Reklamı Kapat

Yes be Annem! Yes be Mustafa Akıncı, yes

            Merhabalar, sevgili Kocaeli Gazetesi okuyucularım.

            Geçen haftaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı damgasını vurdu ve hepimize geçmişi hatırlattı. İşte bu yüzden farklı bir konuya Kuzey Kıbrıs Türk Devletine değinmek istiyorum. Nede olsa özel bağlarımız var.

            Anavatanda herkes özellikle iktidar akın akın Mustafa Akıncıya ver yansın etti. Ama ben Mustafa Akıncıya hiç kızmıyorum. Adam haklı geçmiş yaşanan felaketleri unutmuş belki de hiç yaşamamış. El bebek gül bebek yaşamış. Yakın geçmiş tarihin tozlu raflarına çoktan kalkan CTP lideri Mehmet Ali Talat gibi.

            Onlara bu tarz konuşma fırsatını yıllar önce verdik, hem de biz ellerimizle verdik.

            Hatırlayın;

            24 Nisan 2004’te Annan Planı oylandı... Türk tarafında yüzde 65 kabul, Rum tarafında yüzde 76 “ohi” yani “ret” çıktı. Allah bizi Rumların oyları sayesinde kurtardı. Yoksa Türk kendi kendisini ateşe atıyordu... Kavrulup gidecek, Kıbrıs’ta Türk diye hiç kimse kalmayacaktı!

Sayın, Recep Tayyip Erdoğan o zaman da Başbakandı... “Annan planı” dedi, bir daha başka bir şey demedi. Ve Hükümet Politikası olarak Annan planını herkesten fazla benimsenmişti. O dönem Yavruvatan bize yük olarak görüldü, jeopolitik önemi hiç düşünülmedi. 

Oysaki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Akdeniz’deki tek desteği KKTC idi. Türkiye’ye sımsıkı bağlı yavru vatanın efsane lideri Rauf Denktaş planın önündeki tek engel olarak görülüyor rahmetli amcaya yüklenildikçe yükleniliyordu.

Denktaş’ın adı: “Çözümsüz Denktaş” olmuştu.

Mehmet Ali Talat ise gençliğin, özgürlüğün eşit yaşanacak devletin tek anahtarı olarak lanse ediliyordu.

            Kimler  “Yes be annem” densin diye adaya gitmedi ki. Sanayicisinden tut, meslek odalarına hatta odalar birliğine kadar herkes gönderildi. Cep telefonlarına sürekli mesajlar gitti.

Garibim Kıbrıs Türk halkı oysa geçmişte ne acılar çekmişti, işkence, tecavüz, gasp ve toplu katliamlar sadece Türk oldukları için yaşamışlardı. 64 ve 74 yıllarının üstünden savaşı yaşamamış bir nesil ortaya çıkmıştı. Türk reklamcılar aldıkları paraların karşılığında güzel bir propaganda yapmışlardı. Rumlar bile kendilerini bu kadar güzel tanıtamazlardı.

Çılgın fikri bulmuşlardı “ Yes be annem “ evet “yes” dediler ama Rumlar güzel bir gol atmış asıl çözümsüz olanın kendileri olduğunu ortaya koymuşlardı.

Onca yaşadığı zulüm ve baskı zor gelmemişti ama güvendiği Türkiye’nin kendisini yalnızlığa itmesi Rauf Denktaş’ı kahretmişti. Nihayet bu kahır hayatına mal oldu. 

Hata vefasızlık yapanların hepsi göstermelik cenazesine koşmuştu. Belki de gerçekten vefat etti mi bakmaya gitmişlerdi kim bilir?

             Ya şimdi çıkarlar ve dünya da yalnızlığa itilmişliğimiz, doğal gazın önemi Akdeniz’de jeopolitik durum Kuzey Kıbrıs Devletinin ne kadar önemli olduğu beynimize dank diye vurmaya başladı. Ama Pandoranın kutusu açıldı bir kere.

            Satılmış adamları iş başına getirmenin hata olduğu zaman geçtikçe anlaşılmaya başladı. Millet olarak yönetici seçiminin ne kadar önemli olduğunu hiçbir zaman anlayamadık. Hep hata yapıyoruz.

            İşte bu yüzden kızmıyorum Mustafa Akıncı’ya Cumhurbaşkanlığı koltuğuna gelmesi zor iken çok kolay geldi. Bir yerlerden işaret almamış olsaydı o koltuğa oturabilir miydi? Hiç sanmıyorum.

            Peki, şimdi ne olacak. Dışardan paranın kokusunu aldığına göre zatı muhterem çok kolay sırt dönecek anavatana. Belli değil mi?

            Paranın gücü, çıkar ülkeleri ile uyum sağlama, istediği yere gitme arzusu Yavru vatanda gençler arasında yaygın olan bir düşünce. Bu hem geçmişinde sömürge özelliği yaşamış hem de ada psikolojisi taşıyan herkeste olan düşünce tarzı. Ada halklarını kandırmak çok kolaydır. Siz elinizde tutmayı bileceksiniz ve doğru adımlar atacaksınız. Atamazsanız kaçarlar be annem.

            Kıbrıs’ta “ Yes be annem “ meşhur bir sözdür. Sömürge döneminde yaşanan hikâyesi de vardır. Neyse…

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

            Ne olacak CHP’nin durumu

 

 

 

            Hep böyle denir ancak Cumhuriyet Halk Partisi her zamanda sapasağlam ayakta durur

            Bugünlerde halkın çoğunluğu AK Partinin ilçe başkanlıklarında kopan fırtınayı Kocaeli Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı kim olacak kadar merak etmiyor.

            AKParti, Anavatan partisi gibi bir rüzgâr ile gelmiş zamanını doldurduğunda da sönüp gidecektir. Çıkar birlikleri üzerine kurulmuş hiçbir parti çok uzun yaşamaz. Zaten tabiatın doğasına aykırıdır.

            Karamürsel AK Parti’de birlik havaları verilse de kavga küçümsenmeyecek kadar büyük. Sonradan gelen öncekileri kenara ittiği an birlik zaten bitmişti. Ve ülkemizde yaşanan ekonomik kargaşa da işin cabası.

            Ancak Cumhuriyet Halk Partisinde hal hiçbir zaman böyle olmadı. CHP hiçbir zaman çıkarlar partisi olmamıştır. Elbet söyleyebilecek sözleri olan insanların olduğu partilerdeki gibi iç kavgalar, tartışmalar olur ve çabuk biter. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu partisi bugünlere birçok badireden geçerek geldi.  

            Ve inanıyorum ki yılların yorgunluğunu taşıyan abiler artık yeter deyip kenara çekilecek, genç 1970’li yılların Karaoğlan rüzgârını yeniden yaşatacak yeni dinamiklere yol vereceklerdir.

            Tüm okuyucularımıza iyi hafta sonları diliyorum.

           

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Saim - sevgili hocam,asıl konuyu alta koymuşsun. baş yazın olmalıydı. millet bunu bir anlasa ya.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Şubat 19:53

Anket CHP'de il başkanı kim olmalı?