Reklamı Kapat

Dert sende, derman da!..

Üst üste “felaket” boyutunda olaylar yaşıyoruz.

Önce, İstanbul’da yaşanan deprem ile sarsıldık;

“ağır hasarlı okullar, hastaneler, kamu binaları” ortaya çıktı.

Acilen, bu binaların güçlendirilmesi, gerekiyorsa yıkılıp yeniden inşa edilmesi gerek.

 Televizyon programlarında da yansıtılıyor ki, kolon ve kirişleri kırılmış, demir bağlantıları kopmuş, demirleri çürümüş ve ilk depremde çökmesi kaçınılmaz binalarda yaşayan vatandaşlarımızın “CAN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK” gerek.

Ama siyasi iktidarın önceliği “Kanal İstanbul” çılgınlığı!

Kimilerinin gözlerini “RANT HIRSI” bürümüş! Yıllar öncesi, aldıkları tüyolarla kanal projesi çevresinde arazi kapatanlar yakın gelecekte kavuşacakları büyük zenginliklerin düşlerini kuruyorlar!

Su kaynakları tahrip olacakmış, doğal denge bozulacakmış, MONTRÖ sözleşmesinin hükmü kalmayacak, ABD ve Rusya savaş gemilerinin “kanaldan geçiş özgürlüğü” ile dünyada savaş tehdidi büyüyecekmiş umurlarında değil!

Elazığ’da, Malatya’da, Manisa-Akhisar’da, İzmir’de yaşanan depremler ve sonrasında Deprem Uzmanlarının açıklamaları toplum olarak büyük kaygılara sürüklüyor.

İstanbul’da yaşanacak büyük deprem, “GEREKLİ ÖNLEMLER” alınmazsa, büyük bir “maddi ve manevi yıkım” yaratacak.

Ama “DEPREMİ sorgulamak, yöneticileri eleştirmek, yanlışları ortaya koyup ÖNLEM ALALIM” demek YASAK!

Bu büyük günahı işleyen gazetecilere ve televizyonlara ceza üstüne cezalar kesiliyor!

Bu kaygılar yetmiyormuş gibi, Van’da yaşanan “ÇIĞ FELAKETİ” ve yitirdiğimiz insanlar yalnızca bu şehitlerimizin yakınlarını değil, tüm toplumda acılar yarattı. Bu acılara neden olan yanlışlar belirlenip, sorumlulardan hesap sorulur mu? Hiç sanmıyorum..

Ardından, Sabiha Gökçen Havaalanı’nda yaşanan uçak kazası!

KİMLER GÜNAHKAR? Nerelerde yanlış yapılıyor? Bakan’ın deyimi ile “Pist neden yorgun?”

Bu ülkenin en saygın “ulusal yardım kuruluşu KIZILAY” kimlerin elinde? Ballı maaşlar, Ensar Vakfı’ndan ABD’deki TÜRKEN VAKFI’na aktarılan büyük bağışlar Kızılay’a olan güveni büyük bir deprem gibi sarsıyor!

Bu kurumu “siyasal hesapların aracı yapmak” yazık günah değil mi?

ABD’de ve kimi Asya ve Afrika ülkelerinde “hibe yatırımlar” ve son olarak UKRAYNA’ya yapılan 200 milyon liralık yardım neyin nesi?

Ekonomi ve özellikle “HALKIN EKONOMİSİ” büyük sorunlar yaşatıyor; emekli, işçi, memur, esnaf, zanaatkar, KOBİ’ler, hatta daha büyük sermayeli şirketler sıkıntı içinde.

ÜRETİM EKONOMİSİ yerine “RANT-KONUT EKONOMİSİ” üzerine kurulu ekonomik düzen, toplumu sürekli yoksullaştırırken, “BÜTÇE AÇIĞI” veren iktidar, “VERGİLER” ile açığı kapatmaya çalışıyor!

Başkalarının sermayesi, başkalarının projesi ve üretimi ile yapılan, başkalarının geçiş ücretini belirlediği ve işlettiği köprülerden, tünellerden geçişler git gide azalıyor! Çünkü, “Dolar” bazında belirlenen anlaşmalar uyarınca geçiş ücretleri el yakıyor! Vatandaşın ücret ve maaşlarına yüze 5, 6 zam yaparken, örneğin, Avrasya tünel geçişine yüzde 56 oranında zam yapılması siyasi iktidarın kimi milletvekillerini bile isyan ettiriyor!

Ocak ayında 8 bin 465 işyeri kapanmış! (Kaynak: TESK- Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası) Kapanan işyerlerinde işlerini yitiren insan sayısı nedir acaba?

Bu perişanlık içinde, Ortadoğu’da emperyalist güçlerin oynadığı “kanlı satranç oyununda” şehitler veriyoruz! “Ne işimiz var Suriye’de?” diyenlere “HAİN, TERÖRİST” damgası vuruluyor!

YOLSUZLUK ve Hısım-akraba kayırma, inanılmaz boyutlara ulaşmış! Kimi üniversiteler, Rektörlerin çiftliğine dönüşmüş! Oğlu, kızı, karısı başta olmak üzere akrabalar üniversitelere taşınıyor! Sonra bu üniversitelerden “BİLİMSEL BAŞARI” bekleniyor!

Meclis personelinin maaşlarından kesintiler yapılarak oluşturulan yardım sandığında bile 11 milyon liralık usulsüzlük ortaya çıkmış!

Yaşadığımız dertlerin hepsini bir bir yazmaya kalksak, daha birkaç sayfa daha gerek! Son günlerde yaşadıklarımızdan örnekler vermeye çalıştık!

Eğer bir ülkede halkın iradesiyle, halka hizmet etmek için görev üstlenen ve halkın vergileriyle beslenenler “HALKA HESAP VERMEK”

Yükümlülüklerini yerine getirmiyorlarsa, o ülkede ne HUKUK’tan ne de DEMOKRASİ’den söz edemezsiniz!

DERT, vatandaşın derdidir!

DERMAN da vatandaşın elindedir!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Kadir Bilir - kanal İstanbuldan geçecek ve savaş çıkartacak Amerikan gemileri Möntröye göre nasıl Çanakaleden geçecek onu da bir anlatsaydınız iyi olurdu, yoksa Fatih gibi Amerikalılar Montrö izin vermiyor diye Geliboludan karadan mı yürütecek gemileri. Türkiye de bunu düşünemeyecek coğrafya bilgisinde insan var mı ?. Kızılay olayında da herşey internette yazıyor, önce bende tepki verdiydim ama baktım Gaz firması Kızılaya değil, yurt dışındaki vakfa vermesi için bu parayı emanet olarak vermiş. Bu para depreme nasıl harcanır ? Kızılayın parası değil, yazınızda sanki deprem parası vakfa aktarılıyor diye yazmışsınız ama işin doğrusunu herke okuyor internetten. Yurt dışına ancak Kızılay gibi uluslar arası anlaşmaları olan kuruluş vasıtası ile para aktarılıp eğitim ile ilgili devlet teşviklerinden düşülüyor ve her şey kanunlar uygunken, bu olayı nasıl yasa dışı göstermeye çalışıyorsunuz anlayamadım. TCK göre suç olan ne var ?? onu neden yazmadınız. TCK göre suç yoksa normal bir bağış işleminin nesini eleştirip kafaları karıştırmaya çalıyorsunuz?.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Şubat 23:12
02

Selami Açıkgöz - Atatürkçü CHP Filistin mitingine katılmış. Ne işimiz var Suriyede diye çok güzel açıklamışsınız. Boynuna şeriatçılar gibi Filistin atkısı asıp Kudüsün özgürleşmesinden söz eden Laik Atatürkçülerin, Kudüs gibi dinarları ilgilendiren ve Türkiyede binlerce kilometre uzaktaki bir toprakla ne işleri var ki? İstanbulda şeriatçılarla beraber Atatürkçülerde Kudüse özgürlik mitingi yapıyor. PKK nın güneyimizde devlet kurmaya kalkması mı, Türkiye için önemli yok sa Atatürkçülerin katıldığı Kudüs mitingi ve Filistin mi daha önemli ? bir yazınızda bunları kıyas ederek bizleri aydınlatırsanız seviniriz yoksa Atatürkçülerin şeriatçı mitinge katılması kafaları karıştırdı. Hiç kimse aptal değil tabi, hak soruyor; Süriyede işimiz yoksa Kudüste de işimiz yok diyor. Burada Atatürkçüler çifte standart mı sergiliyor ? bana kalsa Atatürkçü CHP nin katıldığı şeriatçı Kudüs mitingi ile" ne işimiz var Suriyede" olayını bitirdi, kimseye birşey anlatamazsınız

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 23:48
01

Güler Varoçlu - kaleminize sağlık olsun hocam...deprem konusunda gaflet,Kızılay gibi kuruluşumuzda değersizleştirme,gençlerin işsizliği konusunda duyarsızlık,ekonomik krizin yokmuş gibi göz ardı edilmesi henüz DEMOKRASİMİZİN güçlenmediğinin acı gerçeğidir..saygılar.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 12 Şubat 21:05

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?