Reklamı Kapat

Bizde “yatırımlara karşı çıkma hastalığı” mı var?

Dün yazdım.

94 makine imalatçısı, bir sanayi sitesi kurup her biri burada kendi ölçeğinde bir fabrika yapmak istiyor, olmaz diyoruz.

Önlerine akıl almaz engeller koyuyoruz.

Deyim yerindeyse, analarından emdikleri sütü burunlarından getiriyoruz.

11 yıldır uğraşıyorlar, bir arpa boyu yol alamadılar.

Bu nasıl bir mantık?

Bu nasıl bir anlayış?

Anlayabilen varsa, beri gelsin anlatsın.

2009 yılında “Sanayi sitesini buraya yapabilirsiniz” deyip yeri gösteren Büyükşehir Belediyesi…

Belediye yer gösteriyor, ama gerisini getirmiyor.

Sanayiciler, aralarında para toplayıp 400 dönüme yakın yer alıyor…

Projeler hazırlanıyor…

Belediyenin 1/5000’lik imar planını yapması lazım, yapmıyor.

1/5000’lil yapılmayınca, haliyle 1/1000’lik uygulama planı da yapılamıyor.

Ha bugün ha yarın derken, 10 yıl geçiyor.

10 koca yıl…

Geçen yıl seçimler yapılıyor, Büyükşehir’e ve İzmit Belediyesi’ne yeni başkanlar seçiliyor, bugüne kadar yine sonuç yok.

Tahir Büyükakın AKP’den, Fatma Kaplan Hürriyet CHP’den, bir araya gelip yatırımcıların önünü açacak bir karar alamıyorlar.

Bu arada CHP, sanayi sitesinin inşa edileceği Durhasan Köyü’nde halk oylaması yaptırıyor, sonuç olumsuz çıkıyor.

Halk, bölgelerinde sanayi sitesi yapılmasını istemiyormuş.

Şu hale bakar mısınız?

Sanayicilerimize eziyet etmek için sanki herkes elbirliği etmiş.

Yahu, 94 işadamı devletten bir kuruş para istemiyor, kendi öz kaynaklarıyla yatırım yapacak, üretim tesisi kuracak, yüzlerce binlerce kişiye iş olanağı sağlayacak, yok olmaz diyoruz.

Olmaz, yapamazsınız…

Tamam da, dünkü rakamlara göre Kocaeli’nde 85 bin 597 işsiz var.

Neredeyse Dilovası ve Kandıra’da oturanların toplamına yakın işsiz sayımız…

Ne yapalım, bu kentin işsizleri taş mı yesin?

Yatırım yapacak sanayicilerimizi başımızın üstünde taşıyacağımıza, “Neden yatırım yapıyorsunuz?” diye tekmelemeye çalışıyoruz.

Yazık!

Herhalde bizde, hepimizde olmasa bile bazılarımızda, “yatırımlara karşı çıkma hastalığı” var.

Belleğinizi yoklayın, ne demek istediğimi anlarsınız.

22 yıl önce FORD Gölcük yatırımında da benzer tepkiler yaşamıştık

Şimdi sizi 1998’e götüreceğim.

22 yıl öncesine…

O günleri yaşayanlar, belleklerini yoklasın.

Yaşı genç olanlar da bu yazdıklarımı dikkatle okusun.

FORD Grubu, Türkiye’deki ortağı Koç Holding ile birlikte ülkemizde yatırım yapmak istiyor.

Yatırım yerinin deniz kenarında olması gerekiyor.

Çünkü üretilen otomobilin çoğu deniz yoluyla ihraç edilecek.

Türkiye’deki tüm sahiller taranıyor, yatırım için en uygun yer olarak Gölcük sahili bulunuyor.

Gölcük sahilindeki SEKA kavaklığı…

Fabrika burada inşa edilecek.

Binlerce kişi çalışacak.

Milyarlarca dolarlık ihracat yapacak.

Ama o da ne?

Kent ayaklanmış, “İstemeyiz” diyor.

Çevreciler bir taraftan…

Sanayi Odası ve Ticaret Odası yöneticileri diğer taraftan…

Bazı siyasetçilerimiz de tepkilerin tam göbeğinde!

Çevrecilere şaşırmadınız da, odalara şaşırdınız değil mi?

Şaşırmayın!

O dönem FORD Otosan’ın başında bulunan Ali İhsan İlkbahar’la önce İzmit Ticaret Odası’nı ziyaret ettik.

Ali İhsan Bey, projeyi anlattı, oda yöneticilerinden destek istedi.

Aldığımız cevap: “Bizim göndereceğimiz 500 kişiyi işe almayı taahhüt ederseniz, biz bu projenizi destekleriz…”

Ali İhsan Bey’in yüzü bir anda kıpkırmızı oldu.

Böyle bir cevap beklemiyordu.

Ayağa kalktı, “Ben böyle bir söz veremem. Projeyi destekleseniz de sağ olun, desteklemeseniz de…” dedi, odadan ayrıldık.

Arkasından Sanayi Odası’na gittik.

Ali İhsan Bey, burada da projeyi her yönüyle anlattı.

O dönemin oda başkanı Ali İhsan Bey’i adeta azarladı, “Sizin o arazide ne işiniz var, biz orada Serbest Bölge kuracağız” diye.

Bunları tarihe not düşmek için yazıyorum.

1998’de Sanayi Odası ve Ticaret Odası yönetimleri, tam bu haldeydi.

FORD yatırım yapacak, bizim odaların tutumu aynen böyleydi!

“FORD Fabrikası yapılmasın” mitingi

Köşemde ve birinci sayfada kupürünü görüyorsunuz…

“FORD Fabrikası’nın yapılmasını istemiyoruz” diye miting bile yaptık bu kentte.

Mitingin haberi, 19 Temmuz 1998’de gazetemizde “Şehrimizin zenginleşmesine karşı çıktılar” başlığıyla yer aldı.

Okudum, manşet haberinin spotunda aynen şu ifadeyi kullanmışız:

“Ülkemizde 80 il var… FORD Otosan bu illerden her birine başvurup, 1 milyar 100 milyon dolarlık yatırım yapacağını söyleseydi, bu 80 ilin 79’unda, 7 gün 7 gece bayram yapılırdı. Tüm kent halkı da bu bayrama katılırdı. Kocaeli’nde ise sayıları 300-400’ü aşmayan bir grup insan, FORD Otosan’ın yatırımına karşı çıkıyor, miting düzenliyor.”

Haberi özetleyeyim…

Mitinge katılanlar, önce yürüyüş yapmışlar, “Ülkemizi satmayacağız” diye pankartlar açmışlar, sonra bir grup SEKA fidanlığına gidip dönmüş, arkasından KYÖD binasında toplantı düzenlemişler.

Toplantıda siyasilerden kimler varmış biliyor musunuz?

DYP Milletvekili İsmail Kalkandelen ve FP Milletvekili Osman Pepe…

Her ikisi de o dönem FORD’un Gölcük’teki yatırımına karşıydı. 

Sorun, TBMM’de…

Bitmedi.

Bu yatırıma Ankara’daki siyasetçiler de tepki verdi.

Hem de en üst seviyede.

Gece gündüz konuşulan siyasi bir polemik konusu oldu.

Tartışmalar Meclis’e kadar taşındı.

Dahası dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz hakkında muhalefet “gensoru” verdi.

“Devlet malını peşkeş çekiyor” diye…

Sinirler gergin.

Üzülerek söylemek gerekir ki, Kocaeli kamuoyu o günlerde de iyi sınav veremedi.

İzmit’te yakılan kıvılcım, ülke çapına yayıldı.

Projeyi, parmakla sayılacak kadar kişi ve kurum destekledi.

Övünmek gibi olmasın, bunlardan biri de bendim.

Ve Süleyman Demirel’in sorunu çözen o unutulmaz sözleri

Projenin ülkemize ve kentimize büyük yararlar sağlayacağına inanıyordum.

Ford Otosan’ın o yıllardaki Genel Müdürü Ali İhsan İlkbahar’la sık sık konuşuyor, durum değerlendirmesi yapıyorduk.

Amerikalılar, yatırıma gösterilen tepkiye şaşkın!

Bir anlam veremiyorlar.

Türkiye’deki bu ortamı haber alan çevre ülkeler haber gönderiyorlar, gelin bedava arsa tahsis edelim, şöyle şöyle de teşvik verelim…

Ford, yatırımdan vazgeçme noktasında.

Böylesine sıkıntılı günler…

Bir gün sabah, ayakkabılarımı bağlayıp tam evden çıkmaya hazırlanırken telefonum çaldı.

Saat sabahın sekizi…

Baktım, arayan Ford Otosan Genel Müdürü Ali İhsan İlkbahar.

Sesi kötü.

Belli ki, canı sıkkın…

“Tanzer Bey” dedi, “sabaha kadar uyuyamadım…”

“Hayırdır Ali İhsan Bey, bir şey mi oldu?”

“Rahmi Bey (Koç) de dün Ankara’da idi. Geç saatlere kadar toplantı yaptık. Bu şartlarda yatırım yapamayız dedi. Herhalde bu iş olmayacak. Sabaha kadar uyuyamadım. Şaşkın haldeyim. Bu yatırımı kaçırmak, Türkiye için büyük prestij kaybı olur. Seni bir arayayım dedim, aklına bir şey geliyor mu?”

Eşim başımda, kapıdan çıkmamı bekliyor…

Ne söylesem?

“Ali İhsan Bey” dedim, “aklıma bir fikir geldi. Ankara’dasınız ya, bugün Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den randevu alın. Randevu konusunda sıkıntı yaşarsanız, yardımcı olurum. Demirel’in huzuruna çıkıp deyin ki, ‘Efendim biz bu yatırımı sizin himayelerinize arz ediyoruz…’ Süleyman Bey mutlaka bir hal çaresi bulur, projenin önünü açar. Olmazsa ne kaybedersiniz ki?”

Ali İhsan Bey “Tamam” dedi, “iyi bir fikir. Gidip aynen böyle söyleyeceğim. Olursa olur, olmazsa başka ne yapalım?”

Ali İhsan İlkbahar, Çankaya’dan çıktıktan sonra telefon etti.

“Tanzer Bey, herhalde bu iş oluyor… Aklınla bin yaşa! Gelince görüşürüz…”

Ertesi sabah Ford yatırımı HÜRRİYET Gazetesi’nin manşetindeydi.

“Cumhurbaşkanı Demirel dedi ki: Ford yer bulamıyorsa, gelsin fabrikayı Çankaya’nın bahçesine yapsın”

Rahmetli Demirel, böylesine “pratik çözüm” adamıydı.

O yatırım için siyasilerle polemiğe girmek yerine, bir demeçle işi bitirmişti.

Sanayi yatırımlarının önemini vurgulamak için “Gelsinler benim bahçeme yapsınlar” demişti.

Süleyman Demirel’in bu çıkışından sonra ses kesildi, yer tahsisi yapıldı, inşaat başladı.

Temel atmaya gelen Demirel, son derece gururluydu.

Olayların içindeki biri olarak şunu net söyleyebilirim:

Eğer Süleyman Demirel’in zamanında müdahalesi olmasaydı, ülkemiz bu yatırımı elinden kaçıracaktı.

Hem Kocaeli, hem Türkiye kaybedecekti.

Bütün bunları neden anlattım?

Bugünlere ışık tutması için…

Geçmişteki hataları tekrarlamamız için…

İşte o gün yaptırmamak için uğraştığımız FORD Otosan’la bugün gurur duyuyoruz.

Sanırım o gün bu yatırıma tepki gösterenler de, bugün yaptıkları hatanın farkına varmışlardır.

FORD Otosan, bugün kentimizin de ülkemizin de gözbebeği!

22 yıl önceki FORD Otosan olayından, bu kentte yaşayanlar olarak ders çıkarmalıyız.

Makine imalatçısı sanayicilerimizin “sanayi sitesi” projesine engel olmayalım.

Benim söyleyeceğim bu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

09

Tek Başına Muhalefet - Ford yatırımı gibi büyük bir yatırımıda yeni kaçırdık bu basına çok yansımadı yine basından okuduğum kadarıyla büyükşehir başkanı birde utanmadan agzıyla yerli oto için cumhurbaşkanı bizden ve valilikten yer istedi veremediğimiz için yatırım bursaya kaçtı dedi hemen benim aklıma bir yer geldi hemde belediyenin mülkü bir yer seymen kışlasında askeriyenin boşalttığı alan sanırım 1-2 bin dönüm arazi verin bu araziyi kurulsun oraya o fabrika şehrimize büyük bir marka değer katacak yatırımı elimizin tersiyle ittik sırf iş bilmez ve bu şehri sevmeyen yöneticiler yüzünden o arazi millet bahçesi olacakmış aman ne önemli proje artık inekleri otlatırsınız o arazide şunuda not düşelim yapacagız dedikleri bahçeyi bile 10 seneden once yapamazlar bunlar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 17:19
08

Tek Başına Muhalefet - Ford yatırımı gibi büyük bir yatırımıda yeni kaçırdık bu basına çok yansımadı yine basından okuduğum kadarıyla büyükşehir başkanı birde utanmadan agzıyla yerli oto için cumhurbaşkanı bizden ve valilikten yer istedi veremediğimiz için yatırım bursaya kaçtı dedi hemen benim aklıma bir yer geldi hemde belediyenin mülkü bir yer seymen kışlasında askeriyenin boşalttığı alan sanırım 1-2 bin dönüm arazi verin bu araziyi kurulsun oraya o fabrika şehrimize büyük bir marka değer katacak yatırımı elimizin tersiyle ittik sırf iş bilmez ve bu şehri sevmeyen yöneticiler yüzünden o arazi millet bahçesi olacakmış aman ne önemli proje artık inekleri otlatırsınız o arazide şunuda not düşelim yapacagız dedikleri bahçeyi bile 10 seneden once yapamazlar bunlar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 14:29
07

Eskiden Akpartili - 1-) deniz dolgusu yapıldı sahilimiz gitti. balıklar artık üreyemiyor. sahilde tekne koymak bile mümkün değil. tatile en yakın 300 km yol gitmemiz gerek.

2-) evet issizlik engellendi. fakat hiç sorunuz mu ford firması çalışanları averaj kaç yıl çalışıyor?

3-) montaj hatlarında çalışanlar kalıcı eklem rahatsızlığı hastalığına maruz kaldıkları için erken emekli oluyor ve sgk maaş ödemek zorunda kalıyor.

4-) küçük sanayici ford yan sanayisi olarak kullanılmadı. parçalar istanbuldan geldi.

5-) ulaşım sorunumuzu araç ile çözmeye çalışmak tamamen yanlış. zaten ithal ettiğimiz yakın ve teknoloji ile bireysel ile sürdürülebilir ulaşım sağlamak mümkün değil.

6-) alınan arge teşvikleri ve yatırım teşvikleri ile sadece belli zümre zengin oldu.

7-) arazisi değerlenen bir nesil geçici zenginlik yaşadı. fakat altın yumurtlayan tavuğu kestiğini (ekim yaptığı araziyi sattığını) çok geç anladı. anlayacak..

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 12 Şubat 11:57
06

Dogrucu - Makina İmalatçıları para vermiş , aldılar. Ford'a ise karşılıksız hibe edildi . Arada böyle bir fark var ...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 08:47
05

Hakan Tanrıöven - Çok haklısınız Büyük şehir belediyesinin insiyatif alması ve bu sorunu bir an önce çözmesi gerekmekte buraya yatırım yapacak makine imalatçılarının her birinde ilk etapta en az 50 kişi çalışacak Elimiz kolunuz bağlandı ne yazıkki ?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 08:01
04

Muşi Dayı - Yatırımlara karşı çıkma hastalığı günümüzde de var,3.köprü , Osmangazi, Marmaray , Avrasya tüneli, Kanal İstanbul,HES ler , nükleer santral,daha bisürü say say bitmez.daha eskilerde 1. ve 2.boğaz köprüleri de var.sağolsun CHP bu duyguyu her zaman bize yaşatır eksik etmez.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 04:12
03

Hasan Ağır - chp nin işi gücü muhalefet.Onun için bu millet onlara iktidarı vermiyor.Muhalefet edecek bir konu bulamazlarsa kendi aralarında muhalefet yaparlar.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Şubat 23:26
02

İzmit li - Siz acaba neyin peşinde siniz giderek şüpheleriniz artıyor.. eminim bu işin sonunda çol büyük rant var!

Yanıtla . 1Beğen . 4Beğenme 11 Şubat 22:13
01

Tekin 41 - RAHMETLI DEMIRELIN ECEVIT IN ERBAKAN IN TIRNAGI KAFAR OLAMAZ GUNUMUZ SIYASILWRI.CUNKI SADECE RANT VE KISISEL CIKARLARI HERSEYIN USTUNDE.ISTANBUL DEPREMI MALUM.NE YAPTILAR ISTANBUL A RANTTAN BASKA.1999 DEPREMINDEN SONRA BAKIN KALICI KONUTLARA KAC KATLI.HEM SAGLAM HEM 3 KATLI HEPSI.TAKSITLERINI INSANLAR CEKIRDEK PARASI GIBI ODEDILER.BIRDE TOKI LERE BAKIN.KAC KATLI VE TAKSITLERI NE KADAR.SOYULUYOR MILLET.RANT A KURBAN GIDIYOR.URETIM EKONOMISI DEGIL TUKETIM EKONOMISI.ALLAH CEZALARINI VERSIN.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 11 Şubat 22:09
10

Suat KUZU - @Tekin 41 01 nolu yoruma cevabı: Makine imalatçıları mağdur edebiyatı yapıyor ,asıl mağdur olan onlar değil durhasan solaklar halkı biz bu filmi daha önce de izlemistik nasıl mı? Ali kahya sanayii alanı diye arazi kamu yararına istimlak olunur, olunurda sanayi arsası olarak değer görmez tarım arazisi olarak değer görür ve köylünün elinden çıkmış olan bu arazinin vasfi artık sanayii arsasidir ve değeri katbe bat artar burada kazanan arazinin sahib olan köylüi değil araziyi istimlak eden olur ve durum makineciler sitesi içinde aynıdır makineciler madur değil tam aksine ellerini ovuşturacak ve o günü sabırsızlıkla bekleyen taraftır. lutfen iyi anlayalım iyi anlatalım

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 13 Şubat 23:14

Anket Corona virüsü için alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz?