Biz bize yeteriz Türkiyem…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı Biz bize yeteriz Türkiyem kampanyası ülke genelinde büyük yankı uyandırdı. Kimisi sms yoluyla 10 lira bağışlıyor, kimi de milyonlar… Gücü yeten geliri ölçeğinde katkıda bulunuyor. Şu an 500 milyonun üzerinde yardım toplandığını düşünürsek, ciddi bir katılımın olduğunu söyleyebiliriz. Adı üstünde kimseden istemeden, “biz bize” yapılan bir yardım kampanyası bu. Birilerinin dediği gibi devletin yardım dilenmesi filan değil elbette. Efendim ABD ve AB ülkeleri halkına para veriyormuş, biz de neden IBAN numarası isteniyormuş. Şuan gözünüzde devleştirdiğiniz ABD’de ve Avrupa Birliği ülkelerinde insanların çaresizlikten ölüme nasıl terkedildiğini bilmediğinizi sanmıyorum. Çünkü sıcak odalarınızda gündemi çok iyi takip ettiğinizi düşünüyorum. Bu kadar şehir hastanesine ne gerek var zihniyetini savunduğunuza göre, kura ile hastalarına bakmaya başlayan o yere göğe sığdıramadığınız ülkelerin hangi durumda olduğunu da biliyorsunuzdur. Birlik, beraberlik ve yüksek motivasyona en çok ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde mecbur musunuz gölge etmeye, anlamış değilim. Sizden zorla para istense, bağış için baskı yapılsa anlayacağım da, gönüllülük esasına göre bu kampanyalar düzenleniyor, farkında değil misiniz? Parası olan, işini ekmeğini kaybeden vatandaşa yardım etmek istiyor. Bunu da devlet vasıtasıyla yapıyor. Bundan kime ne? Bu ekonominin bitik olduğunu mu gösterir? Devlet vatandaşın cebine göz mü dikti denir? Alın işte Fransa da benzer adımı atacak. Bakalım Fransa için de benzer ifadeleri kullanacak mısınız? Hiç sanmıyorum. Çünkü şu süreç bir kez daha gösterdi ki, belirli bir kesim başına taş da yağsa bildiğinden vazgeçmeyecek. O yüzden bu insanları kendi haline bırakıp, süreçten en iyi şekilde çıkmanın gayretinde olalım.

Ne yaptı bu imamlar size?

Tüm dünya şu sıra virüsün aşısını, ilacını aramakla meşgul. Bilim insanları geceli gndüzlü çalışmalarını sürdürüyor. Solunum cihazı, özel kıyafet üretimi de bilim ve teknoloji çevrelerinde geliştirilerek üretiliyor. Sıradan vatandaş sürece sadece evinde kalarak katkı sunmaya çalışıyor ki, şu sıra yapılabilecek en büyük katkı da bu sanırım. Yani herkesin gözü bilim çevrelerinden gelecek güzel haberlerde. Ülkemizde de bu anlamda güzel çalışmalar yapılıyor. Birçok üniversite virüsün tedavisi için mesai harcıyor. Selçuk Bayraktar liderliğinde yerli ve milli solunum cihazı üretimine başlandı. Bunlar şimdilik güzel haberler. Elbette can sıkıcı şeyler de duyuyoruz. Kur’an ayetiyle dalga geçeni mi ararsın, ezandan duadan rahatsız olup ıslıklayanı mı… Her fırsatta imamlara saldıranları zaten saymıyorum. Ne istiyorsunuz anlamış değilim. Ev ev gezen imamlar hem manevi anlamda halkın yanında oluyor, hem de sosyal patlamaların önüne geçmeye çalışıyor. Aldıkları maaşı gündeme taşımanın, aşıyı bulsunlar gibi saçma bahanelerle eleştirmenin ne anlamı var? Ne yaptı bu insanlar size de her fırsatta eleştiriyorsunuz. İtalya’da İspanya’da papazlar nasıl ilgi görüyor, halk sahipleniyor. Bizde ise eleştirmek için bahane aranıyor. Tüm dünya koronavirüs ile birlikte İslamiyeti anlamaya, Peygamberimiz’in tavsiyelerini araştırmaya başlarken, bizim imamlarla alakalı olur olmaz eleştiri yapmamız tam bir akıl tutulması. Umarım ne yaptığımızın farkına varırız.

Çarşı-pazar karışık!

Bilim kurulunun tavsiyeleri, hükümetin önlem paketleri, bilgilendirmeler, uyarılar, yasaklar, önlemler çarşıya pazara işlemiyor. Pazar yerlerinde alınan önlem yalnızca pazarcıların bazılarının taktığı eldiven. O da günde bir tane kullandıklarından, faydadan çok zarar veriyordur muhakkak. Ne poşetlenmiş sebze-meyve, ne tezgah arası genişlik, ne de hijyen kuralları… Marketler desen aynı. Polis gezerken “içerde yoğunluk olmasın ceza yazıyorlar” diye müşteriyi uyarıp, polis gidince aynı tas aynı hamam. Bu iş neden bu kadar savsaklanıyor hala? Herkes bayılıyor sokağa çıkma yasağı gelsin diye. Ama en basit kuralları tedbirleri bile uygulamaktan acizken, bu sonuçları çok ağır olacak kurala nasıl uymayı düşünüyoruz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz