Reklamı Kapat

Anıt ağaçların çilesi

Zamanında yetkili kişilere de söylemiştim: “Dünyanın hiçbir kentinde, İzmit’te Yürüyüş yolu olarak tanımlanan yerde bulunanlar  kadar perişan edilmiş çınar ağacı göremezsiniz.” Ama, o zaman noksan söylemişim; “Dünyanın hiçbir yerinde bu derece  perişan edilmiş  anıt ğaç göremezsiniz” demeliymişim.

Unutmadan…Dünyanın  hiçbir  kentinde, 24 saat, binlerce motorlu aracın  egzozlarından çıkan gazlar, sürtünme sonucu lastiklerden, asfalt zemin ve fren balatalarından çıkan tozlarla, iki tarafı yüksek binalarla çevrili olmasının da sonucu olarak, havası bu derece kirlenen bir caddenin, spor yapma anlamında “Yürüyüş yolu” diye tanımlandığını da göremezsiniz.

Bu yolda, “Anıt ağaç” olarak tescil edilmiş çınar ağaçlarının perişan hali kış gelip yapraklarını döktüklerinde daha  net olarak ortaya çıkıyor. Üzerlerinde yumrular ve büyük oyuklar olan  yamuk- yumuk, eğik  gövdeler, simetrisi bozuk taçlar … Acınacak durumdalar.

Dünyanın her yerinde “anıt ağaçlar” belli bilimsel kıstaslara göre seçilir  ve  zararlı faktörlere karşı yine “bilimsel esaslara göre” korunmaları esas alınır.

Çünkü “Anıt ağaç” yenilenmesi zor bir miras oluştururduğu için  doğanın, korunma değeri olan ağacıdır.  

Şimdi bu korunmanın nasıl sağlanabileceğini görelim:

 1. Anıt ağaçlar üzerinde ancak en gerekli durumlarda,  mümkün olduğu kadar az yoğunlukta budama yapılır. Bu budamalar uzman bir kişinin gözetiminde uygulanır,

2. Anıt ağaç  tacının izdüşümünün 2-3 metre genişletilmesiyle belirlenen alan içinde  toprakta  kazılar ve yüzey üzerinde kaplama gibi uygulamalar yapılmaz,  

3. Anıt ağaçların beslendiği alanlarda toprak analizlerine dayanmaksızın  gübreleme ve toprak işlemleri yapılmaz,  

4. Anıt ağacın yanında, çevre koşullarını değiştirecek şekilde  örneğin su geçirmez nitelikte örtü döşeme, çimen doku veya ışıklandırma ve sulama tesisi yapılmaz,

5. Anıt ağaçlar herhangi bir patolojik bulgu veya hasar belirtisi açısından (kuru dallar, yapraklarının rengi ve büyüklüğündeki değişimler, mekanik yaralar, parazit ve zararlılar ile küresel ısınmadan etkilenme) periyodik olarak incelemeye tabi tutulur,

6. Anıt ağaçlar üzerinde zararlı unsurların (böcek, mantar, bakteri vs) bulunduğuna dair belirtiler  ortaya çıktığında uzman bir teknik elemandan erken tanı ve acil müdahale istenir,

 7. Nitelikli  bir teknik elemanın reçetesi olmadan anıt ağaç yaprak dokusu üzerinde ve toprağında pestisit, herbisit veya diğer kimyasal ürünlerin kullanılması konu olmaz,

8. Anıt ağaçların gövdesindeki yaralar ve kovuklar üzerinde yara kapatıcılar, yapıştırıcı maddeler, çimento, poliüretan veya diğer uygun olmayan maddeler kullanmaktan kaçınılır. (Yeni yaralarda dezenfektan kullanılması uygun  görülebilir)

9. Anıt ağacın ölü veya hastalıklı kısımlarını kazıyarak veya keserek  temizlik uygulaması yapılmaz.

Bu maddeleri Yürüyüş yolu denilen yerdeki “Anıt ağaçlar” üzerinde  yapılan uygulamalar ile karşılaştırınız. Karşınıza, bugünlerde yapılan  “çirkin” budamalarla da varlığını sürdüren son derece berbat bir tablo çıkacaktır. Çok tuhaftır ki “Anıt ağaçların” herhangi bir nedenle kesilip ortadan kaldırılmaları yasal konumda izinlere bağlanmış olmasına karşın, onları “perişan” hale  getiren uygulamalar hala sürmektedir. Sanki onların, durup-dururken devrilmelerine neden olacak kadar  “yaşayamaz” duruma getirilmesini önleyici yasal tedbirler yoktur. Bu anlaşılmaz durum yıllardır süregelmektedir.

Galiba, bu derece çileye dayanamayan anıt çınar ağaçlar devrilip intihar ediyorlar...

Kaynak:

Nalin Giovanni, 2013. Gli apparati radicali nella salvaguardia e nel recupero  degli alberi monumentali. Universita degli studi di Padova. Faculta di agraria.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?