Reklamı Kapat

Virüs paketinde, ses var görüntü yok!

Bugün, 10 Nisan…

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının açıklanmasından buyana tam 1 ay geçti.

Salgının iki boyutu vardı.

Sağlık boyutu ve ekonomik boyutu…

Tamam, sağlığımıza dikkat edecektik, kendimizi koruyup kollayacaktık; ama yaşam çarkının dönmesi için de gerekli ekonomik önlemler alınmalıydı.

Eleştirilecek çok yönü olsa da, bu önlemler alındı ve açıklandı.

Pakete her gün yenileri ekleniyor, medya aracılığıyla kamuoyuna duyuruluyor.

Hatta televizyonlarda “kamu spotu” şeklinde önlemlerin reklamı bile yapılıyor.

Kararlar, toplumun değişik kesimleriyle ilgili.

*Esnaf kesimi

*Çalışan kesim

*İşveren kesim

*Kayıt dışı iş yapan ve kayıt dışı çalışan kesim

*Devletten sosyal yardım alan kesim

Gözlüyorum, gelen mesajları değerlendiriyorum, virüsle mücadelede alınan önlemlerden hiçbir kesim memnun değil.

Esnafın kullandığı kredilerin ödemeleri ertelendi, tamam iyi bir şey, ama Türkiye’de 1 milyon 700 bin civarında esnaf var, bunların 230 bini kredi kullanıyor.

Diğerlerinin durumu ne olacak?

Senedi var, çeki var, kirası var, elektriği suyu var…

Dahası çoğunun işyeri kapalı olduğundan ne yiyip ne içecek?

Bugüne kadar şöyle veya böyle çarkını çeviren esnaf, zor durumda!

Bir de, düzenli işi olmayıp da bulduğu işlerde günlük çalışan ve devletten “sosyal yardım” almayan vatandaşların durumu var.

Bunların sayıları o kadar çok ki!

Devletin virüs nedeniyle dağıttığı 1000 lirayı alabilmek için çırpınıp duruyorlar.

Bunların çaresiz halleri, televizyon kanallarında da haber oluyor.

Ve ekonominin temel direği işveren ve işçilerin durumu

İşveren ve işçilerin durumunu ortak değerlendirmek gerekir.

İki kesim, iç içe…

İşyeri olacak, işveren olacak ki, işçi olsun.

Veya şöyle söyleyeyim, işyeri ve işverenin durumu iyi olacak ki, işçi çalıştırmaya devam edebilsin.

İş yoksa, üretim yoksa, işveren ne yapacak?

Nasıl işçi istihdam edecek, ücretini nasıl ödeyecek?

Böyle bir dönemdeyiz.

Önemli olan, çarkların dönmesi…

Çark dönmüyorsa, çarkı döndüremiyorsak, herkes için sıkıntı başlar.

Çarkın dönmesi için hükümet tedbirler açıkladı.

*Bazı sektörlerde vergi ve sigorta primi ödemelerini erteledi.

*“Kısa Çalışma Ödeneği”ni devreye soktu.

*”Kredi Garanti Fonu” aracılığıyla krediye ulaşımı kolaylaştırdı.

*Kredi geri ödemelerinde “temerrüde düşme” süresini yumuşattı.

Bunun gibi şeyler.

Bunlardan ikisi “çarkların dönmesi için” çok önemli.

“Kısa Çalışma Ödeneği”nin devreye sokulması…

“Kredi Garanti Fonu” aracılığıyla verilecek krediler…

“Kısa Çalışma Ödeneği” işlemeye başlasın ki, işveren işçi çıkarmak zorunda kalmasın…

“Kredi Garanti Fonu” aracılığıyla kolay krediye ulaşsın ki, işletmesinin finans sıkıntısını giderip ayakta kalabilsin…

İşte bu iki konu da sıkıntılı!

Konuşmalar iyi…

Vaatler yerinde…

Ama sonuç yok.

“Kısa Çalışma Ödeneği”ne çok sayıda firma başvurdu, ama bugüne kadar “ödeme” alabilen olduğunu sanmıyorum.

Bankalardan kredi çekebilen de yok.

Bankalar müşterilerini arayıp “Size şu kadar kredi düşünüyoruz” diyor, umut veriyor, hepsi bu kadar.

Herkes bir heves beklemede!

İş çevrelerinin, özellikle banka kredileri konusunda feryadı o kadar yükseldi ki, sonunda TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da “Ne oluyor?” diye basına açıklama yapmak zorunda kaldı.

Sonuç olarak, virüs paketinde ses var görüntü yok!

Aradan bir ay geçti, iş çevreleri büyük sıkıntı içinde, verilen sözlerin yerine getirilmesini bekliyor.

Araba devrilmeden…  

Araba devrildikten sonra onu yapmışsın bunu yapmışsın, anlamı yok!

Virüs günlerinde İzmit’te trafiğin durumu

65 yaş üstü ve 20 yaş altının dışarı çıkmasının yasak olduğu, diğer yaş gruplarına da “Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın” dendiği bugünlerde, şehir içinde trafiğin rahat olması gerekir değil mi?

Değilmiş.

Eskisinden daha kötüymüş.

Yiğit Akarsu adlı okurum, dün gönderdiği mailde bakın İzmit şehir merkezindeki trafiği nasıl anlatıyor:

“Tanzer Bey merhaba,

Öncelikle sağlıklı günler dilerim. Malum corona pandemisi sebebiyle caddelerimiz ve yollarımızda hem insan hem de araç trafiği eski yoğunluğunda değil.

Hal böyle iken şehir içinde trafik yine de akmıyor. Sebep sağa sola fütursuzca park eden araç sahipleri. Bekirpaşa’dan başlayan ve şehrin içine Cumhuriyet Parkı’na kadar gelen Turan Güneş Caddesi ile Cumhuriyet Caddesine bir gün yolunuz düşerse, ne demek istediğimi siz de görürsünüz.

Turan Güneş Caddesi özellikle Bekirpaşa’da 4 şerit ama araçlar öyle park ediyor ki o 4 şerit yol bazı yerlerde tek aracın geçebileceği yola dönüşüyor. Kişinin dörtlüleri yakması her şeyin çözümü sanki!

Cumhuriyet Caddesinde sağa sola araçlar park etmesin diye zamanında çok uğraşıldı ve bir ölçüde başarılı da olundu. Gelin görün ki şimdi şehrin içinden geçiyorum trafik hep tek şeritten akıyor.

Cumhuriyet Parkı’nın önü ve Alemdar Caddesi’nde de durum diğerlerinden farklı değil.

Biz şehirde yaşadığımız bazı aksaklıkları içinde iken göremiyoruz belki ama şöyle dışardan bir gözle bakınca tam şehir merkezinin içi büyük bir köy meydanına benziyor.

Bu konuyu da gündeme getirirseniz sevinirim. Trafik polislerinin de muhakkak bir düşüncesi vardır konu ile ilgili.

Bu vesile ile size ve gazeteniz çalışanlarına sağlıklı günler dilerim.

Saygılarımla”

                                               ********

Yetkililerin, okurumun şikâyetini değerlendireceklerinden kuşkum yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

erol demirbek - ne bekliyordunuz ki. ? başka ülkeleri 20 de 30 da birini vereceğiz dediler . var mı ona imkan ? toplarsa verecek . patronlara zaten söz geçmiyor doğal gaz cı ben okumadan ortalamayı yazarım gibi kurnazlığın alasını yapıyor höt diyen var mı ? fab. duruyor işçiler çıkartılıyor bir şey veren var mı

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 22:45


Anket Hafta sonları sokağa çıkma yasağı kalksın mı? Kalkmasın mı?