Reklamı Kapat

Ne olacak bu kuyruklar?

Günlerdir evlerde kendimizi izole etmeye çalıştığımız için kurumlar önünde oluşan kuyruklardan haberimizin olmaması normal. Özellikle PTT önünde, metrelerce insan dipdibe kuyrukta bekleyerek adeta hepimizin canına kastediyor! Ne yetkililer bu konuda önlem alıyor, ne de vatandaşımız duyarlı… Kuyrukta bırakın sosyal mesafe bırakmayı, neredeyse omuz omuza bekleyen vatandaşlar içeriye tek tek alınarak sözde önlem alınıyor. İnsanlar elbette zorunda kaldığı için PTT’ye geliyor, ancak bunun için tedbir alınamaz mı? Sadece markette mi sosyal mesafe ihlali oluyor? Şahit olduğum için özellikle söylüyorum ki, Kartepe İstasyon Mahallesi’nde bulunan PTT’ye yetkililerin el atması gerekiyor. Virüsün yayılma hızının arttığı şu haftalarda artık sağda solda bu manzaraları görmemeliyiz. Hem bireylerin hem de toplumun sağlığı açısından daha fazla beklenmeden müdahale edilmeli. 

65 yaş üstüne maske neden dağıtılıyor?

20 yaş altı ve 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkması yasaklandı. Bu yasak bir süredir uygulanıyor. Evlerinde kalmak zorunda olan yaşlıların maaşları evlerine kadar bırakılıyor. Yine ihtiyaç duydukları an, yetkilileri arayarak taleplerini iletebiliyorlar. Durum böyleyken, 65 yaş üstü vatandaşlara maske dağıtımı yapıldığına şahit oluyoruz. Evden çıkma yasağı olan vatandaşa maske neden dağıtılıyor, anlayabilmiş değilim…

Tek karış toprak kalmayacak

Geçtiğimiz günlerde Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayın konuşmasını dinledim. Erdoğan’ı uzun zamandır ilk kez bu kadar kararlı ve farklı gördüm. Salgından sonra dünyanın değişeceğini ve Türkiye’nin de bu değişime ayak uydurması gerektiğini söyleyen Erdoğan “ekilmemiş  tek karış toprak kalmayacak” dedi. Yine ilk kez bu kadar “üretim”den bahsettiği bir konuşmasına şahit oldum diyebilirim. Üretim konusunda dünyada en ileri ülkelerden biri olacağımızı, teknolojide yeni düzende en ön saflarda yer almak için büyük gayret içinde olacağımızı söyledi. Üretmenin bir toplum için ne kadar önemli olduğunu sanırım bu virüs bir kez daha göstermiş oldu.

Cumhurbaşkanı’nın ağzından “topyekün çalışmamız gerekiyor, evimizde şu an dinlenelim ama bu iş bittiğinde zinde bir şekilde çok çalışarak ülkemizi kalkındıralım” mesajını duyunca Japonya, Kore, Almanya ve Çin gibi gerçekten biz de “çok” çalışır mıyız diye düşünmeden edemedim. Ezberleri bozan ve özgüven aşılayan konuşmanın içeriği gerçek manada dolarsa, eminim birkaç yıl sonra dünyanın güçlü ülkeleri arasında yerimizi almış oluruz. Buna inanmak ve bu doğrultuda herkesin üzerine düşeni yapmak boynumuzun borcu olmalı.

Yoksa aşıyı ilk biz mi bulacağız?

Ne Amerika, ne Avrupa, ne Uzak Doğu! Bugün dünyanın başına musallat olan virüs konusunda Türk hekimlerin yaptığı çalışmalar büyük dikkatle takip ediliyor. Birçok üniversitede Türk bilim insanları geceli gündüzlü mesai harcayarak çare arıyor. Virüsü izole etmeyi başaran Türk bilim insanlarının, şimdilerde aşıyı bulmak üzere de büyük yol katettiklerini duyuruyor ve gururlanıyoruz. Kendilerini riske atarak günler boyunca virüslerle laboratuvarlara kapanan uzmanlarımız şayet aşıyı bulur ve sorunu ortadan kaldırırsa tarihe geçmiş olacaklar. Hepimiz heyecanlıyız, hepimiz merakla takip ediyoruz. Şu sıra en çok ihtiyaç duyduğumuz moral ve motivasyona sanırım buradan gelecek güzel haberle kavuşmuş olacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Altınkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz