Reklamı Kapat

Gazeteciler de yaşasınlar!..

Bugün, “Nisan ayı önemli günler-haftalar” takviminde,  “Öldürülen Gazeteciler Günü” olarak kaydedilmiş.

Bu tür günler, haftalar, ana temada yer alan konular üzerinde hatırlama, hatırlatma ve düşünme olanakları sağlar…

İnsanın insan canına kıyma ilkelliği, ne yazık ki 21. yüzyılda bile sürüyor. Bu ilkellikten, gazetecilik mesleğine bağlanmış insanlar da paylarını alıyor.

Öncelikle, bu mesleğin özelliklerine bir bakalım;

İnsanın en doğal ve olması gereken bir özelliği “merak” duygusu olmalı. Merak eden insan okur, araştırır.

Bu doğal tutkunun kaynağı “doğruya ulaşmak” olmalı.

 Merak duygusu ve bunu besleyen “araştırma” tutkusu olmasa, BİLİMSEL ve TEKNOLOJİK gelişmeler olabilir miydi?

Gazeteciliğe ilgiyi tetikleyen de, öncelikle bu “merak” duygusudur.

Peki, gerçek anlamıyla “gazetecilik” nedir?

Gazetecilik, “insanın ve toplumun “BİLGİ EDİNME” hakkına hizmet” etmektir.

Gazeteci bu hizmeti yaparken kendi siyasal, sosyolojik ve kültürel tercihlerini bir kenara bırakmalı ve “GERÇEK BİLGİ” neyse, insanlara o doğru bilgiyi iletmelidir.

Sonra, isterse “kişisel düşünce ve tercihlerini” bir makale ile dile getirir.

Bu nedenledir ki gazetecilikte bir temel ilke vardır; “DOĞRU HABER, ÖZGÜR YORUM…”

Siyasal düzeni “DEMOKRASİ ve HUKUK DEVLETİ” değerlerine dayanan “UYGAR” ülkelerde gazetecilik “mutluluk” verir insana. Çünkü, böyle bir ülkede hem siyasi iktidarın hem de “bilinçli halkın” gazeteciye saygısı vardır. Gazeteci de siyasal yönetime ve halka karşı saygılıdır.

Ne var ki; demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yaşanamadığı, “bilgi edinme hakkı” gibi bir insan hakkının tanınmadığı, büyük ölçüde siyasal iktidarın “küçük bir azınlık” ve onun temsilcisi olan “despot yöneticilerin” egemen oldukları bir düzende gazetecilik çok tehlikeli bir iştir!

Çünkü, böyle bir yönetimde HUKUK DEVLETİ ve BAĞIMSIZ YARGI yoktur.

Örnek mi; İşte, yakın bir zamanda Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nde katledilen Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı…

Dünden bu güne, bu ülkede “düşünceleri ve yazdıkları için, ecelleri ile ölemeyen gazeteciler geliyor aklıma;

Hasan Tahsin; İzmir’in Yunan ordusu tarafından işgali üzerine “İLK KURŞUN” u sıkarak kurtuluş mücadelesinin ateşini yakan anıt insandı.   Ali Kemal; İngiliz yanlısıydı. Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı’na karşıydı. Yakalanıp İzmit’e getirildi. “Sakallı Nurettin Paşa’nın” oyunu ile linç edildi! Torunu şimdi İngiltere Başbakanı!

Sabahattin Ali;  Gazeteci, Şair, Öykücüydü. Eserleri ile kitaplarda, şiirlerde, şarkılarda yaşıyor.

Adem Yavuz,  Ali İhsan Özgür, Cengiz Polatkan,  Abdi İpekçi,  İlhan Darendelioğlu, Ümit Kaftancıoğlu, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Ahmet Taner Kışlalı, Hirant Dink; ecelleriyle değil, çıkarlarına çomak soktukları KATİLLERİ ve onların TETİKÇİLERİ elleriyle öldüler.

Katiller ve maşalarının birçoğunu tanımıyoruz! İsimleri bilinse de unutulacaklar. Ama, “inandıkları değerler” uğruna bedensel olarak yaşamlarını yitiren “ONURLU GAZETECİLER” ÖLÜMSÜZLÜK mertebesindeler…

Öte yandan, çeşitli bahanelerle gözaltına alınan, uzun süre “tutuklu” kalan,  sonra da adaleti tartışmalı yargı süreci sonunda mahkum edilerek “özgürlüğü gasp edilen” gazetecilerimiz de pek çok.

Gazeteci “halk adına” siyasi iktidarı denetleme görevini yüklenir. Siyasi iktidar tarafından beslenen, “MESLEK ONURLARINI” bir kenara koyarak, maddi olarak beslenen maşaları “gazeteci” saymamız mümkün değildir!

Gazeteci; asli görevi ve meslek onuru ile, özünde “MUHALİF” olan bir “kamu görevlisidir.

Gazetecinin ihaneti “halka karşı ihanettir.”

Ancak, hiçbir gazeteci, öldürülmeyi hak etmez!

Meslek onurları, ülke sevgileri adına ölümü göze alabilen tüm gazetecilerimize saygıyla…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Fahrettin Güler - "Ali Kemal İngiliz yanlısıydı Mustafa Kemalin Kurtuluş Savaşına karşıydı demişsiniz" de, bunu anlayamadım. Osmanlıyı yıksan İtalyan, Yunan, Fransız işgalcilerin ele başısı İngiliz. Fakat Kurtuluş Savaşında Yunan dışında hiç bir düşman ile savaşılmadı hele İngiliz ile hiç savaşılmadı. İzmir'de Yunan denize dökülürken İzmir limanında demir atan İngiliz savaş gemilerindeki askerler düşman olmasına rağmen denize dökülmedi. Ankara İngiliz işgalindeydi, İngiliz birlikleri savaşmadan Ankara'dan çekildi. 19 Mayısta Karadeniz'de tek İngiliz işgali altındaki liman olan Samsuna çıkıldı. Bu tarihten sonra İngiliz ile hiç bir savaş olmadı İstanbul İngilizler tarafından Ankara'dan gelen komutana tek kurşun atmadan teslim edildi. İngiliz yanlısı Ali Kemal, efendisi İngilizlere zarar gelmesin diye neden Kurtuluş savaşına karşı ben anlamadım. Ankara'da kurulan hükümetin İngilizler ile hiç bir savaş olmadı ki, Ali Kemal neden Kurtuluş Savaşına karşı olsun ?.. Bir yazınız da da bu konuda bizleri aydınlatırsanız çok seviniriz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 23:24
03

Tarih Dersi - @Fahrettin Güler 01 nolu yoruma cevabı: Aydinlatalim yunan ordusunu donatan silahini yemegini parasini veren ingilizlerdi. Turkler yunanli alcaklari denize dokunce ve ruslarla anlasinca istanbulda kalip savasmalarinin bir anlami kalmadi diger ulkelerdeki cikarlari riske girmisti. Anlasma ile biraktilar amaclarinin yarisina ulasmislardi yeterli gorduler. Turklerin ruslarla anlasmasi ve rusyanin yukselisi avrupanin yarisini 80 yil rus hakimiyetinde birakti. Hintliler de ingilizlerin yenilebilecigini gordu.Sonucta muzaffer ingiliz imparatorlugu suyun dibine gomuldu. Bugun ingiltere kucuk bir nufusa sahip orta boy ulkedir sanayisi yok mertebesindedir. Ancak gecmisten getirdigi servetin faizii ile geciniyor. Turklerin kurtulus savasi cok etkili olmustur.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 22:11
02

Mustafa Küpçü - @Fahrettin Güler 01 nolu yoruma cevabı: Bilgi eksiği ve yanlışı içindesiniz. Ali Kemal açıkça Kurtuluş Savaşı ve Mustafa Kemal'e düşmanca tavırlar içindeydi. Bunu yazılarında yansıtıyordu. Ben, "İngilizlerle savaşıldı" demedim. Ama Yunanlıların , Türk Ordusu İzmir'e girince deniz yolu ile kaçtığı bir gerçektir. Ankara İngiliz işgaline girmedi. Hangi yanlışınızı düzelteyim bilemedim. Kafanız karışık, bilgileriniz yanlış.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 10:20


Anket Koronavirüs (Covid-19) aşısı çıktığında, aşı olacak mısınız?