını yaptım. Yönetimlerinde çalıştım. Daha sonra tekrar bir siyasi parti görevim oldu ama son zamanlarda beni daha çok kentin önüne atan, kentle daha çok tanıştıran sosyal medya platformları oldu. Bundan sekiz yıl önce facebook paylaşım sitesinde Biz “İzmitiz” adında bir grup kurdum. Ve bugün yaklaşık kırk beş bin üyesi olan büyük bir aile oldu. Burada insanlar kendi geçmişlerini, okul dönemlerini, evlilik yaşamlarını, iş hayatlarını, eski anılarını, fotoğraflarını paylaşır hale geldi. Aslında kentin tarihini orada hep birlikte tekrar yazar hale geldik. Ve son dönemde de burada bir başarıyı yakalayınca son yapılan yerel seçimlerde İzmit Belediye Başkanı seçilen Sayın Fatma Kaplan Hürriyet’in “İzmit Kent Konseyi Başkanımız olur musun?” önerisi bende gönüllülük esasına dayalı olduğu için kabul ettim. Yaklaşık iki aylık bir hazırlık aşamasından sonra 27 Aralık 2019 tarihinde güzel bir genel kurul toplantısı yaparak İzmit Kent Konseyi Başkanlığını üstlendim. 

İzmit sizin için çok önemli bir yerde, bunu ben salt sevgi olarak algılıyorum doğru mu?

Doğrudur. Kentime aşığım diyebilirim ama bu aşkı da gösterirken sadece ona uzaktan bakarak değil ona her noktasına dokunarak aşkımı her geçen gün tazeliyorum. Ben de bundan besleniyorum, bundan enerji alıyorum.

Biz “İzmitiz” nasıl bir oluşum olarak başladı ve nasıl bu kadar tutuldu?

Şimdi, sivil toplum örgütleri son yıllarda eski cazibelerini yitirdi. Dolayısıyla insanların şu anda %95 e yakını internet kullanıyor. Bunların % 70 inin sosyal medya hesabı var. İnsanlar günlerinin belirli saatlerini telefonlarda ya da bilgisayarın başında sosyal medya platformlarında geçiriyorlar. Bende bu kent sevgisini, ortak bir kent kültürü, ortak bir aidiyet duygusu oluşturmak için sosyal medyayı kullanmayı planlamıştım. Bir akşam oturdum, sanıyorum tarihi 3 Kasım olacak, gece 23:00 gibi Biz “İzmitiz” adında bir platform kurdum. İnsanları bu platforma gelmeye, kenti bir noktada buluşturmaya davet ettim ve o günden bu yana her gün çoğalan bir üye sayısıyla büyük bir aile oldu, bugünlere kadar geldi. Bu işler gerçekten uzun soluk istiyor ve başında kurallar kaidesinde onu koyarsanız gelişmeye açık oluyor, uzun soluklu oluyor ve biz de bunu ayakta tutmamız için kural ve kaideler koyduk ve o günden bu güne kadar hiç değiştirmedik. Dolayısıyla buradaki doğallığı, buradaki natürelliğimizi gören tüm kent halkı en az benim kadar grubu kollar hale geldiler. Bebek gibi onu hep birlikte büyüttük diyelim. 

Kent konseyi başkanlığına seçilme süreniz nasıl bir süreçti?

Kent Konseyi yapısı, 1999 depreminden önce yine “yerel gündem 21” adı altındaydı. Fakat daha sonra 2005 yılında resmi gazetede yayımlanan bir yönetmelikle tekrar bu dizayn edildi. Yasa, “bir yerel Belediye, Kent Konseyini kurmakla yükümlüdür” diyor. Bir yönetmelik çıkarmış, bu yönetmelikte Belediye Başkanı bir görevlendirme yapıyor, bu işin başına geçen arkadaş alt yapıyı şöyle hazırlıyor.  “Yönetmeliğin üç tane ana temeli var,

1-     Kentteki Sivil Toplum Örgütleri,

2-     Kentteki Meslek Odaları,

 3 -  İl ise Valilik, İlçe ise Kaymakamlığın İlçe Müdürleri.

Birde kentteki muhtar sayısının %30 unu bu genel kurula davet edeceksin” diyor. Dolayısıyla biz bu yapıyı sıfırdan kurduğumuz için biraz uzun süreceği (yani iki ay gibi) bir hazırlık çalışması yaptık. Fatma Başkanla bu işi hep birlikte yapalım dendiğinde, bende oturdum kentteki aktif dernekler kim, ne gibi şeyler yapıyor araştırdım. Sevgili Kaymakamımızı Fatma Başkanla ziyaret ettik. Kaymakamımızdan bize yönetmelik gereği on tane İlçe Müdürünü genel kurulumuza göndermesini rica ettik. O da sağ olsun kabul etti ve gönderdi. Yine Fatma Başkanla Kocaeli Üniversitesi Rektörümüzü ziyaret ettik ve dedik ki muhakkak Üniversiteyle Kent Konseyini buluşturmamız gerekiyor, bize önereceğiniz iki tane akademisyeni rica ediyoruz dedik. Sağ olsun iki gün sonra bir tanesi Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesinden, diğeri Güzel Sanatlar Fakültesinden iki tane genç arkadaşımızı bize önerdi. Biz de onları yürütme kuruluna aldık. Yasa bize “ muhtarların %30 unu çağır” diyor ama Fatma Başkanla konuştuğumuzda niye diğerlerini dışarıda bırakalım dedik. Bütün muhtarlarımızı genel kurula davet ettik. Meslek odalarımızı ziyaret ettik, hepsinden birer temsilci istedik. Bize şu kişiyi ver demedik ama siz kendinizden bize uygun arkadaşınızı yollayın dedik. Dolayısıyla bu süreç biraz böyle uzun oldu. Ve burada ki listeyi, çağrıyı yapacak olan kişi ben değil kentin Belediye Başkanıydı. Fatma Kaplan Hürriyet hazırladığımız listelere çağrı yaptı. “Ben 27 Aralık’ ta Belediyenin üst katında genel kurul yapacağım, beklerim” dedi. Sağ olsun kent çok sahip çıktı. İzmit Kaymakamı şu anda Şevket Cinbir Bey’in söylediğine göre “İzmit onuncu ilçem, otuz yıldır görev yapıyorum böyle kent konseyi, genel kurul görmedim” dedi. Gerçekten coşkuluydu, inanılmaz bir katılım oldu, kentte bize sahip çıktı. O gün orada kendimizi ifade ettik. Konuşmacılar söz aldı. Ben de bu yürütme kurulu listesiyle kent konseyi başkanlığına adayım dedim. Katılımcıların oy birliği ile seçildim. Süreç böyle gelişti.

Bu süre içinde İzmit için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Şimdi biraz evvel söylediğim gibi çatıyı yeni kuruyoruz. Yeni yönetmelik bize, “en az dört tane meclis kuracaksın” diyor. Bunları geçtiğimiz ay kurduk zaten. Bunların bir tanesi kadın, bir tanesi emekli, gençlik birde engelli meclisi... Dört tane meclisi biz kurduk ve başkanlarını görevlendirdik. Şimdi o meclis başkanları arkadaşlarımız kendi meclislerini kendi adlarında oluşturuyorlar ama bizim yol alacağımız ikinci bir grupta yeni yönetmelik bize “sen istediğin kadar çalışma grubu kurabilirsin” diyor. Bizler on sekiz tane çalışma gruplarını kurduk. Şubat ayı sonuna kadar bu grupları oluşturduktan sonra, her grubun kendi içinde her mevsim kendi projesini oluşturup yürütme kuruluna sunmasını istiyoruz. Ondan sonra biz projeleri elden geçirerek en uygun, kentte daha evvel yapılmamış, kent halkının yararına olan projeleri ve ulusala da gidecek, örnek olacak projeleri geliştireceğiz. Bu arada birde kamuoyuyla paylaşmadık, ilk size söyleyeceğim “İzmit Kent Konseyi Sosyal Projeler Kuluçka Merkezi” diye bir yapı yapıyoruz. Bunun görsellerini hazırladık bir basın toplantısıyla kente tekrar açık çağrı yapacağız. Buraya gelemeyen insanlar var ama kentle ilgili projeleri varsa bize getirin olgunlaştıralım, birlikte yapalım diyeceğiz. Onun dışında çok revaçta olan bu iklim değişikliği, yenileyebilir enerji konusunda Profesör Doktor Talas Kurer’i getirip kentle buluşturacağız. Bu konuda Türkiye’nin duayeni o. Sonuçta herkes harıl harıl çalışıyor, Mart’tan sonra tamamen sokağa ineceğiz. Ve projelerimizi kentle buluşturacağız. Birde şunu eklemek isterim. Aslında Kent Konseylerinin ana teması yerelde demokrasiyi genişletmek, yani halkın katılımını daha çok ortaya çıkarmak, dolayısıyla elli iki mahalle,  Büyükşehir olduktan sonra elli köyümüzde mahalle oldu toplam yüz iki mahallede, mahalle meclislerini kuracağız. Bunun için alt yapı çalışmasına başladık. Bu mahalle çalışmalarında bir muhtar olacak, muhtarın azası olacak, işçisi, emeklisi, memuru olacak, esnafı olacak. Varsa caminin ibadethanelerin din görevlisi istiyorsa girecek aramıza. Sitelerin yönetim kurulları, okulların yönetim kurulları idaresinden bir kişiyi isteyeceğiz, o mahallede spor kulübü varsa bunlardan da bir kişi isteyeceğiz. Gerçekten o mahallenin dokusunu barındıran, o mahallenin kanaat önderlerini o mahallenin meclisinde toplayacağız. Mahalle meclisine aktarılan sorunları da bizim kanalımızla Belediyeye aktaracağız ve buradaki gidiş gelişle sorunların tabanda, yerelde çözülmesine katkı koymayı planlıyoruz. Kentin bu arada ana kolonu olacağız. Taşıyıcı kolonu diyelim. Şu an gönüllü sayımız yüz yirmi – yüz otuz iken ben inanıyorum ki altı ay sonra burası arı kovanı gibi işleyecek.

İzmit halkıyla ilişkilerinizi nasıl, ne derecede tutuyorsunuz?

Kentin pek  çok noktasında çalıştığım için daha öncede bir insan stokum var, sevgi stokum var. O stoku hiç deforme etmeden, onu her gün onore de ederek stoku büyütmeye çalışıyorum. Onun için ilişkilerim çok iyi. Hem Kocaelispor olsun hem Esnaf Grubu olsun, Ticaret Odası, Sanayi Odası grupları olsun, STK’lar olsun hepsiyle organik bağım var ve devam ediyor. Şimdi yaptığımız genel kurulda STK’ların hepsi zaten çatımız altına girdi. Çok önemli bir şey daha söyleyeceğim; Kent Konseyinin iki türlü üyesi var. Bir kurumsal üyesi, birde gönüllü vatandaş üyeliği var. Dolayısıyla kurumsal üyelerimiz bizim genel kurula gelip katkı veren yetkili kişi yoluyla, onun dışında bir vatandaş gelip, “ben bu işin altına gireceğim, sizinle çalışmak istiyorum” diyen herkese de hemen üye kayıt formu veriyoruz, o da gönüllü üyemiz oluyor. Vatandaşla birlikte bu işi götüreceğiz.

İzmit size çok şey borçlu, çünkü bütün vaktinizi İzmit’e ayırmış durumdasınız. Peki, bu yoğunluk arasında kendinize vakit ayırıyor musunuz, ilgilendiğiniz özel hobileriniz var mı?

Özellikle programlı bir adamım. Zamanı en iyi şekilde kullanıyorum. Çok büyük bir şansım var, eşim.  İşimin finansal ve İstanbul tedarik boyutunda ben varım. Satış işiyle eşim ve elemanlarımız ilgileniyorlar. Sabah iki saatimi iş yerinde geçirdikten sonra uzun zamanımı bu işlere adamışım. Buraya geliyorum ama çok iyi bir kadrom var, çok iyi ekip arkadaşlarım var birlikte yapabiliyoruz bundan hiçbir zaman yüksünmüyorum. Kendime zaman ayırıyorum dersem sağlığıma dikkat ediyorum, müzikle ilgileniyorum, ud çalıyorum. Yürüyüş, spor yapıyorum ve kitap okuyorum ama zamanı iyi planladığım için pek dert olmuyor diyebilirim.

2014 yılında “İzmit Esnaf ve Ticaret Tarihi” isimli  bir kitabınız yayımlandı. Peki, başka bir kitap daha yayımlamayı düşünüyor musunuz?

Bu kitap hem kent için hem de benim için önemli ve değerliydi. Bu arada o zaman ulaşamadığım aileler oldu. Elbette eksik kalan yapılarda, ailelerde, esnaf büyüklerimiz de oldu. Dolayısıyla bana bazı serzenişler, geri dönüşler oldu. Dolayısıyla bu bir eksiklik… O zamanda söyledim, onlardan özür diliyorum ama kitabım sanki ikinci boyutunu yapmak gündeme geldi. Birde bir hayalim daha var. Ufak ufak çalışıyorum. “Körfezin Çocukları” diye bir kitap planlıyorum. O listeyi yaptım. Onlar 1950 ve 1970 aralığında doğan ağabeylerimiz körfezin çocukları, körfezde yüzmeyi öğrenen çocuklar. Kentin her tarafında yapılanmış hala bizlerle olan ama aramızdan ayrılanlarda her geçen gün artıyor. Onlarında eşleri çocukları sağken onlarla da birlikte olmayı planlıyoruz. Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim. Marka kentleri, marka yapan bu kentin marka insanları… Ben onlarla ilgili anma düzenliyorum. Sağ olsun Fatma Kaplan Hürriyet Hanım da bu konuda her türlü desteği verdi. İzmit unutmaz “etkinlikler dizisi” yapıyoruz. Bu ay 20 Şubat’ta Kocaelispor kurucularından, kentin ağabeylerinden, büyüklerinden Nasut Kayalı’yı yapacağız. 9 Mart’ta da efsane esnaf odası başkanı rahmetli Rıdvan Alyörük’ü anma yapacağız ve Kapanönü Çarşısında yapacağız. Onu da planlıyoruz, dün akşam büyüklerimize bunu anlattım. Ailesiyle paylaştım, onlarda bana geri dönüş yapacaklar. Dolayısıyla iki tane anma yapacağız ondan sonra anma serüvenimiz devam edecek. Yani o insanları unutturmamak, onların yaptıklarını gençlere aktarmak, bu kent nasıl ayağa kalkmış, kimler kaldırmış onlara göstermek için bu insanlara sarılıyor ve bunu büyük bir keyifle yapıyorum.

İzmit için bir proje daha başlattınız, İzmit’e değer katmış sembol isimleri olan ve kaybettiğimiz büyükleri anma etkinliği, Fahri Seyrek, Sadık Efe, Saadettin Yalım gibi isimleri andık. Güzel de ses getirdi. Nasıl sizce uzun soluklu olur mu, devam eder mi?

Sizin de söylediğiniz gibi üç tanesini yaptık, benim de beklentimin çok üstüne çıktı. Belediye Başkanımızda şaşırdı, nasıl bu işler buraya kadar geldi diye. Neden oldu? Bir kere samimiyiz. Hem yaptığımız Biz “İzmitiz” grubu, çalışmalarda tamamen güvene dayalı, kimsenin adını kötü kullanmadım, kente sahip çıkarak onlar da bize sahip çıktı. Bir duruş sergiledik. Dolayısıyla anma yapacağım büyüklerimin ilk önce ailesiyle paylaşıyorum. “Ben böyle bir şey planlıyorum, eğer sizde izin verirseniz bunu yapalım” diye.  Aile izin vermeden bu işlere giremiyoruz. Dolayısıyla hem Sadık Efe, hem Fahri Seyrek hem de en son Saadettin Yalım büyüğümüzü yaptık. Ailelerin de inanılmaz keyif aldıklarını, şeref duyduklarını, onur duyduklarını hissediyorum. Onlardan yeterli sayıda fotoğraf istiyoruz, biyografi istiyoruz, o günde sabah mezarı başında bir anma yapıyoruz. O mahallenin hocasını götürüyoruz, o dokuyu bilsin, oranın insanı diye, ruhuna bir Fatiha okuyoruz. Daha sonra gün içinde sporcuysa spor karşılaşmaları yaptırıyoruz, sivil fotoğrafçıysa fotoğraf çekimleri yaptırıyoruz. Akşamda saat 18:00 gibi fotoğraf sergilerini ve de onları tanıyanları davet edip söyleşi programları yapıyoruz. İşte biraz evvel sözünü ettiğimiz gibi sırada Nasut Kayalı var, Rıdvan Alyörük var birde Gazozcu Mehmet olarak bildiğimiz Kocaelispor basketbolun, bir süre başkanlığını da yapan duayen abisi, Mehmet Yalaz’ a bir anma da yapacağız. O da çok güzel tarihi bir gün olacak.

Biliyoruz ki deprem İzmit için önemli bir gerçek, yaşanan Elazığ depremi Kent Konseyi olarak sizlere bir şey ifade ediyor mu?

Deprem ülkenin gerçeği, olası İstanbul depreminin olası İzmit etkilerinin de ne olacağını kestiremiyoruz ama bunu yaşadık en son Elazığ da tekrar yaşadık. Onun için 1 – 7 Mart deprem haftası. 2 Mart’ ta şu anda televizyonların en reytingi yüksek kanallarına çıkan Profesör Doktor Naci Görür, Halit Eyidoğan, Sami Ersoy ve Afat Müdürümüz Salim Tekoğlu’ nu davet ettik o da katılacağını belirtti.  2 Mart’ta İzmit deprem müzesinde güzel bir panel yapacağız. Bunu canlı da yayımlayacağız. Bunlar olduktan sonra soru cevaplara geçilecek, halkında sorularını alıp onlarında bu konuda duyarlı hale getirip tekrar bir deprem farkındalığı yaratmak istiyoruz.

İzmit ile ilgili bir anınızı paylaşabilir misiniz?                                                                                               

Bir arkadaşımız Biz “İzmitiz” grubunu kurduktan üç – dört yıl sonra 2016 ya da 2017 yılı idi. Benim mesaj kutuma bir mesaj geldi, Amerika’ dan yazmış. Ailevi sebeplerden dolayı İzmit’ ten koptuğunu, annesinin babasının ondan sonra vefat ettiğini, onların cenazesine bile gelemediğini belirtti. “Sizden bir ricam var?” dedi. Ne yapabilirim sizin için dedim. “Siz orada herkese ulaşabiliyorsunuz, annemle babamın mezarından bana torbaya birer avuç toprak koyup gönderebilir misiniz?” dedi. Annesinin babasının ismini, hangi senelerde vefat ettiklerini sordum, söyledi. Mezarlıklar Müdürlüğüne gittim. Bana bu mezarlıklar lazım dedim. İkisi de yan yanaymış, birer torba aldım, üzerlerine isimlerini de yazarak buradan kargoyla Amerika’ya gönderdim. İnsanların böyle bir şeyde beni tercih etmesi, benim kanalımdan bana güvenmesi... Sonra bana çok teşekkür etti. Benim için çok değerli bir anıydı bu.

Hüseyin Bey,  değerli vaktinizi bizlere ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

Ben de teşekkür ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Size göre en güvenli ulaşım aracı hangisi?