Reklamı Kapat

CHP’de 26 “kurultay delegeliği” için 500’den fazla istekli var

CHP’de il kongresi, 1 Mart’ta.

İl başkanlığı için 3 isim yarışacak.

Harun Yıldızlı, Hikmet Erenkaya, Bozkurt Uslu…

Görünen bu!

Partide il başkanlığının ötesinde bir de “kurultay delegeliği” kavgası var.

Kocaeli’nden kurultaya gidecek delege sayısı, 26.

İller, kurultaya milletvekili sayısının iki katı delege gönderiyor.

Kocaeli’nin milletvekili sayısı 13 olduğuna göre, CHP kurultaya 26 delege gönderecek.

Delege sayısı 26, ama o kadar çok delege olmak isteyen var ki!

500’den fazla…

Neden bu kadar çok?

Çok, çünkü CHP’de kurultay delegesi olmak, “önemli bir statü”!

“Ben kurultay delegesiyim…”

“Ben 5 dönemdir kurultay delegesiyim…”

CHP’nin önemli isimlerinden çok duyarsınız bu sözleri.

Hatta bir yerlere aday olduklarında, özgeçmişlerine, bu kurultay delegeliklerini “önemli özellikleri” olarak yazarlar.

“Üç dönem, beş dönem kurultay delegeliği yaptım” diye…

İşte bu nedenle CHP’liler kurultay delegesi olabilmek için birbirlerini yiyorlar.

Eee, sayıda da fazla değil.

Topu topu 26…

Bunun 12 kadarı zaten kapalı.

İlçe başkanlarına birer kontenjan verilecek, ya kendisi ya da işaret ettiği kişi delege olacak.

Her il başkan adayı kendini de yazacak, etti mi 13?

Geriye kalıyor 13 delegelik…

Bütün kavga, bu 13 delegeden biri olabilmek!

Zor, il başkan adaylarının işi oldukça zor.

1 Mart kongre günü yaklaştıkça, ortalık iyice yangın yerine dönecek.

Bakalım kimler “kurultay delegesi” olabilmeyi başaracak?

Olamayanlar, küsecek…

Olamayanlar, kongrede hırgür çıkaracak…

Olamayanlar, söz verip de yapmayan il başkan adayının aleyhine çalışacak…

CHP’de ortalık iyice ısındı!

Rakıya yapılan yüzde 1800 zam,rakıcıları “rakı üreticisi” yaptı

Alkollü içeceklerin fiyatlarını sürekli artıralım…

Vatandaş alamasın…

Bu yöntemle toplumu alkolden korumuş oluruz.

Doğru bir yöntem mi bu?

Değil!

Son yıllarda alkollü içecek satış rakamlarının azaldığına bakanlar, yanılıyorlar.

Satış rakamları düştü, ancak kullananların sayısı ve kullandıkları miktar azalmadı, arttı.

Ülkemizde alkol alışkanlığı olanların en fazla ilgi gösterdiği içki, rakı…

Bizde “alkol” denince akla, “rakı” gelir.

Biz, “rakı seven” bir milletiz.

İktidar bunu bildiğinden en fazla rakı fiyatlarına zam yapıyor.

AKP iktidarı döneminde “vergisi artırılarak” rakıya yüzde 1800 zam yapılmış.

70’lik rakının 152.5 lira olan satış fiyatının 112 lirası, vergi…

Anlayacağınız, rakı fiyatları el yakıyor.

El yakıyor da, vatandaş rakı içmeyi azalttı mı?

Rakı içmekten vaz mı geçti?

Tam aksine, herkes kendi rakısını kendisi üretmeye başladı.

Bu işin ustası oldu.

Arada acemi üreticilerden ölen olmuyor mu, oluyor…

Söylemek istediğim şu:

Yasaklamakla ve sürekli zam yapmakla, alkol tüketimini azaltmak mümkün değil.

Gidin İran’a bakın!

İran’da alkollü içecek satmak da, içmek de yasak.

Ağır suç.

Ama İran bugün en fazla alkol tüketilen ülkelerden biri…

Her evde alkollü içki imalathanesi var.

Bizde de alkollü içeceklere sürekli zam yapılıyor.

Vatandaş alkolden güya böyle korunuyor.

Ama vatandaşı koruyalım derken, vatandaşı “rakı üreticisi” yaptılar.

Vatandaş, rakıyı daha ucuza üretiyor, böyle olunca da daha çok içiyor.

Bulunduğunuz çevrede bir “rakı muhabbeti” açın, bakın bakalım kaç kişiden ses çıkacak.

İnanılmaz yaygın!

Başlıyorlar, “Benim rakım senin rakını döver” geyiğine.

Bu arada olan, zamdan kaçıp usulüne uygun üretilmemiş sahte rakı alıp içenlere oluyor.

Geçen yıl sahte içkiden 36 kişi ölmüş.

Özetlersek…

Son yıllarda içki içenleri alkol değil, aşırı zamlar öldürüyor.

Tamam, alkol sağlığa zararlı, bu zarar en yaygın ve en etkili şekilde topluma anlatılmalı.

Zararına rağmen içmek isteyenlere de, “alkol ölçülü ve adam gibi nasıl içilir” bu öğretilmeli.

Toplumsal fotoğraf

Aşağıdaki rakamlar, Adalet Bakanlığı’nın resmi sitesinden:

*Cumhuriyet başsavcılıklarında işlem gören dosya sayısı, 5 milyon 35 bin 688.

*Mahkemelerde işlem gören dosya sayısı, 6 milyon 20 bin 795.

*İcra dairelerindeki dosya sayısı, 20 milyon 528 bin.

*Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısı, 290 bin 591.

*Haklarında adli işlem yapılıp da ”denetimli serbestlik”ten yararlanarak dışarıda dolaşanların sayısı, 450 bin 502.

İşte size ülkemizin “toplumsal fotoğrafı”!

Ne kadar iç karartıcı değil mi?

Hemen hemen herkes davalık!

Hemen hemen herkes icralık!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?