Reklamı Kapat

Cem Sultan'dan günümüze...

Fatih Sultan Mehmet’in küçük oğlu Cem Sultan, bundan tam 525 yıl önce bugün, 24 Şubat 1495’te yaşamını yitirdi.

Cem Sultan, çok iyi bir eğitim görmüş. Müzik, Felsefe, Tarih ve Coğrafya’nın yanı sıra, şiir yazabilecek düzeyde Farsça öğrenmişti. On yaşında Osmanlı geleneği uyarınca Sancakbeyi olarak Kastamonu’ya daha sonra da Konya’ya atandı. Annesi Çiçek Hatun idi.

Ağabeyi Bayezid (2. Bayezid) ise Gülbahar Hatun’un oğluydu.

Fatih Sultan Mehmet’in vefatı üzerine iki kardeş arasında “taht kavgası” yaşandı.

Sadrazam Karamanlı Mehmet Paşa Cem Sultan’ın padişah olmasını istiyordu. Fatih’in ölümünü bir süre gizleyerek Cem Sultan’a haber göndermek istedi. Haber gizli kalmadı! Haberci, Bayezid yanlısı Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa tarafından yakalandı! Yeniçeriler de Bayezid yanlısıydılar. İsyan çıkardılar ve sadrazam Karamanlı Mehmet Paşa’yı öldürdüler… Bayezid, İstanbul’a gelerek tahta çıktı.

Cem sultan, ağabeyinin tahta çıkmasını kabul etmedi. O da Bursa’ya gelerek hükümdarlığını ilan etti! İki kardeş savaştılar, Bayezid kazandı. Cem, önce Konya’ya çekildi, sonra da Memlüklüler’e sığındı. Daha sonra Rodos’a geçti ve Sen Jan Şövalyelerinin eline düştü!

Cem Sultan, İstanbul’u yeniden ele geçirme düşleri içindeki Hıristiyan dünyası için de çok büyük bir koz olarak görüldü. Papalık, Hıristiyanlığa geçmesi koşuluyla tahta geçmesi için her türlü yardımı yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Cem Sultan, bu öneriyi kesinlikle reddetti. 13 yıllık esaret dönemi sonunda 25 Şubat 1495’te Napoli yakınlarında öldü! Ölüm nedeni tartışmalıydı! Zehirlenerek öldürüldüğü görüşü ağır basar.

Osmanlı Hanedanlığı’nda taht kavgaları ve taht uğruna “kardeş cinayetleri” hayli yüklüdür!

Bu kara düzen yalnızca Osmanlı’da mı vardır? Hayır.

Dünya siyasi tarihi türlü kirli oyunlarla oluşan “siyasi cinayetler” ile doludur. Fransa’da “Dreyfus Olayı” ya da ABD’de “Rosenbergler” hemen aklıma gelen örnekler.

Cem Sultan olayının üzerinden 500 küsur yıl geçtikten, “Demokrasi, İnsan Hakları, ADALET, HUKUK DEVLETİ” değerlerinin yaşandığı günümüzde çok şey mi değişti?

·       1960  Askeri Darbesi ardından, “Yassıada Mahkemeleri” sonucu 3 siyasi insanın idamları bu ülkeye yapılmış en büyük günah, “siyasi kutuplaşma ve düşmanlığın” tohumu olmuştur!

·       12 Mart Muhtırası sonrası oluşan kara düzende idam edilen gençler,

·       12 Eylül Askeri Darbesi’ni gerçekleştirmek amacıyla yaşanan “faili meçhul cinayetler” ve sonrasında “sağdan soldan idamlar” üniversitelerdeki “gerçek bilim adamlarının tasfiyesi”   bu ülkeyi temellerinden sarsmıştır.

·        Yakın tarihimizde yaşadığımız, Türk Ordusu’nun en saygın komutanlarına ve aydınlarına yönelik “KUMPAS DAVALARI” bir başka acı örnektir!

Bu davanın en etkili savcıları, yargıçları yurtdışına kaçırıldılar! Kalanlar da şöyle ya da böyle, cezalandırıldılar.

Peki, ülkemizde “YARGI DÜZENİ” gerçek anlamıyla “ADALET” terazisine oturdu mu? Bu kirli süreçte canlarını yitiren insanların, çileli yıllar yaşayan ailelerin çektikleri acıların bedeli ödendi mi? Ödenebilir mi?

“Fetullah Hocaefendi” bir gün “FETÖ” olduğunda ve sonrasındaki “15 Temmuz Darbe girişimi” sonucu tutuklanan, yargılanıp hüküm giyenler oldu. Ama hala YARGI, EMNİYET ve ORDU başta olmak üzere Devlet’in hemen her kademesinde “KRİPTO FETÖCÜ’ler” olduğunu iddia eden ve bazıları AKP’li olanlar yanılıyorlar mı?

Bu ülkede “Yargı’ya ve Adalet’e güven” yeterli düzeyde mi?

Siyasi iktidar Yargı sonuçlarından memnun mu?

Kimi zaman çok memnun, kimi zaman da memnun değil! İşine gelen ölçüde!

En son olay, “GEZİ DAVASI” ile yaşandı. Son duruşmada, iki yıldan uzun süre “tutuklu” kalan Osman Kavala ve tutuksuz yargılanan kişiler BERAAT ettiler. Siyasi iktidar temsilcileri sonuçtan hiç memnun olmadılar! Ancak; Kavala özgürlüğü soluyamadan “15 Temmuz Darbe Girişimi” olayı ile ilişkilendirilerek yeniden gözaltına alındı! Siyasi iktidar bu kez “Yargıya saygı duyun” diyordu!

Biz, hangi çağda yaşıyoruz?

Bu ülke 21. Yüzyılın ülkesi ne zaman olabilecek?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Koronavirüs ile mücadelede sokağa çıkma yasağı uygulanmalı mı?