Reklamı Kapat

Korku çekiciliği

Hayatta devamlılığı, zamana ve değişime ayak uydurabilenler sağlayabiliyor. Bu tüm canlı türlerinde geçerli olan bir ilke. Bu ilkenin işlevselliğini sağlayan en temel unsurlardan biri ise zihinsel yapı. Çünkü canlılar kendilerini değişime zihinsel manada hazırladığında, ilginç olan odur ki, beden de buna adapte oluyor.

O nedenledir ki psikolojik savaş taktikleri geçmişten günümüze kullanılan en etkili savaş taktiklerindendir.

En etkili psikolojik taktiklerin başında ise “korku çekiciliği” yer alır.

Korku çekiciliği adı verilen taktik, kitleler üzerinde korku unsuru oluşturarak, istenilen yönde insanların tutum ve davranışlarını etkilemeyi amaçlayan bir ikna yeteneğidir.

Korku çekiciliği ile kitleler üzerine empoze edilen telkinlere uyulması, aksi taktirde kötü sonuçların doğabileceği vurgulanmaktadır.

Bu açıdan tarih boyunca pek çok devlet otoritesini kitleler üzerinde meşrulaştırmak ve alınan kararlarda halkın desteğini elde edebilmek için bu yöntemden yararlanmışlardır.

Bilindiği kadarıyla bu taktiği geçmişte son derece etkili uygulayanların başında Moğollar gelmektedir.

Korkuya dayalı bir psikolojik savaş taktiği uygulayan Moğollar, dönemin şartlarına göre son derece sıra dışı yöntemlerle, mesela kuduz köpekleri mancınıkla kuşatılan kale içlerine fırlatarak ya da cüzzamlı ve vebalı hastaların ordunun en önünde düşmana karşı temasını sağlayarak, yapıyorlardı. Geçtikleri yerleri yerle bir edip civarındakileri korkuya sevk etmek de yöntemi çok etkili kılan uygulama biçimlerinden biriydi.

Moğollardan başlayarak geçmişten günümüze korku çekiciliğine dayalı psikolojik savaş taktikleri gelişerek ve etkili bir şekilde devam etmiştir.

Korku çekiciliğinin propaganda yöntemi olarak etkili biçimde uygulanmasına dair önemli örneklerden biri, kitle iletişim araçlarının gelişmesi ile birlikte özellikle İngilizlerin önderliğinde I. ve II. Dünya Savaşları sırasında görülmüştür.

Gerek basınla gerekse savaş uçaklarından atılan kağıtlarla savaşan her iki tarafın kısa cümlelerle ifade edilen propaganda sloganları dağıtılıyordu.

İngilizlerin propaganda da ne kadar etkili olduklarını Arap yarımadasının Osmanlı’dan ayrılış sürecinde açıkça görmekteyiz.

Şunu unutmamak gerekir: Korku çekiciliği yönteminin yoğun uygulandığı dönemler, genelde büyük bir değişimin yapılmak istendiği dönemlerdir. Uygulama yöntemleri zamanın teknolojisine bağlı olarak değişse de amaç genelde aynıdır ve o da korkunun yönlendirdiği kitlelerin yeniliğe adapte edilmesidir.

Bugün teknolojinin geldiği nokta itibarıyla korku çekiciliğine dayalı bir uygulamayı kitlelere yaymak çok daha hızlı olmaktadır.

Son günlerde içerisinde bulunduğumuz kaotik ortamı bu noktadan ele aldığımızda; dünyadaki ekonomik sistemin nereye gittiğine dair tartışmalar esnasında böyle bir virüs salgının ortaya çıkması bunun arkasında küresel bazda yeni bir ekonomik sistemin adaptasyonunun yatıp yatmadığı sorusunu akıllara getiriyor…

Ne dersiniz?

Virüsün yarattığı “korku”nun ortaya çıkardığı halet-i ruhiye bu adaptasyona yönlendirilebilir mi?

Böyle bir amaç güdülmekte midir?

Sanıyorum yakın bir gelecekte cevabını alacağız ve umarım cevap hayrımıza olur…

Saygılarımla…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Corona virüsü için alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz?