Düşmanını tanı

Hepimiz “Coronavirüs” hakkında konuşuyoruz. Aslında onun akrabalarıyla daha  önceleri birçok defa tanışmıştık. Çünkü onlar    her kış özellikle soğuk algınlığı, grip ve çeşitli boğaz ağrılarıyla yakamızdan hiç düşmüyor.

Virüs kelimesi Latincede zehir anlamına gelir. Ama virüsü  ne kadar tanıyorsunuz. Özellikleri ne ? Nelerden hoşlanır? Biliyor musunuz?

Virüsler çok küçük mikroorganizmalar ve tam bir hücresel yapıya sahip değiller. Boyutları  genelde.0.02-0.3 μm, maksimum (1) μm kadar. (μm milimetrenin binde biridir). Yani bakterilerden ortalama olarak 100 kat daha küçükler. Bu nedenle onları ancak elektron  mikroskop altında görmek mümkün oluyor.

Virüsün en önemli özelliği, teknik deyimle “endoselüler” olmasıdır. Yani, yaşaması ve çoğalması için konak olarak bakteri, sebze veya hayvan kaynaklı bir hücre gerekir. Kendini saran kabuğu terkederek uyarıcıları yoluyla konakçı olarak seçtiği hücrenin  içine girer, orada genelde hücrenin ölümüne neden olacak şekilde çoğalır ve diğer hücrelerdeki yaygınlığı artar.

 Virüslerin bir başka tuhaflığı, genellikle belirli bir hücre tipini enfekte etmeleridir. Örneğin, soğuk algınlık  virüsleri sadece burun mukozasının ve üst solunum yollarının hücrelerini enfekte ederler. Bazıları sadece insanlara arız olur. Gerçekte büyük çoğunluğu bitkilere  ve hayvanlara özgüdür.

 Virüsler genellikle bulaşıcı hastalıkların nedenidir. Tüm virüsler tehlikeli değildir veya insanlarda enfeksiyona neden olmaz. Aslında virüs ile organizma arasındaki temas sonrası bir kuluçka döneminden sonra farklı durumlar ortaya çıkabilir: Örneğin organizmada bulunduğu halde belirtileri hiç ortaya çıkmayan, belli bir zaman sonra ortaya çıkan ve kişiyi çok kötü duruma getiren ve tıp dilinde “asemptomatik” olarak tanımlanan hastalıklara neden olan virüsler de vardır.

 Neyse ki, virüslerin yarattığı enfeksiyonların çoğu kronik hastalıklara neden olan HİV ve Hepatit B virüsleri hariç bağışıklık sistemimiz  tarafından kontrol edilebilmektedir. Bu sistemin yeterli olması halinde, enfeksiyon belirlediğinde vücut, virüsün  yapısına bağlı olarak değişen bir bağışıklık tepkisi oluşturmaya başlar. Tepki ile virüsün çoğalması engellenir ve sonrasında bağışıklık sistemi virüslere bağlanarak onları bulaşma yetisinden uzak hale getiren antikorlar üretir.

 Bundan da kolayca anlaşılabileceği gibi virüslere karşı mücadelede  esas olan ilaç değil, bağışıklık sisteminin yüksek tutulmasıdır.

 İnsanlar arasında virüslerin bulaşma yolları çok değişiktir. Bu öncelikle virüsün türüne bağlıdır. Hamilelik sırasında veya doğum sırasında anneden bebeğe geçiş “dikey” bulaşma, farklı şekilde, kişiden kişiye olanı  “yatay” bulaşma olarak tanımlanır. Bu ikinci durumda bulaşma su, yiyecekler ve solunumla olur. Bazı virüs türleri böcek ısırıklarıyla (sivrisinekler, sinekler ve keneler) bulaşabilir. Cinsel yolla ve kan yoluylada geçenleri de vardır. Bu günlerde dünyamızın derdi olan “coronavirüs” ‘ün  yatay geçişi tükürük alışverişinin yanı sıra öksürme veya hapşırma sonucu havada dağılan virüslerin birkaç metre içinde başka bir kişi tarafından solunup bünyeye alınmasıyla olmaktadır.

 Birbirinizden uzak durunuz… Düşmanınız fırsat kolluyor.

Kaynak:

1)  Virus: Che cosa sono, come funzionano? Prevenzione, Diagnosi   e

     trattamento. 2020 (In collaborazione con Universita Cattolica del

     Sacro Cuore  di Roma.)

2) Sapere/Salute. Virus e batteri: impariamo a conoscerli

                   VSaper SaluteIRUS: CHE COSA SONO, COME FUNZIONANO? PREVENZIONE, DIAGNOSI E TRATTAMENTO
VIRUS: CHE COSA SONO, COME FUNZIONANO? PREVENZIONE, DIAGNOSI E TRATTAMENTO

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz