Yaşamdan kovulan yaşlılar!

            Artık tüm toplum corona konuşuyor. İnsanlar başka hiçbir konuya odaklanamıyor. Tüm dünyada yaşanan kayıplar endişe verici. Devletler tedbirler alıyor tabi güçleri oranında. Bizde de alınan ilk tedbir 65 yaş üstünün evlere tıkılması oldu.

            Genel olarak bakıldığından yanlış mı? Doğru ama toplumu verilen mesajlar ve oluşan algı bu yaş grubunu çok rencide etti.

            - Öncelikle bakanın açıklamaları bence yetersiz. Şu kadar vaka, şu kadar ölü demek yeterli değil. Üstüne üstlük ölenlerin yaşlı kişiler olduğunu ifade etmek daha büyük bir hata. Sanki gençler bu virüsten muafmış gibi. Bu nedenle ölenlerin yaşları ve bölgesi açıklanmalıdır.

            - Sadece 65 yaş ve üstünün yasaklanması bu kişilerin virüslü olduğu ve izole edilmesi gerektiği gibi algı oluştu. Bu nedenle bu kişilere yapılan muameleleri esefle izliyoruz.

            - Aslında 65 yaş ve üstünün evlere tıkılmasının altında onların korunmasının yanında sağlık sisteminin çökmesinin önlenmesinin de yattığını sanıyorum. Bu kişilerin dışarda olsa zayiat daha fazla olacak ve yeterli sağlık sisteminin olmadığı için sistem çökecek endişesi de var. Bu da bir anlamda sağlık sisteminin yetersizliğinin itirafıdır.

            Nedenler ne olursa olsun tek başına 65 yaş ve üstü için bunun uygulanması da yetersizdir. En az 15 gün tümüyle sokağa çıkma yasağı uygulanması kaçınılmaz görülmektedir. Biz yaşlılar için çıkıp çıkmamakta çok önemli değil. Bu yaş grubu neler görüp yaşamadı ki. Bazı yaşadıkları yanında bu bile hafif kalır.

GEÇTİĞİMİZ UZUN YOL HEP ENGEBELİYDİ

            - Daha 8 – 9 yaşlarındayken ilk askeri darbeye tanık olduk. 27 Mayıs 1960 uçaklardan atılan gazeteleri okuduk. Köyde var olan bir iki evdeki radyolardan Yassıada duruşmalarını dinledik. Sonuç üç idam. Yeni demokrasi arayışları.

            - Yıl 1963 – 1964 Kıbrıs bunalımı. Makariosun katliamı ve Yunanistan ile her an patlayacak bir savaş olasılığı. Edirne’de yatılı okuldayız. Karartmalar altında korku içinde geçen geceler.

            - 1968 – 1972 Ankara her gün en az 10 kişinin öldüğü anlamsız ve yersiz sağ – sol çatışmaları yanımızda ölen arkadaşların genç naaşlarını gördük. Ardından 1971 12 Mart işkenceler sokak ortasında hakaret ve sopalara şahit olduk. Ardından bağımsızlık ve devrim mücadelesi veren üç genç fidanın idamıyla kahrolduk. Ruhsal dünyamız altüst oldu.

            - 1972 -1980 arası işgal edilmiş semtler, okullar, yurtlar ve her gün onlarca vatandaşın sağ – sol çatışmalarına kurban edilmesi. Yabancı istihbarat örgütlerinin tezgahlarına geldik. Kanlı 1 Mayısları yaşadık. Her an bir kurşunun hedefi olma durumlarını gördük. Bu arada Kıbrıs Barış Harekatında yaşananlar ve gururlu hallerimiz. Ardından gelen (bilerek getirilen) 12 Eylül’ün acılarını yaşadık. 17 yaşında filizlerin yaş büyütülerek idamlarına, haksız yere tutuklanarak işkenceyle öldürülenlere, 5 yaşındaki yavrusunu elleri kelepçeli şekilde bağrına basarken gözyaşına boğulanlara tanık olduk.

            Ayrıca bizler kara sabanla tarla sürmekten, internet yolu ile banka hesaplarını inceleyen teknolojiyi de görüp yaşadık, uyguladık. Bizler son 60 yılın hafızasıyız. Bu virüs belasına karşı belki bedenen olmasa da ruhen ve zihnen daha dirençliyiz.

            Bunu da çoğumuz atlatacak. Belki bir kısmımız daha önce birkaç kefen yırtmıştır. Bu kefen daha sağlam gelebilir. Ancak şunu bilin ki bu sadece bizler için değil siz gençler içinde mümkün olabilir. Sadece siz bize göre bedenen daha güçlü olmanızdır avantajınız. Biz yeterince yol yürüdük, sizin yürüyecek yolunuz çok. Kendinizi iyi koruyun.

            Son okuduğum Nermin Bezmen’in “Dedem Kurt Seyit ve Ben” kitabında geçen Seren Kierkegaand’ın şu sözü ile yazıma son vermek istiyorum “ Yaşam geriye doğru bakıldığında anlaşılabilir, fakat ileriye doğru yaşanır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

03

Hatali Kusak - Sizin kuşak maalesef cok sey gordu cok sey yasadi ama kendini adam edemedi. Bir sonraki nesli iyi yetistiremedi. Parasi olmayan harcamasin gibi en temel kurala uymadiginiz icin ulke kac defa krize girdi. Devleti soymayi cok iyi ogrendiniz nerdeyse hepiniz 40 yasinda sadece 15 yil calisarak emekli oldunuz. Disiplinsiz ve bencil oldugunuz icin corona ciktiginda da laf anlamadiniz. Umreden donup virus yayan da sizin kusaginiz. Bizi yetiştirdiniz eksik olmayin ama ulkeyi enkaza cevirip teslim ettiniz. Sizi seviyoruz ama kusurunuz sucunuz gunahiniz cok fazla..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Nisan 10:10
02

Vehap Turgut - Teşekkürler hocam. Elinize,kaleminize sağlık.selam.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Mart 13:09
01

Öğrenci Niz - Sayın ve Değerli Fikret hocam yazılarınızi okurken kendimin ne kadar şanslı olduğumu bilerek gururlaniyorum.İyi ki varsınız iyi ki benim hocam siniz. Saygılarımla

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 31 Mart 09:24


Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz