Reklamı Kapat

Anıt ağaç nedir?

Son yıllarda anıt ağaçlara ilgi giderek  fazlalaşmaktadır. Bunun nedeni estetik, tarihi ve kültürel açıdan duygusallığın artışıdır.

Peki... Anıt ağaç nasıl seçilir? Öncelikle bilinmelidir ki anıt ağaç sadece "harika görünen bir ağaç" değildir.

“Anıt ağaç”  herhangi bir ağaç da değildir. Geniş anlamda belgesel ve kültürel işlevlere sahiptir. Özgün kişilik kazanmış bir ağaçtır. Geçmiş ile bugün ve bugün ile gelecek arasında bir köprüdür..

Bu durumda her ağaç “Anıt ağaç” olabilir mi?

Olamaz; çünkü bunun için belirgin bazı kıstaslar söz konusudur. Aşağıdaki özelliklerden hiçbirine sahip olmayan ağaç, “Anıt ağaç” konumuna alınmamalıdır.

·        “Anıt ağaç” bilimsel olarak, yaş, çap ve boy itibarıyla kendi türünün alışılmış ölçüleri üzerinde boyutlara ve içinde bulunduğumuz zaman dilimi ile gelecek arasında iletişim sağlayabilecek, yani  kuşaklar arasında bağ kurabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçtır.  

·        Özel bir şekle sahiptir. (Örneğin hakim rüzgarın etkisi altında tacı çok değişik bir şekil almıştır.)

·        Bulunduğu ortamın tipik olmayan bir bitkisi konumundadır. Büyümesi için uygun biyoklimatik şartların dışında olmasına karşın  çok iyi gelişmiştir.

·        Tarihi-kültürel değeri vardır: Yöresel tarih açısından, tarihsel-kültürel değere tanıklık eden belgelerle ortaya konulan özel olaylara, efsanelere vs. bağlantılıdır.  

·        Peyzaj değeri vardır: Yani yüksek estetik değere sahiptir. Varlığı belirli bir yeri karakterize etmektedir.

·        Mimari değeri vardır: tarihi-kültürel değeri yüksek olan binalarla bağlantılıdır.

Bu kıstasları, kentimizde “Yürüyüş Yolu” olarak tanımlanan, ama aslında orada gezenleri “zehirleyen” yolda “anıt ağaç” olarak ayrılmış seksen bir çınar ağacı için irdelediğimizde  bu kıstaslara uyumun son derece yetersiz olduğu görülecektir. Özetleyelim:

Bu ağaçlar “anıt ağaç “ statüsüne alındığında yaşları 100 yıl kadardır. Bu yaş, 1000-1500 yıl yaşayabildiği için adeta çınar ağacının adeta “çocukluğuna” tekabül eden yaştır. Bunların yıllar boyunca, aşağıda değinilen tahribatların sonucu olarak, bu ağaç türüne has yaşam süresine sahip olması mümkün değildir. Zaten bazıları köklerindeki tahribat sonucu devrilmektedir.   

Bu ağaçlar doğal yolla oluşmuş özel bir şekle sahip değildir. Üstelik tamamına yakını gövdelerinde yapılan uygulamalar sonucu doğal formlarını tamamen kaybetmiştir.

Bulunduğu yerde botanik açıdan nadir değildir. Yörenin her yerinde yetişmektedir.

Yöresel tarih açısından özel olaylar ve efsanelerle bağlantısı yoktur.

Mimari açıdan çevresindeki binaların beraberliğinde bir değer oluşturmamaktadır.

Peki ..Bu 81 ağaca hangi nedenle “anıt ağaç” statüsü verilmiştir? Görüldüğü gibi bu statünün bilimsel dayanağı yoktur. Tek sebep, onların, “anıt ağaç” statüsü sayesinde  insanlar tarafından verilecek zararlardan korunmasını sağlamaktır. Ama ne gariptir ki belediye tarafından diplerinde, yıllarca  yapılan uygulamalar, budama adı altında dallarının, çoğu zaman  zamansız, yoğun ve tekrar tekrar kesilmesi (pardon; doğranması) zarardan sayılmamıştır ve sayılmamaya devam edilmektedir.

Şimdi bu yazdıklarımın ışığında bu yolda “anıt ağaç” olarak tanımlanmış ağaçlara özel olarak bakın ve onlar ile “anıt ağaç” oluş arasındaki ilişkiyi kurmaya çalışın.

Bu ilişkinin olduğunu iddia ederseniz, o çınarların üstünde çığlıklar atarak alttan geçenlerin üzerine “eden” kargalar bile size gülecektir. Benden söylemesi…

Kaynak:  

Giovanni, N.2013 . Gli apparati  radicali nella   salvaguardia e nel recupero değli alberi monumentali. Universita degli studi di Padova.Facolta di agraria . Scienze forestali e ambientali.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?