Reklamı Kapat

Farkında mısınız?

Merhaba sevgili okuyucular,

Son günlerde dünyayı saran Koronavirüs doğal olarak bizimde hayatımızı etkiledi.

Dünyayı tehdit eden olayı toplumumuzun bir kısmı ciddiye alırken diğer bir kısmı da “-Bize bir şey olmaz” sözü ile karşıladı. Bu söz hangi bilimsel veriye dayanıyor belli değil.

Benim bildiğim bir tek şey var o da; Son dönemde toplum ayarları ile fazla oynandı. Bu ayarların oynanması bilinçli vatandaş olgusunu da zayıflattı.

Farkındamısınız! Son günlerde bağıran çağıran milleti ayrıştıran konuşma yapan, toplumu geren insanlar ortada yok. Neden?

Nedeni gayet basit; Hayat korkusu ve insanlığın yok olma tehdidi altında bulunması.

Ve farkındamısınız! Son günlerde bilim insanları devlet adına sürekli konuşuyorlar. Sanki hükümeti, devleti bilim adamları yönetiyor hatta Sağlık Bakanı devlet başkanı gibi ön planda, bilimin ne kadar önemli olduğu ancak anlaşıldı.

Ne garip ki ne kadar Fen Lisesi, Anadolu lisesi varsa kenara itildikten, İmam Hatip menşeili liseler ön plana çıkarıldıktan sonra. Ve ne gariptir ki bilimin her şeyden önemli olduğu virüs sayesinde anlaşıldı.

Ben şu sonucu hatırlatmak istiyorum;  İnsanoğlunun safsatadan çok bilime ihtiyacı var. Dini kuralları bile bilim aslına uygun şekilde yönlendiriyor. Bunların hepsi gerçek ve hep beraber yaşıyoruz.

İnsanoğlunu tehdit eden virüsün ülkemizi de tehdit etmemesi imkânsızdı. Hele ki son dönemlerde yolgeçen hanı olan sınırlarımızdan geçmemiş olması mümkün mü? Her tarafı liman olan, sanayi merkezi olan Kocaeli’nin virüsten etkilenmemesi mümkün mü?

Ve farkındamısınız! Son günlerde ne ekonomi konuşuyoruz, ne patlayıp fırlayan doları konuşuyoruz, ne Suriye’de verdiğimiz şehitleri konuşuyoruz. Can korkusu her şeyin önüne geçmiş durumda.

Ve farkındamısınız! İçişleri bakanı bile son günlerde oldukça sakin ve halkı kendilerine inandırmaya çalışan bir üslup kullanıyor. Keşke, ah! Keşke bundan önce de böyle yapsaydılar ya.

Ve farkındamısınız! Bir birimize ne kadar çok ihtiyacımız varmış. Bunu evden dışarı adım atamayacak hale gelince anlamaya başladık, tıpkı deprem dönemi olduğu gibi.

Birilerinin satması sonucu işgal edilen yurdumuzu kendisi veya bir zümre için değil halk için kurtaran ve Türkiye Cumhuriyetini kuran Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kurucu değerlerine şu anda ne kadar çok ihtiyacımız var, farkındamısınız?

Ben sağduyuya sahip halkımızın çoğunluğunun yeniden farkında olmaya başladığına inanıyor ve görüyorum. Ülkemin karanlık dönemi yavaş yavaş yok olacak yeniden aydınlık günlerine kavuşacak, yürekten inanıyorum.

Toplum ikiye ayrıldı sanki bilinçliler ve bilinçsizler. Evet! Şu günlerde televizyonda her şey gözümüzün önünde oluyor.

Evlere kapanın dendiği zaman kapanan, karantina kurallarına uyun denince harfiyen uyan bir kısım. Ve “bize bir şey olmaz” diyerek dünyayı saran virüse adeta kafa tutan ikinci bir grup var. İşte bu ikinci kısım insanlar ülkem için, bizler için tehlike oluşturuyorlar.

Virüs bir bölgede kalsa hiç sorun değil, ancak gezen insanlar sayesinde her yere taşınıyor. Kitlesel ölümlere varan bir boyut alıyor bunu gözümüzle görüyoruz.

Umreden gelenlerin de taşıması gayet normal. Birçok yabancı insanla umre boyunca aynı yeri paylaştılar. Ve ülkemize geldikleri zaman evine, komşuna, arkadaşına, cemaatine taşımamaları mümkün mü? Taşımanın sorumluluğu ve vebali getiren kişinin yani senin omuzlarına kalıyor. Taşıyanın ölmesi önemli değil çevresinin hastalanmasına ve onlarında kendi çevrelerine taşımana neden oluyorsun, farkında değilsin.

Ya da Avrupa’da yaşayıp, virüs korkusundan geri gelenler hepimizin çevresine tehlikeyi taşımıyor mu?

Şaşırıyorum; karantinaya girmemek için yandan tüymeye çalışanlar, karantinaya girmemek için polis ile karşı karşıya gelmeye bile razı olanlar, lüks yerde ibadet edenlerin evlatlarımızın okumak için kaldığı yurtları beğenmeyince “ahır gibi” diyenler. Nerde Tevekkül?

Karantinaya alınması gerekenler karantina taşıma aracından polis torpili ile tüyüp evine gidebiliyorlar. Kim bilir o otobüste bulunan ve aynı havayı teneffüs ettiği insanlardan üstüne tüneyen virüsü hiç sorumluluk duymadan bindiği polis aracındakilere ve onların çevresindekilere, hatta kendi ailesine, arkadaşına rahatlıkla taşıyabiliyorlar.  

Bunları hepimize yaşatanlara bilinçsizler denmez de ne denir?

Koskoca İtalya hem de en zengin varlıklı insanların yaşadığı yerden tüm ülkeye basit bir şekilde taşıdı virüsü. Şimdi kontrol altına alamıyorlar.

Öyle “ bana korona, morona işlemez” deme ile olmuyor. 14 günde alaşağı ediveriyor virüs insanı.

Ben halkımızın önünde cereyan eden olayları iyi ve doğru okumaya başladığını düşünüyorum. Bugüne kadar Türkiye hakkındaki endişeleri belli bir kesim taşıyordu.

Ya şimdi?.. Neyse, klasik bazı falan filan çıkarlardan bahsetmeyeceğim. Şu bir gerçek ki; bana ayrı ötekine ayrı virüs gelmiyor kardeşim. Hepimizi aynı virüs tehdit ediyor.

Cenab-ı Mevla’mın peygamberimize vahi yolu ile ilk ilettiği söz “Oku “ olmuştur. Okuduğun zaman inancından hiçbir şey kaybetmiyor aksine daha bilinçli düşünmeye başlıyorsun. Tek pencereden değil karşı pencereden de okuyup mukayese etmek sağduyunun yolunu açar, bilimin önemini kavratır.

İnşallah büyük bir facia yaşamadan dünyayı sarsan illetten kurtuluruz.  Nasılsa evlerdeyiz hem okuma hem de izleme olanağımız var. Yalanlara, kendi çıkarına göre tarih yaratanlara artık kanmayın.

Bilim ve sağduyu hepimizde galip gelsin. 

 

              

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Corona virüsü için alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz?