Salgın büyüyor

Koronavirüs salgını dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yayılmaya devam ediyor. Geçen hafta ülkemize giren bu illet, şu ana kadar iki vatandaşımızın ölümüne neden oldu. Yine şimdilik tespit edilen vaka sayısı 191. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, ilgili tüm birimler en başından beri insanüstü gayret göstererek virüsle mücadelesini sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da ulusa sesleniş konuşması yaparak özellikle ekonomik olarak alınan tedbirleri kamuoyuyla paylaşmış ve bir nebze de olsa yüreklere su serpmişti. Millet olarak bir süreliğine yetkililerin kararlarına uysak sanırım 1 ay içinde iyi bir seviyeye gelmiş olacağız.

Elbette bu mücadelenin yerel ayağı da olmalı. İşi sadece bakanlığa ya da hükümete bırakmak doğru değil. Tüm belediyelerin de bu konuda gerekli adımları atması gerekiyor. Yine bakanlığa bağlı kurumların da işi sıkı tutarak önlemlerini çoktan almaları gerekiyordu. Sanıyorum yukarıdan yapılan açıklamalar aşağıda yeni duyulmaya başlandı ki, yerelde pek bir hazırlık göremedik. Büyükşehir belediyesi de olmasa koronayla mücadeleye dair hiçbir şey göremeyeceğiz. Yönetici dediğin öngörülü olur, gündemi en yakından takip eder ama birçok yönetici -ki bunun büyük çoğunluğu belediye başkanları- ne yazık ki sınıfta kaldı. Liyakatın, ehil kişilerin devlet kadrolarına getirilmesinin önemini sanırım şuan daha iyi anlıyoruz.

“Amaç toplu olarak bir arada olunmaması” diye yetkililer bas bas bağırırken, ne yazık ki bizim yöneticiler kalabalık toplantılar eşliğinde “koronayla nasıl mücadele edilir”i paylaşıyor. Olacak iş değil! Topluma mâl olanların verdiği görüntü önemli. Kadınlar altın günlerini iptal ederken verilen bu fotoğraflar konuya gösterilen ciddiyeti de aslında özetliyor. Herkes kendine gelsin, bu işin şakası yok! En başta yerel idarelerin hükümetin politikalarına harfiyen uyarak sağlık bakanlığı ve ilgili birimlerle koordineli bir şekilde mücadeleyi sürdürmesi gerekiyor. Aksi düşüncelerin ya da ihmalkarlığın bedeli çok ağır ödenebilir.

“Memur yapılmak”

Koronavirüs şu sıra hepimizin en büyük derdi ama yine gündemde olan bir konuya da değinmeden edemeyeceğim. Bilindiği gibi Körfez Eski Belediye Başkanı İsmail Baran, özel bir statüyle Kartepe Belediyesi üzerinden memur yapılmıştı. Bu haberi yerel basında okuduktan sonra Kartepe’nin yolgeçen hanı olduğuna artık tamamen inanmaya başladım. Her önüne gelenin bu kadrolardan müdür yapıldığı başka bir belediye var mı, bilmiyorum.

Onlarca kişi Kartepe Belediyesi üzerinden memur olmuş ve bu isimlerin neredeyse tamamı ilçe dışından. Kim nüfusluysa, kimin gücü yetiyorsa, kim belediye başkanı üzerinde sözünü geçirebiliyorsa bir şekilde memur yapıldı. Sen çalışacaksın, sınavlara gireceksin, onbinlerce kişiyle yarışacaksın, yine de memur olamayacaksın ama senin emeğinin binde birini göstermeden birileri çatır çatır memur olmaya devam edecek!

Yazık değil mi bu insanlara? Kul hakkı değil mi bu? Nerede adalet? Hani ekonomi bozuktu ve kimseyi işe alacak durumda değildiniz? Seçim dönemi Başkan Erdoğan’ın gölgesinde siyaset yapıp, birtakım trollerin sosyal medyada paylaşımlarıyla kendilerini dava adamı görenler, size soruyorum? Adaletin olmadığı, zulmedenlerin mağdur, zulme uğrayanların öteki gösterildiği dönemlerden geçiyoruz. Gerçekten bu tür haksızlıklar ve adaletin yerle yeksan edildiği, başların ayak, ayakların baş olduğu bir döneme şahitlik ediyoruz. Haksızın sesini yükselterek haklılaştığı döneme tanık oluyoruz. Allah içimizdeki  beceriksiz ve liyakatsız insanların hata ve günahlarından dolayı bizleri helâk etmesin… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz