Vatandaşın polisi

Her ülkenin bir “DEVLET DÜZENİ” vardır.

Bu düzenin temel belirleyicisi “ANAYASA ve YASALAR” dır.

Bir ülkenin güvenliğini sağlamak görevi, orduya aittir.

Ülke içinde VATANDAŞLARIN huzur ve güvenliğini sağlamak da POLİS ve JANDARMA’nın görevidir.

Gerçekten “Demokratik bir HUKUK DEVLETİ” düzeninde POLİS,  vatandaşlar arasında “siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel, etnik köken, din ve mezhep” ayrımı yapmadan hizmet vermekle yükümlüdür.

Elbette, polis teşkilatının yönetimi, demokratik bir seçimle işbaşına gelen siyasi iktidara aittir.

Ancak, polisin görev yapmasında öncelikli olan ADİL OLMAK ve bunun için de Anayasa ve Yasalara uygun olarak görev yapmaktır.

Elbette, bu temel kurallar “demokrasi kültürü” gelişmiş, siyasal iktidarın “hesap verebilir” ve YARGI’nın “siyasal iktidara boyun eğmediği” bir ADALET düzeninde geçerlidir.

“Siyasal iktidarın polisi” olmaz!

“Vatandaşın Polisi” olur…

Polis, bir “DEVLET MEMURU” kimliğini taşır.

“Devlet” yalnızca “siyasi iktidar” değildir.

Siyasi iktidar, Devlet’in “yürütme erkidir.”

Devlet’in temel organları; “halkın temsilcilerinin” yer aldığı, yasa yapmak ve siyasi iktidarı denetlemekle yükümlü “ Türkiye Büyük Millet Meclisi” ile, “Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay’dır.”

·       ANAYASA MAHKEMESİ; çıkarılan yasaların “Anayasa’ya uygunluk denetimini” yapar.

·       DANIŞTAY;  “İdarenin iş ve işlemlerini denetler.”

·       SAYIŞTAY;  Yürütme erkine bağlı tüm devlet kurumlarının “mali denetimini” yapar.

·       YARGITAY; vatandaşın – vatandaşla ve vatandaşın devlet kurumlarıyla olan yargı ilişkilerinde, sondan bir önceki karar merciidir. Vatandaşın Yargıtay kararı sonrası da “hak arama” kurumları vardır. Bunlar, Anayasa Mahkemesi ve AİHM-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’dir.

DEVLET DÜZENİ, bu temel yapı içinde sürdürülebilir.

Gerçekten bir “Hukuk Devleti’nde” siyasal iktidarın yanı sıra, tüm devlet memurları da yaptığı görevle ilgili olarak “hesap verebilir” olmalıdır.

Bir devlet memurunun “KANUNSUZ EMRE”  uymama hakkı da vardır! Kanunsuz bir emir varsa, bu emrin “yazılı olarak” verilmesini isteme hakkıdır bu. Zira, kanunlara aykırı bir emri yerine getirmek zorunda kalırsa, hesabın emri verenden sorulması için bu yazılı emri isteme hakkı vardır.

Bütün bunların da ötesinde tüm devlet memurları ve özellikle de POLİS için asıl hesap verme mercii “insani bir yargı olan” VİCDANIDIR…

Gerçekten “demokratik, laik, sosyal bir HUKUK DEVLETİ” düzeninde vatandaş, polisine her koşulda “GÜVEN” duyabilmelidir.

Bu güvenin oluşması ise, öncelikle polisin VİCDANINA ve YASALARA göre görev yapmasına bağlıdır.

Yarın, 10 Nisan, Emniyet Teşkilatımızın kuruluş yıldönümü.

Vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak için;

vatandaş arasında “inanç, mezhep, siyasal görüş, ekonomik güç ayrımı yapmadan” yalnızca YASALAR ve “İNSANİ VİCDANI” ile hizmet veren, “MESLEK ONURUNU” koruyan tüm emniyet mensuplarına saygı ile…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz